Sayfa metni
Humus Mo'rekesi / 163 Askerlerde Hz. Ebû Ubeyde’nin fikrini tasdiketdiler. Din yolunda canlarını fedâ için kendilerini tehlikeye ilka ile sandıklara giren ashâb-ı kirâmın hasail-i merdânesini tahsin etdiler. Orduy-ı Islâm gûyâ çekiliyormuş gibi oradan yirmi dakika kadar mesafede bulunan bir karyeye doğru ha reketle gözden nihan oldular. Ve bir tarafda tahassun eylediler. Sandıkları kumandan Kıtan’ın yanına getirdiler. Bunları bana mahsus dâirede saklayınız, içlerinde zîkıy- met eşya varsa zayi olmasın, sonra Arabların ellerinden kurtulamayız, dedi. Cenâb-ı Hâlık Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri Müslü manların muzafferiyetiyle memleketin ashab-ı Nebî elleri ne geçmesini murad buyurmuş olduğundan merkumların basiretleri bağlanmışdı. Bunda müdhiş bir hîle olduğunu akıllarına bile getirmediler. O gece Kıtan, general ümerâsına ziyâfet verdi. Şarab İçmeye başladılar, esnay-ı musahabede general Kıtan: - “BuArablarda hiç akıl yok. Sandıklarını muhafaza edelim diye çekildiler gitdiler. Nasıl iğfal etdim ya." Gece yarısı olunca cümlesi sarhoş olup derin uykuya daldılar. - Sandıklarda bulunan yirmi kadar ashab-ı güzîn al tındaki kilidi açarak yavaş yavaş daire içinde gezinmeye başladılar. Generalin zevcesi sarhoşlara şarap doldur makla meşgul idi. Dırar bin Ezver ile Cafer bin Abdullahi’t- Tayyar Hazretleri merkumenin boğazını tutdular. Dırar:

