Sayfa metni
214 / Ashâb-ı Kiram 2 _________________________________ de bulunuyordu. Az kalsın kafilenin develeri yol üstündeki cenazeyi çiğneyecekti. Köle hemen ayağa kalkdı: - Bu ölü, Resûlullah’ın dostu Ebû Zerr’in cenazesidir, dedi. Bu sözü işiden ibn-i Mes’ûd -radıyallahu anh- hüngür hüngür ağlamağa başladı. Abdullah ibn-i Mes’ud hem ağlıyor, hem de Resûlullah’ın: - Ebû Zerr yalnız gezer, yalnız ölür, yalnız haşr olur- buyurduğunu naklediyordu. İbnü’i-Kayyim bunu nakletdikten sonra: «Bu vak’adan İbret alınacak menkıbeler vardır» diye okuyucuları düşünmeğe davet ediyor, -radıyallahu anhüm ecmaıyn-201 201 Tecrid-i Sarih Tercemesi 10/411 vd. Ebû Zerr-radıyallahu anh-’e Rebeze'de ölüm emâresi geldiğinde zevcesi ağlayınca; - Ne ağlıyorsun? demişti. Hatunu da: - Emr-i Hakk vaki olursa tekfin ve defniniz için ne yapacağım, diye ağlıyorum deyince: -Ağlama, zira ben bir gün nezd-i Risaletde birkaç kişi ile oturmakda iken Resûlullah’ın: - « Sizden biriniz kırda vefat edecek ve sonra onun cenazesine ufak bir cemaat hazır olacakdır» buyurduklarını işitdim. İşte o meclisde bulunanlar hep şenlik içinde oldu lar. Şimdi kırda ölen ben bulunuyorum. Yolu gözet, benim söylediğimi göreceksin. Vallahi ben şimdiye kadar yalan söylemedim. Ve hiç kimse tarafından tekzib olunmadım» demiş, hatun da:

