Sayfa metni
Hz. Sa'd İbn-i Muaz / 131 Hazreç kabilesiyle Evs kabilesi arasında İslâmiyet kuvvet bulup çoğaldığından evvelce aralarındaki adavet zail olarak barışdılar. Vahdet-i İslâmiyye kuvvet buldu. Hazret! Sa’d -radıyallahu anh- Bedir ve Uhud gazalarında bulunmuş bir bahadır, celâdet, cesâret ve hitâbetde Hazret-i Ömer -radıyallahu anh- meşrebindeydi. Bedir günü Sa'd ibn-i Muaz -radıyallahu anh-’in harbe teşvik yollu âteşin hitabesinden Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Hazretleri pek memnûn olmuşlardır. Hazreti Sa’d hitabesinde: «-Yâ Resûlallah! Biz sana inandık, taraf-ı Bâri’den bize getirdiğin Kur'an'ın hak olduğuna itikad ve itimad ettik ve sana itaat ve ittiba’ etmek üzere ahd ü misak eyledik, nasıl diler isen o suretle hareket et. Bize emr et biz seninle berâberiz. Seni gönderen Allah hakkı için eğer denize girer isen seninle berâber gireriz, hiç birimiz geri kalmayız, biz düşmana karşı varmakdan çekinmeyiz, muharebe vaktinde geri dönmeyiz yâ Resûlallah! Biz harbde sebat etmesini sadakat göstermesini biliriz, düşmanla karşılaşdığımızda Cenâb-ı Hak'dan umarız ki, Ensar camiasının elinden seni memnun ve mesrur edecek şehâmet harikaları gösterecektir. Hemen alâ- bereketillâh bizimle berâber düşman üzerine azimet buyurunuz» deyince Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz de: - Öyle ise haydi Allah’ın bereket ve seâdetine doğru yürüyünüz. Size müjde ederim ki, Allah Teâlâ Hazretleri «Bize bu iki taifenin gayr-i muayyen birisini kat-i suretde va'd etmiştir»'45 Binaenaleyh zafer muhakkakdır. Vallahi 145 Enfâl Sûresi / 7

