Sayfa metni
124 / Ashâb-ı Kiram 2 -------------------------------------------------------- Aynı zamanda Süheyl -radıyallahu anh- Kur’an-ı Hakîm'in mukaddes huzurunda rakıyku'l-kalb idi. Ku- r'an-ı Kerim’in tilâveti sırasında rengi sararır kemâl-i teessürle ağlardı. Vaktiyle Hudeybiye’de Hazret-i Sultanu’l-Enbiyâ -sal- lallahu aleyhi ve sellem- ile Kureyş tarafından musaleha için bu Süheyl bin Amr gelmişti. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem-’in emriyle sulhnâmeyi Ali -radıyallahu anh- yazmağa memur olmuştu. Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz «Bismİllâhirrahmanirrahim» diye yaz» buyurduklarında Süheyl: - Ben bu «Besmele»yi bilmem, beynimizde maruf olan: «Bismikâllahümme» yazılsın, demiş ve emr-i Nebe vi ile yazılmış ve keza «Muhammed Resûlullah» ibaresi yazıldığına da itiraz ederek: - Eğer senin Resûlullah olduğunu tasdik etsek seninle muhârebe ve mücâdele etmezdik demiş, Resûlullah «Mu hammed İbn-i Abdullah, diye yazılsın beis yok» buyurunca Ali -radıyallahu anh-: -Ben «Resûlullah» lâfzını bozamamdemekteResûl-i Ekrem Efendimiz lâf-ı «Resûlullah»! ıslah İle: «- Yâ Ali bunun misli senin başına gelecektir» buyurmuşlardı. Bu kelâm-ı âlînin mucize olduğu otuz sene sonra zahir olmuşdur ki, Sıffin’de hakem kararnamesini İbn-İ Abbas -radıyallahu anh-: «Bismİllâhirrahmanirrahim,» Emiru’l-mü’minîn Ali diye yazdıklarında Amr ibni’l-Âs itiraz ile: ı

