Sayfa metni
30 / Ashâb-ı Kiram ı ---------------------------------------------------------- Deve evvelâ gitdi, Mâlik bin Neccâr’ın evinin önündeki hâlî bir arsaya çökdü ki, Kabr-i Seâdet’in olduğu yerdir. Lâkin orada dahi durmayıp kalkdı. Ve Tâvûs gibi süzülerek gitdi. İbn-i Azîz ile Said bin Mansur ve Cafer bin Muhammed Alî ile Hasen bin Zeyd’in evlerinin arasında bulunan ve Benî-Nec- câr’dan Halid bin Zeyd Ebû Eyyub el-Ensârî -radıyallahu anh-’in nurlu evinin kapusu önüne geldi ve Cenâb-ı Allah'ın izni İle oraya çöktü. İşte bu şeklide konak yerini deve tayin edince kimsenin bir diye ceği kalmadı. Benî Neccâr mahallesi de Ensâr-ı Kirâm’ın evlerinin ortasında bulunuyordu. O kabileden Peygamber Efendi- miz’in dedesi tarafından ve anası tarafından olan akrabâsı hep orada.oturuyorlardı. Bir müddet sonra deve orada da durmayıp kalktı ve dönüp evvelki çöktüğü Mâlik bin Neccâr’ın evi önündeki arsaya vardı ve hemen deve, boynunu uzatıp yere yapışdırıp genizinden böğürdü. Resûl-i Ekrem -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efen dimiz de: «- İnşâallâhu teâlâ konağımız burasıdır» diyerek de veden indi ve Ebû Eyyûb Hâlid’il-Ensârî -radıyallahu anh-’in hânesini teşrîf buyurdu. Devenin çöktüğü yer bugün de bilinmektedir. «Mebrek- i Nâka-i Resul» nâmiyle anılmaktadır ki, şimdi Minberi Şerifin altında bulunan güzel ve kudsî arsadır. Resû!-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz Ebû Eyyûb el-Ensârî -radıyallahu anh-’in evine yerleşdikten sonra mini mini ma’sûm kızlar da:

