Sayfa metni
Hz. Sa'd ibn-i Muaz / 129 ibn-i Muaz ile yine rüesâdan Üseyyid bin Hudayr henüz Müslüman olmamışlardı. Bir gün Üseyyid bin Hudayr elinde bir harbe olduğu halde Es’ad ile Mus’ab hanelerinde konuşurlarken onların üzerine geldi: «- Garazınız nedir? Birtakım.zuafâyı aldatıp azdırıyorsunuz?» diye hiddet ve şiddet gösterdi. Mus’ab -radıyallahu anh- ona nazikâne: «- Hele bir dur, otur, sözümüzü dinle, maksadımızı anla» demekle Üseyyid oturdu. Mus’ab -radıyallahu anh- ona Din-i İslâm’ı tarif ile bir mikdar Kur’an okudu. Belâgat-ı Kur’aniyye kalbine tesir etmekle: - Ne güzel şey! dedi. «Bu dine girmek için ne yapmalı?» diye sordu. Mus’ab bin Ümeyr -radıyallahu anh- ona Din-i İslâm’ı telkin etdi. O dahi şeref-i İslâm ile müşerref oldu. Ve: «- Ben varayım, size birini göndereyim. Eğer o dahi imana gelirse artık bu beldede iman etmedik kimse kalmaz» deyip gitdi. Ve Sa’d ibn-i Muaz’ı gönderdi. Sa’d ibn-i Muaz da oraya pür-hiddet çıkageldi. Ve: -Yâ Es’ad! Eğer seninle aramızda karâbet olmasaydı böyle kabilemiz içine soktuğunuz çirkin işlere sabr edemez dim, diye tekdir ve tehdid eyledi. Mus’ab -radıyallahu anh- ona da: «- Hele biraz durunuz, oturunuz, dinleyiniz, anladığınızda eğer beğenirseniz kabul ediniz, beğenmezseniz biz de tek liften vazgeçeriz» diye sûret-i nâzikânede söyledi.

