Sayfa metni
Busrâ'nın Fethi / 109 şâir ümerâ-yı askeriyye ile düşmanın kalbgâhına karşı ahz-i mevkî eyledi. General Dorihan meydân-ı mübârezeye çıktı. Ab durrahman bin Ebî Bekir de ona karşı çıkdı. Mübâreze- de Dorihan aldığı yara ile yerinde sebât edemeyeceğini anlayınca firâr eyledi. O sırada Hz. Hâlid hücum emrini verdi. Mücâhidin cümlesi bir ağızdan tekbir alarak düş man üzerine atlarını mahmuzlamışlardı. Allah Allah sa- dâlarıyle sayha ederek hücum etdiler. General Dorihan da askerini teşvik için çanlar çal dırmaya başlamış, ordunun önüne haçlar koydurmuş ve papazlar da nutuklara başlamışdı. Mücâhidîn-İ Islâmiyye, din uğrunda ölmek için bilâ fü- tür hücûm ile safları yarmaya başladılar. Hz. Seyfullah’ın elindeki yalın kılınç parlıyor, şecâatle at üzerinde düş manın gâh merkezine gâh sağ ve sol cenâhına şiddetle hücum gösteriyordu. Muharebe iki saat bile devam etme den Rumlar münhezim oldular. Canlarının kurtulması için şehre ilticâ ile kal’a kapılarını kapattılar. Mücâhidîn-i Islâmiyye arkalarından şiddetle hü cûm ile bayraklarını Busrâ’nın duvarına dikmişlerdi. O mücâhidinden yüz kadarı rütbe-i şehâdete nâîl oldu. Şühedâ arasında meşâhirden Ibn-i Hamid ve Ubadin dahi vardı. Şühedâ düşman lâşeleri içinden kaldırılıp defnolundu. Önce Abdurrahman bin Ebî Bekir keşif koluna çıkmış kal’a etrafında dolaşırken bir karaltının gelmekte olduğu nu görmüştü. Abdurrahman yüksek sesle:

