Sayfa metni
Hâlid Bin Velid'in Keyfîyet-i Nasb u Azli / 213 Çünkü o zaman el değişecek zaman olmadığından Hz. Ebû Ubeyde muvakkaten olsun bu emri ketm etmiş ve bu suretle Hz. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh- büyüklük ve emin-i ümmetlik göstermiş ve bilâhare ilân edilmişdir. Hz. Seyfuliah ma'zul olduğunu anlayınca aslâ mü teessir olmayarak “Biz Halifemize itâat ederiz” diyerek geri çekildi. Bu kadar yararlıkları, fedakârlıkları olduğu halde azledilmesi askerlerce kıyl ü kaali mûcib olduğunu mü şahede eden Hâlid bin Velid -radıyallahu anh- Hazretleri derhal umum askere hitaben: - “Ey guzât-ı kiram! Bizim maksadımız i’lâ-yı kelime- tullahdır, emîrüTceyş olmak değildir. İsiâmiyyet ilerlesin âfitâb-ı şevketimiz parlasın da emîrüTceyş kim olursa olsun bundan ne çıkar? Benim bu kadar muharebelerde her türlü ma’rekelerde can atıp muharebe etmekliğim emir-i asker olmak fikrine mebnî değil ancak rızâullah içindir. Düşmanın istifâde edeceği ihtilafatta bulunmama nızı tavsiye eder ve bundan böyle sıradan bir nefer gibi din-i âlî uğrunda fedâ-yı can etmeyi deruhde eylerim.” Hz. Seyfullah’ın bu sözleri askerleri teskin eyledi. Herkes bu derece âlicenâb olduğuna taaccüble mehâsin-i ahlâkını takdir eylediler. Bununla berâber yine orduda Hz. Ebû Ubeyde’nin nezâreti altında kumandanlık vazifelerinde bulunarak daha bir çok fütûhatda bulunmuşdur. Hz. Ömer -radıyallahu anh- dahi müteâkıben bütün memürîn-i hükümete bir ta’mim göndererek Hz. Hâlid’in

