Sayfa metni
Hz. Dırar ibn-i Ezver / 1 89 - Her nerede olsam din düşmanlarına göğsümü gere gere cevab vermekten çekinmem. Sen beni korkar mı zan nediyorsun? Hirakl: - Çabuk söyle kime güveniyorsun? Burasının askerle rimin merkezi olduğunu unutuyor musun? Dırar: - Şeriat-i İslâmiyye ve envar-ı Muhammediyye zul met-! cehl ile bir zulmetgâha mübdel olmuş olan dağlara, sahralara, şehirlere pertev-i iclâlini yaymış, âfitâb-ı adâlet her tarafı kaplamağa başlamıştır. Hâlâ sen kendine tesellî vermek istiyorsun! Hirakl: - Bilmiş ol ki, şu anda vücûdunun her parçasını koparmak benim için bir içim su kadar ehemmiyetili olamaz. Dırar: - Huzûr-ı Muhammedi’de bulunan bir Müslüman yetmiş dane Hirakl olsa hiçe saydığı gibi onun birtakım tehdidatını da nazar-t ehemmiyete almaz. Senin son mücazatın öldürmek değil mi? Gideceğim yer Huzûr-ı Resûlullah’dır. Din-i Gelil uğrunda terk-i hayat etmek bize her şeyden lezzetlidir. Hirakl: - Siz bir takım aç ve bî-ilâç Arablar, âlî kâşânelerde oturmak ve ibraz-ı satvet etmek nenize yakışır? Dırar: - Zu'm-ı fasidince aç zannetdiğin Arablar bugün din-i celîl ve Peygamber-i Zişan sayesinde her türlü nimete nail oldular. Satvetleri İslâmiyyetdir. Birsayha-i mücahidaneleri dağları sarsar, ovaları dereleri inletir ve savâik-ı besâletleri düşmanları yakar, velvele-i merdâneleri seni tiril tiril titretir. İşte bak karşında nasıl bî-perva söylüyorum, hiç havf ediyor muyum? Hirakl: - Bize galebe edeceğinize neden emin oluyorsunuz? Allah bizi size mi teslim etdi? Dırar:

