Sayfa metni
108 / Hz. Hâlid Bin Velid (r.a) Asâkir-i islâmiyye Hz. Hâlid bin Velid -radiyallahu anh-’ın imâmetiyie sabah namazını kıldılar. Hz. Seyfullah atına binerek askerlere hitaben: "Askerler! Rumların hayatı sevdiği kadar sizin ölü mü sevdiğinizi bilirim, işte bir elimde seyf-i meslûl-i şe- riât, pişgâhımda livây-ı Muhammed duruyor. Sizi ilây- ı kelimetullah’a dâvet ediyorum. Bugün mücâhidlerin rûhânî sesleri düşmanların kulaklarını dehşetle doldu- racakdır. Daha henüz yaraları kapanmamış vücudumun ra’şeleri, kalbimin mukaddes darabâtı bu ma’rekeye atıl- makdan beni aslâ men edemez. Haydi sizi göreyim, din arslanları. Peygamberimizin sıdk-ı nübüvvetini, dinimizin ulviyetini fedâkârane bir sûretde âlem-i beşeriyyete gös terelim. Ölümden korkmanın hayata hiç bir fâidesi yok- dur. Maksadımız cennetin bahçeleri ve dünyanın ali kâşaneleri değil ancak rızâullahdır. Yürüyünüz! Var sın bu sahralar ism-i celâl ile inlesin; beşeriyet huzur bulsun!..” dedi. Hz. Seyfullah’ın gönüllere tesir eden bu müessir nut ku kulûb-i müslimîni o derece kuvvetlendirdi ki yürekleri nin en hafî köşelerinden nebean eden bârân-ı şecâat ve katarât-ı imandan âlâm-ı harbi ve ekdâr-ı bînihâye-i hayâ tı büsbütün unutdular. Hz. Hâlid’in saf, semâya benzeyen vech-i münîrinde envâr-ı şecâat hamâset parlamakda idi. Guzât-ı kirâm da lâhûtîgirye ile hücuma hazırlandılar. Sağ cenâha Abdurrahman bin Ebî Bekir, sol cenâha Râfi’ bin Umeyr tâyin olunarak alemdarlık vazifesi de Abdurrahman bin Ebî Bekir’e tevdi edildi. Hz. Hâlid de

