Sayfa metni
130 / Ashâb-ı Kiram 2 -------------------------------------------------------- Sa'd ibn-i Muaz onun sözlerine dikkatle kulak verdi. Mus’ab -radıyallahu anh- Dîn-i İslâm’ın ne demek olduğunu anlattı. Bir miktar Kur’an-ı Kerim tilâvet etdi. Kur’an-ı Kerim okunurken Sa’d ibn-i Muaz’ın yüzünde îman emâreleri belirdi. Hemen: - Siz bu dine girerken ne yapıyorsunuz? diye sordu. Mus’ab -radıyallahu anh- de Din-İ İslâm’ı telkin etti. Sa'd ibn-i Muaz da hulûs-ı kalb ile kelime-İ şehâdeti getirdi ve Müslüman oldu. Sa’d ibn-i Muaz -radıyallahu anh- Müslüman olduktan sonra hemen kalkıp kendi kavmi olan Beni Abdü’l-Eşhel taifesinin yanına gitdi. Onlara: - Ey cemâat, beni nasıl biliyorsunuz? diye sordu. Onlar da: - Sen bizim ulumuz, ve efdalimizsin! dediler. Sa’d ibn-i Muaz -radıyallahu anh- de: - Öyle ise siz de Cenâb-ı Allah’a ve Resûlüne imân etmelisiniz, eğer iman etmezseniz bundan böyle sizin hiç biriniz ile görüşemem dedi. Beni Abdi’l-Eşhel aşireti içinde o gün Müslüman olmadık kimse kalmadı. Erkek kadın hep Müslüman oldular.144 144 Ashab-ı Kiram, 5/271-274. Yalnız içlerinden Asram denilen Amr bin Sabit Müslüman olmamıştı. Bu zat da Uhud günü Müslüman olmuştur. J Beni Abdi’l-Eşhel kavmi öyle mübarek bir kavimdir ki, asla içlerinde bir münafık çıkmamışdır. Cümlesi hâlis ve muhlis birer Müslüman idiler.

