Sayfa metni
Adalet ve Riyaseti / 139 dıkları zaman onun yamalı elbiselerle Mescid-i Re- sûl'ün bir köşesinde oturduğunu görürlerdi. Hz. Ömer -radıyallahu anh- de memurlarına nasıl hitâb ederse, memurları da kendisine öylece hitâb ederdi. Hz. Ömer -radıyallahu anh- intihâb olunduğu za man: - “Sizin için en müfidiniz, işlerinizi idâre hususunda en kuvvetliniz olduğumu bilmesem, bu makamı kat’iyet- le deruhte etmezdim. İçinizden bu işi deruhte etmeğe benden liyâkati! bir kimse bulunduğunu bilsem gidip de ona boynumu vurdurmak daha kolay olur.” demiştir. Hz. Ömer -radıyallahu anh- akrabasından hiç bir kimseyi memuriyyete tâyin etmemiştir. Hz. Ömer -radıyallahu anh-, Muâviye -radıyallahu anh- Amr İbnü’l-Âs -radıyallahu anh- Muğire bin Şu’be - radıyallahu anh- gibi üç dâhî-i siyâseti mükemmel sû- rette idâre etmekteydi. Nitekim Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ın irtihâlinden sonra dahilî hâdiselere sebebiyyet vermişlerdir. Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ın istihdâm edeceği memur ve kumandânları intihâb hususunda bir meleke si vardt. Yüksek mevki hâiz mücrimlere karşı hatt u hareke tinden memnûn olmayanlar, onu kendi evlâd ve akraba sına aynı hareketi tatbik ettiğini görerek sükût ederlerdi. Bir defa Hz. Ömer -radıyallahu anh-’ın oğlu Ebû

