Sayfa metni
146 / Hazret-i Ömer Bir defa Hz. Ömer -radıyallahu anh- etrafı dolaşır ken çadırda oturan bir a’râbiye rast gelmiş, onunla ko nuşurken bir çığlık kopmuş, karısının doğum sancısı autmuş, Hz. Ömer -radıyallahu anh- derhâl evine döne rek, zevcesi Ümmü Gülsüm -radıyallahu anhâ-'yı alıp getirmiş, kadına yardım etmiş, bir erkek çocuğu doğur muştu da, Ümmü Gülsüm -radıyallahu anhâ-, Hz. Ömer -radıyallahu anh-'e: - “Yâ Emîre’l-Müminîn! Arkadaşına müjde ver! Al lah'ın keremiyle dünyâya bir oğlu geldi!” demişti. A’râbî de kiminle konuştuğunu anlayınca ihtiram vaziyeti almıştı. Hz. Ömer -radıyallahu anh- o çocuğa tahsîsât vermişti. Hz. Abdurrahman bin Afv -radıyallahu anh- der ki: "Bir gün Hz. Ömer -radıyallahu anh- evime gelmiş ti. Niçin beni çağırtmayıp zahmet ettiğini sorunca: - “Medine’ye bir kervân gelip şehrin hâricine konak ladığını, yolcuları yorgun olduğu için istirâhata muhtâç olduğunu söyledi; haydi gidelim de kervânı muhâfaza edelim, dedi. Sabaha kadar kervân bekledik.” & Arabistân kıtlığı esnâsında Hz. Ömer -radıyallahu anh- et, yağ, balık yememiş ve şöylece tazarruâtta bu lunmuştu: - 'Yâ Rabbî benim günâhlarım yüzünden Ümmet-i

