Sayfa metni
Hz. Adiyy Bin Hâtem / 107 Bostan’da Şeyh Sa'dî öldürecek olan adama «Belâcûy» diyordu. Yani belâ isteyici demektir. O Belâcuy o Hâtem'i sevdi. O gece Hâtem Belâcuyu müsafir edip ziyafet verdi. Ve «Hizmetinizde kusur eyledim» diye özürler diledi. «Birkaç gün daha yanımızda eğlen ki şeref-i hizmetinizle müşerref olayım» diye seher vakti Belâcuy müsafirine yalvardı. Be lâcuy Hâtem’e: - Burada eğlenmeğe muktedir değilim. Çünkü ileride mühim bir maslahatım var, dedi. Hâtem: «- Eğer o mühimmini bana söylersen ben de her ne suretle olursa olsun o işinin olmasına sa’y ü gayret edeyim» dedi. Belâcuy dedi ki: «- Ey Civan, sözüme dikkat et, seni bir sır saklayıcı biliyorum, eğer sırrımı ifşa etmezsen sana söylerim» dedi. Ve: - Bu memleketde Hâtem isminde bir kimse biliyor mu sun? İyi huylu İmiş, onun başını Yemen Padişahı istemiş ve beni onun helâkine göndermiştir. Fakat bilmem ki, arada ne kin ve intikam vardır? Bana onun mekânını göster kâfidir. Ben senden onun katli için yardım istemem, dedi. Hâtem bu sözü işitince güldü ve dedi ki: - Hâtem dediğin benim, işte başım hemen kılınçla vur, başımı kes, tâ ki muradına eresin ve gün açılmadan çabuk git ki, benim kavm ü kabilemden sana zarar erişmeye ve mahrûm olmayasın, dedi. Belâcuy Hâtem'den bu sözü işidince ağlamağa başladı. Hâtem’in bu kadar teslimiyyetini ve fedâiliğini görüp, istiğrab edib feryat eyledi, dehşet ve hayretinden

