Sayfa metni
Hz. Ebö Dücâne / 177 geri dönmüştür. Resûlullah -sallailahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e a’dâ tarafından ok ve taş atarak takım takım hücûm ettikleri esnada Ebû Dücâne Hazretleri kendisini siper ederek pek çok yerinden mecrûh olmuştur. Başına sardığı kırmızı sarığı Ebû Dücâne'nin meşheresi yani alâmet-i fârika-i bahâdtrânesi olmakla Hazret-i müşârun-ileyh «Zü’l-Meşhere» unvanını almış ve bazan onu giydiği muharebelerde j^j fehvasınca ateş kesilmişdir.180 Hazret-i Sultan-ı Rusül -sallailahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Uhud Harbinden avdetinde Hazreti Ali-radıyallahu anh- seyflerini Hazret-i Fatıma -radıyallahu anhâ-’ya verir lerken mübahiyâne: «- Şu memdûh kılıncı al da kanını sil» dediğini Resul-i Ekrem Efendimiz işiterek: - Bugün sen cidden iyi kıtal etmiş olduğun gibi Simak bin Haraşe yâni Ebû Dücâne, Seht ibn-i Hunayf ve Harîs bin Sımme dahi cidden iyi kıtal etmişlerdir.» Yani «Hakk-ı harbi itâ eder veçhile sâdıkâne ve cansiperâne cenk etmişlerdir» diye sitayiş buyurmuşlardır. $ Ebû Dücâne -radıyallahu anh-’in Yemame vak’asında şehâdeti şöyle olmuştur: Müseylimetu'l-Kezzâb ve avanesinin son müdafaa olarak toplandığı bahçe kapısının açılması için Ebû Dücâne -radıyallahu anh- «Beni bahçe duvarından içeri atın» diye 1S0 Üsdü'l-Gabe 2/451 vd.

