Sayfa metni
Adalet ve Riyaseti / 145 - “Sen böyle uzak yerde ayrı yaşarken, Ömer seni nerede bulsun?” dedi. Kadın: - “Beni bulamayacaksa niçin devletin başına gel di?” Bu söz Hz. Ömer -radıyallahu anh-'ı o kadar müte essir etti ki, gözleri yaşardı. Bir gün Hz. Ömer -radıyallahu anh-, Medine'den üç mil mesâfede bir kadına tesâdüf etmişti. Üç çocuğu ağ lıyordu ve tencere de ocakta idi. Hz. Ömer -radıyallahu anh-, çocukların niçin ağladıklarını sordu. Kadın da, iki günden beri çocukların aç olduğunu ve çocukları aldat mak üzere tencerede su kaynatmakta olduğunu söyle di. Hz. Ömer -radıyallahu anh-, derhâl Medine’ye dö nerek, un, yağ, hurma alarak arkasına yüklenmişti. Kö lesi Eşlem -radıyallahu anh- yükü götürmek istemiş, Hz. Ömer -radıyallahu anh- de redd ile demiş ki: - "Kıyamet günü benim yüküme iştirâk edecek de ğilsin!" Hz. Ömer -radıyallahu anh- kadının ateşini kendi yakmış, çocuklar yemek yedikten sonra oynamaya başlamışlar. Kadın da demiş ki; - “Cenab-ı Hakk sana mükâfâtını İhsan etsin. Ömer -radıyallahu anh-’ın işgâl ettiği makâmâ o değil sen lâ yıksın...”

