Sayfa metni
Şam Etrafında Muharebeler / 117 kuşanmadan evvel buralarını düşünmeli değil mi idiniz general? Kalus: - Benim emrime itâata mecbursun. Yoksa impara tora şikâyetle idam ettiririm. Bu hali gören şâir ümerây-ı askeriyye gelerek: -Anladık; İkiniz de korktunuz. Geliniz kur’a atalım. Hanginize isâbet ederse meydana o çıksın, dediler. Bu karara razı oldular. Kur'ada nöbet Kalus’a isâbet etdi. Ömründe mübâreze görmemiş, husûsî ve âlî köşk lerde nimet içinde rahat yaşamış bir gencin Hâlid bin Velid gibi bir kahraman şîr’in pençe-i adlinden kurtulması muhal olduğundan korkusu ciğerlerine işlemişdi. Naçar zırhını giydi meydana çıktığında Şurahbil bin Hasene’yi karşısında bulmuşdu. Fakat Hz. Hâlid Şurahbil’i geriye çağırıp; “Onunla ben imtihan olacağım” dedi. Kalus, tercümanı Cercis’e hitaben: - Bu Arab ile ben mübâreze ederken sen de bana muâvenet et, dedi. Cercis: - Ben silâh kullanmasını bilmem, tercümanlık ede rim, dedi. /Hz. Seyfullah ortaya atını sürdü? O vakit Kalus’un dizlerinin bağı çözüldü. Kalus tercümana: - Sor bu kimdir? Tercüman: - Müslüman emiri meşhur Hâlid bin Velid, dedi. Ka lus;

