Sayfa metni
Hz. Süheyl Bin Amr / 123 Hakikaten Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in bu sözleri irtihal-i Nebeviyi müteâkıb Arabların irtidâdı sırasında tahakkuk etti. Bir here ü merc sırasında Kureyş'in iman ve iradesi de Mekke’de sarsılmağa başlamıştı. Hattâ Mekke valisi Attab bin Üseyyid de ihtîfaya mecbur olmuşdu. Halkın iradesi sarsıldığı böyle dağdağalı bir zamanda imân ve kanâatine tamamiyle bağlı olan Süheyl-radıyallahu anh- mühim bir halk kitlesi karşısında beliğ bir hutbe irad eyledi. Hulâsaten şunları söyledi: «Ey Kureyş cemaati! Sakın siz iman edenlerin sonu, irtidâd edenlerin de önü olmayınız, Vallahi bu İslâm dini güneş ile ayın tulûundan gurubuna kadar tabii seyri gibi beşeriyyeti tenvir ederek imtidad ve devam edip gidecekdir.» Ebû Bekr’is-Sıddıyk -radıyallahu anh- İrtihal-ı Nebe- vî’deki nutk-ı âlileri gibi uzun bir nutuk İrad ile Attab bin Üseyyid'i meydana çıkarmış ve Kureyş’i İslâm üzerine sebat ettirmiştir.139 139 Üsdü'l-Gabe 2/480 140 2/481 Mekke’nin fethi sırasında Müslüman olan Kureyşîler arasında Süheyl bin Amr derecesinde metanet gösteren hiçbir kimse bulunmamıştır. Üsdü’l-Gâbe müellifi der ki: İslâmî müteahhır olan Kureyş küberâsı içinden savm u salât, sadaka ve emr-i ahîrete dair kendisine mühim olan şeye ikbal cihetiyle bu zatdan ziyâdesi yokdur.140

