Sayfa metni
Yermuk Harbî / 167 canla yapıldığı, her adımları cesaret ve ikdam ile atıldığı halde biz fütur ve inkisâr içinde bulunuyoruz.” Rum generallerinden biri de ehl-i İslâm’ın ahvâlini tahkik için orduy-ı İslâm’a bir Arab göndermişdi. Ahvali tedkik ve tahkikden sonra avdetinde şöyle hikaye eyle- mişdi: “Onlar geceleyin hep râhib ve gündüzleri hep asker dir. Aralarında ihkak-ı hak için zinâ edenleri recmederler ve sârik kendi meliklerinin oğlu bile olsa elini keserler.” Bunun üzerine generalin: - "Öyle ise yer yüzünde onlar ile uğraşmakdan ise yerin altı bize daha hayırlıdır” demiş olduğu mervîdir. Hirakl mağlubiyet-i mütevâliye sebebiyle derin ye’se dalmış mütefekkir bir halde endişede idi. Ümerâsına hita ben: - Evvelce dahi size söylemişdim. Sizde gayret-i di- niyye kalmamış. Mesih bize gazab eylemiş, İncil’in ah- kâmınaîmânınızyok. En mâhir generalleri muntazam ve külliyetli ordularla sevk etdim. Utanmadan mağlûb oldular da karılar gibi kaçdılar. Bunun sonu vahim olacaktır. Ben sizi terkederek İstanbul'a gideceğim. Orada Arapların taarruzundan emin olabilirim, dedi. Ümerâ hep birden: - Bu mümkün değildir. Bir kaç ordu mağlûb olmakla me’yûsiyyet neden îcâb ediyor? Hirakl:

