Sayfa metni
110 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) - Kimdir o? Çabuk söyle yoksa şimdi seni mahvede rim, diye bağırmış, bunun üzerine bülend-âvâz İle: -“Yabancı değil, Muhammed aleyhisselâm'ın Nü büvvetini kalben tasdik edip de korkusundan meydana çıkamayan general Rumasdır" sözleri işidilmişti. Abdur- rahman: - Rumas mı? - Evet; hem de livây-ı Muhammedi altında her za man canını fedâya hazır olan Rumas! Şurahbil: - Yâ emir bu bir hîle olmasın? Abdurrahman: - Hayır bu işde bir hîle ve hud’a göremiyorum. Ru mas erbâb-ı mutâlaadan bir adamdır. Zaten dünkü muha rebede seninle mübâreze ederken evsâf-ı Rasûlullah’ı sormuşdu. Bırak da gelsin. Karakollar, Rumas’ı hûzur-ı Hâlid’e götürdüler. Hz. Hâlid: - Şimdi buraya azimetinize sebeb nedir? Rumas: - Müslüman olmak için geldim. Hem de ağlaya ağla ya kelime-i tevhidi söyleyeceğim. Ah!.. Kırılsın bu ellerim ki, Rasûl-i Ekrem’in en ziyâde sevdiği mukaddes adam lara ok atdı. Saçlarını yolarak: Nedâmet! Nedâmet! Fakat bu fezâhetime karşı bugün şu sahrâda ehl-i îman kardeş lerime pek büyük hizmetler edeceğim. Belki bu suretle günahım afv olunur, dedi. Hz. Hâlid elinden tutarak:

