Sayfa metni
168 / Hz. Hâiid Bin Velid (r.a) - Ya ne yapayım? Tekrar muhârebe mi edeceğiz? - Ona şüphe mi var? Hem öyle bir muharebe ki bü tün Cezîretü’l-Arab lâşelerle bir maktele dönecekdir. Rumların muhârebeden korkmadıklarına emin olan Hirakl bu sözlerden memnun olarak kalbinde tekrar ümid- ler uyanmaya başladı ve bir kere daha hazırlanarak har be karar verdi ve ümerâya sordu: - Kumandan kimi nasbedelim? Ümerâ: - Cesâreti dillerde destan olan Mehan’ı tâyin eder siniz, dediler. Hirakl Yermuk vâdisinde ikiyüzkırkbin kişilik mükem mel bir ordu hazırladı ki o zamana kadar öyle munta zam bir ordu ile meydân-ı harbe çıkmamışdı. Bunlardan altmışbin süvari de hıristiyan Arablardan Cebele'nin24 kumandasında idi. 24. Zaman-ı saadet-i Nebevî'de Belka valisi bulunan Cebele bin Eyhem'e bir kıt'a nâme-i hümâyun yazılıp dîn-i İslâm'a davet buyurulmuşdu. Cebele de itaat gösterdi ve hatta -sallalîahu teâlâ aleyhi ve sellem- Etenimize bir kıt’a cevâbnâme göndermiş idi. Hz. Ömer-radıyailahu anh- zamân-ı hilâfetinde Cebele Mekke'de tavaf esnasında nasılsa adamın birisi Cebele'nin eteğine basmışdt. Cebele o adama bir tokat atmış ve o adam da aynı mukabelede bulunmuşdu. Cebele, Hz. Ömer'e şikâyet etdi. Hz. Ömer de şu cevâbı verdi: Ekdiğlnizi biçmişsiniz. Cebele bu ceâbdan hayret etmiş kendi mevkiinin icâbı kendisine böyle bir muâmelede bu lunan adamın idam cezâsıyle cezalandırılması tazım geldiğini söylemiş. Hz. Ömer de; «Câhiliyet zamanında vaziyet dediğiniz gibi idi. Fakat islâ- miyyet insanlar arasında bu gibi farkları izâle etdi.” demişti. Cebele; »Müslümanlık haseb ve neseb farklarını nazar-ı itibara almayan bir din ise ben de bu dinden vazgeçerim” demiş. Hz. Ömer de: - Dinini terk eder isen boynunu vururum, demiş bir gün mühlet almış ve gece firar etmişdi.

