Sayfa metni
188 / Ashâb-ı Kiram 2 «Bir fırka ile Yermûk taraflarından Antakya’ya geliyorduk. Yolda Müslümanların en cesur kumandanlarından Dirar bin Ezver’e tesadüf eyledik, Maıyyetinde ikiyüz kişi bulunuyordu. Vuku bulan müsademede Müslümanlardan yüzü kati ve yüz danesi de Dırar İle berâber esir edilerek huzurunuza gönderilmiştir, icrası re’y-i hükümdârîlerine âiddir.» Hirakl bu mektubu okur okumaz vechlnde meserret alâimi göründü: «İşte şimdi biraz teselli bulabildim, bunca acıların intikamını çıkaracağım. Bunları katletdirip cesed- lerini nazargâhı umûmîde teşhir edeceğim. Tâ ki, herkes ibret alsın. Vardan’ı ve Batros’u öldüren Dırar tutuldu ha!.. Aaah, intikam, intikam!...» diye haykırdı. Hâzırûna hitaben: Çabuk onu buraya getiriniz, dedi. Hirakl’in emri üzerine Dırar’ı ve rufekasını önüne getirdiler. Hirakl Dırar’a: - Arabların fırka kumandanı Dırar sen misin? Dırar: - Evet Peygamber yolunda sizinle harbeden Dırar benim! Hirakl: - Şimdi Öyle sert sözleri bırak! Kendini askerlerinin yanında mı sanıyorsun? Dırar: vaf esnasında nasılsa adamın birisi Cebele’nin eteğine basmıştı. Cebele o adama tokat atmış ve o adam da aynen mukabelede bulunmuştu. Cebele Hazret-i Ömer -radıyallahu anh-'e şikâyet eyemişti. Hazret-i Ömer de şöyle cevâb vermişdi: «Ekdiğinizi biçmişsiniz» Cebele ise bu cevaba hayret etmiş, kendi mevki inin icabı kendisine böyle bir muamelede bulunan adamın idam cezasıyla cezalandırılması lazım geldiğini söylemiş. Hazret-i Ömer de «Cahiliyyet zamanında vazıyyet dediğiniz gibi idi. Fakat İslâmiyyet insanlar arasında bu gibi farkları izale etdi. Cebele de «Müslümanlık haseb ve neseb farklarını nazar-ı itibara almayan bir din ise ben de bu dinden vazgeçerim» dedi. Hazret-i Ömer de: «Di nini terkedersen boynunu vururum» demişti. Cebele bir gün mühlet almış ve gece firar etmişti.

