Sayfa metni
Hz. Ebû Zerr-i Gıfârî / 211 Ertesi gün Muaviye’nin talîmiyie o adam ale’s-sabah Ebû Zerr’e gidip: -Aman beni Muaviye’nin azabından kurtar, o benî başka yere göndermiş, ben yanlışlıkla sana gelip altunları vermişim dediğinde, Ebû Zerr: «- Oğulcağızım, o altunlar geceleyin fukaraya taksim olundu. Bir tanesi sabaha kalmadı. Sen üç gün mühlet al da o miktar altun tedarik ediverelim» diye i'tizar eylemiş. Ebû Zerr'in fiili kavlini tasdik etdiği için Muaviye görmüş ki bir diyecek yok, iskâtı da mümkün değil, nâçâr onun etvâr- ı dûşvârından Hazret-i Osman -radıyallahu anh-’e şikâyet etmişti. Emiru’l-mü’mininİn emri üzerine Ebû Zerr-radıyallahu anh- Medine-i Münevvere’ye azimet eylemişti. Fütûhât ile memâlik-i İslâmiyye Nehr-i Ceyhun’dan Septe Boğazına kadar imtidad ederek vâridat ve emvâl-i ganâim pek çoğaldığından hazine doldu. Hazret-i Osman -radıyallahu anh- pul pul atıyyeler İhsan etmeğe başladı. Medine'de servet çoğaldı. Dörtyüz bin dirheme bir bahçe ve yüz bin dirheme bir at alınıp satılıyordu. Medine’ye yeni yeni pek çok binâlar yapıldı. Bir uçdan Sili, dağına kadar imtidâd eyledi. Cemaat-i Müslimîni daima Mescid-i Nebevi'de gör mekle me’lûf olan Ebû Zerr- Sili’ dağı eteklerindeki bahçe lerde birtakım adamların küme küme oturup da sohbette olduklarını görünce teessüf ederek hemen defaten taraf taraf nümâyân olacak bir ğârat-ı muhavvife ve dillerde destan olacak bir muhârebe-i anife ile ehl-i Medine’ye müjde!..» diyerek savuşup huzûr-ı Halîfe'ye gitmiş Hazret-i Osman -radıyallahu anh- Ona:

