Sayfa metni
Hz. Ebû Zerr-i Gıfârî / 213 Namaza ikamet olundukta Halife’nin tahsil memuru Mecâşı’ nâm kölesi Ebû Zerre’e ihtiramen: - İmamete geç diye teklif edince Ebû Zerr, - Sen geç; zira Resûlullah, -sallallahü aleyhi ve sellem- bana: «Eğer senin üzerine burnu kesik bir köle bile memur olursa sözünü dinle ve ona itaat eyle» diye buyurmuştu. Sen kölesin, burnun kesik de değil dedi.200 Tebük Seferinde Ebû Zerr -radıyallahu anh-’in devesi yolda yürümediğinden ağırlığını arkasına alıp yürümüş. Ve Resûl-i Ekrem -sallallahü aleyhi ve sellem- Efendimiz’e mülâki olmuştur. Resûlullah -sallallahü aleyhi ve sellem- de: «- Allah Ebû Zerr’e rahmet etsin, yalnız gezer, yalnız ölür ve yalnız haşrolur» buyurmuşdur. İbn-i Esmak’ın rivâyetine göre İbni'l-Kayylm diyor ki: - Ebû Zerr Hazret-i Osman’ın hilâfeti zamanında Rabe- ze’ye nefyedilmişdir. Orada vefât ederken yanında haremi ile kölesinden başka kimse yokdu. Ebû Zerr -radıyallahu anh- bunlara şöyle vasıyyet etmişdir: - Ben ölünce beni gasledip kefenleyiniz, sonra yolun ortasına bırakınız. Oraya gelen ilk kervana: - Bu ölü, Peygamberin dostu Ebû Zerr’in cenazesidir. Defnetmek üzere bize yardım ediniz, deyiniz. Kadınıyla kölesi Ebû Zerr’in vasıyyetini yerine getirdiler. Bu sırada Irak’tan bir kafile geldi. İçlerinde Abdullah ibn-i Mes'ûd -radıyallahu anh- 200 el-Hakayık, 102

