Sayfa metni
162 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) "Ya Emir! Bizim kal’amız gayet metindir. Beyhude adam telef etmeyiniz. İmparator Hirakl ile muharebe edin. Eğer galip gelir iseniz biz de şehri bilâ-harb size teslim ederiz.” Hz. Ebû Ubeyde: - “Pek âlâ biz buradan gider Hirakl ile muhârebe ederiz. Fakat yükümüz erzakdır. Eşyamızı berâber gö türmek için hayvanlarımız kâfi değildir. Yanımızda yirmi kadar sandık var. Onları emaneten bırakalım da sonra alırız” dedi. Kıtan, ümerâ ile ba’del-müzâkere: - Bu emânetleri kabul etmek bize zarar vermez. Za ten hükümetler beyninde dahi bu usûl cârîdir. Hem de bunları başımızdan def etmiş oluruz. Elçi gelerek: Kumandanımız sandıkları emaneten kabul ediyor, veriniz götürelim, dedi. Ebû Ubeyde -radıyallahu anh- Hazretleri altlı üstlü (herbiri içinden açılır) iki kilidli sandıkların içerisine eş ya yerine bahadırân-ı ¡slâmdan yirmi kişiyi sakladı ve üzerlerine Cafer bin Abdullahu’t-Tayyar'ı emir nasbetti. Sandıkları Rumların gözleri önünde kilidledi. Bu hale ashab-ı kirâmdan bazı itiraz eden bulunmuş ise de müşarünileyh onlara: - Harb hud’adan ibaretdir, demirden sağlam olan bu kal’a başka türlü ele geçmez, dedi.

