Sayfa metni
Busrâ'nın Fethi / 111 - Ye's ü telâş lâzım değil. Cenâb-ı Hak kâfirin îmâ nını ve âsînin tevbesini her zaman kabul eder. Sen şimdi Müslüman oldun. Mahbûs olduğunu işitmiştik. Nasıl kur- tulabildin? Şimdi nasıl hizmet etmek istersin? Rumas: - Ya Hâlid beni habsettikleri yer kal’a kapısına yakın idi. Ailemin muâvenetiyle bu gece kal’a duvarını delerek Müslümanların hücumuna müsaid bir yol açdık. Vakit geçirilmesin general Dorihan kafanın burcunda içdiği şarabın tesiriyle derin uykuya dalmış yatıyor, dedi. Cenâb-ı Hâlid atına binerek kumandanlarından Râfi’ bin Umeyr ile Şurahbifin maiyyetine yüz asker vererek general Dorihan’ın öldürülmesini tenbih eyledi. Dırar bin Ezver’i de yirmi kadar süvâri müfrezesi ile kafanın kapısına yolladı. Tertibat aldılar. Abdurrahman kıyafetini tebdil ile Rumas ile berâber açılan delikden kafanın içine girdiler. Dorihan’ın yattığı oda kapısına geldiler. Nöbetçiler bırakmadılarsa da Ru mas: Bir esir getirdim. Kendisine bazı ifâdelerim vardır. Bir defa haber veriniz, dedi. Nöbetçi, Dorihan’a Rumas'ın geldiğini haber verdi. Dorihan sarhoşluk tesiriyle kendi kendine mırılda narak: - Yine Müslümanları medhedecek. Yaptığı hud’alardan utanmıyor da hâlâ yanıma gelmek istiyor. “Serbest bırakınız gelsin" dedi. Müteakiben Rumas ile tebdil-i kıyâfet eden Abdurrahman odadan içeri girdiler. Dorihan Rumas’ı gördükde:

