Sayfa metni
------------------- :------------------------------------------ Adalet ve Riyaseti / 147 Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-’i mahvet me!..." Kölesi Eslen -radıyallahu anh- demiş kİ: - ‘'Kıtlığın şiddeti azalmamış olsaydı, Hz. Ömer -ra- dıyallahu anh- fakirlerin hâlinden duyduğu teessürden mutlaka ölürdü.” Hz. Ömer -radıyallahu anh- Resûl-i Ekrem -sallalla hu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in ümmetine talîm ve tel- kîn ettiği ahlâk-ı haseneyi en yüksek seviyede muhâfa- za etmiştir. Şahsen Hz. Ömer -radıyallahu anh-, bir tim sâl-! ahlaktı. Onun ahlâkı; Hakk’a vakf-ı hayât, lezzet ve şehevât-ı dünyeviyyeden ictinâb, hıfz-ı lisân, aşk-ı adâ- let, doğruluk gibi meziyyât-ı âliyyesi, kendisiyle temâs edenlerin kâffesi üzerinde mutlaka bir iz bırakırdı. Arabistan’ın câhiliyyet devrinde tevârüs ettiği en fe- nâ ahlâk; şehevâta, telezzüzâta, müskirâta, fisk u fücû- ra inhtmâk, müstehcen kelimeleri isti'mal, avamı istih- kâr, haseb, neseb ile iftihâr idi. Hz. Ömer -radıyallahu anh- bütün bunları kökün den atmaya muvaffak olmuştu. Bir defa Safvân bin Ümeyye -radıyallahu anh-, Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ı yemeğe dâvet etmişti. Hizmet çilerin sofrada yemek yemelerine müsâade etmemişti. Hz. Ömer -radıyallanu anh- bundan müteessir olarak: - “Hizmetçilerine hakaret edenlerden, Cenâb-ı Hakk hesab soracaktır.” demiştir.

