Sayfa metni
116 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) ra; Humus’a vasıl olarak Hama kafasında müsâfir oldu. Humus valisi kıyamla: - Bugün memleketimiz tehlikede bulunduğu halde Dımışk valisi İzrâil’in otuzbin kişilik bir ordusu olmasına rağmen şehrin içinde tahassun etmiş havfinden çıkamı yor, diye şikâyet eyledi. Kalus Şam’a vararak ümerâ ve mütehayyizân huzu runda Hirakl’in emirnâmesini okudu. Ve hitâmında: -Arkadaşlar! Sizde hamiyyet kalmadı mı? Incil’in ahkâmını unutdunuz mu? Bu kadar kuvvet ve kudrete mâlik iken şu dört buçuk Araba karşı mağlub oldunuz da nihâyet memleketlerimizi elimizden kaptırdınız! Yazıklar olsun size!.. İzrâil’e dönerek: - Maiyyetinde otuzbin kişilik bir ordu bulunduğu hal de silahsız nizamsız Arablardan mı korkdun? UtanlÂnan seni bugün için doğurduğunu tahattur etmiyor musun? İzrâil: - Ben, göz göre göre bu kadar adamı tehlikeye ata mam. O senin vazîfendir, dedi. Kalus: - ilk önce bizden mübârezeye kim çıkacağını biliyor musun? İzrâil: -Tabii sen! Kalus: - Ya buranın valisi sen olasın da neden evvel mü- barezeye ben çıkayım? İzrâil: - Ben İdâre-i mülkiye memuruyum. Meydân-ı mü- barezede dövüşmek askerlere âid bir vazifedir. Kılıncı

