Sayfa metni
------------------------- Hz. Hâlid Bin Zeyd Ebö Eyyûb El-Ensâri / 29 Dolunay, veda tepelerinin sırtlarında doğdu. Allah’a yalvaran bulundukça, Bize de şükretmek vâcib oldu. Ey bize gönderilen Aziz Peygamber! Sen bize itâat edilmesi vâcib bir emirle geldin! Peygamber Efendimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- «Kusvâ» nâmındaki devesi ile Medine’nin sokaklarından geçerken kimin evinin önünden geçse: «- Buyurunuz yâ Resûlallah!» diye herkes davet ediyor, devenin yularından tutup yolundan döndürmeye çalışıyorlardı. Halk bu suretle deveye sarıldıkça Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz: «- Ona dokunmayınız, o memurdur, Allah tarafından memûr olduğu yere gidiyor. Durunuz bakalım, nereye gi decek?»6 buyuruyordu. 6 ibn Sa’d, Tabakat: 1/236. Peygamber Efendimiz de devenin yularını bırakıp hiç dokunmadığı halde o mübarek deve kendiliğinden gidiyordu. «Devenin yularını bırakınız» diye buyurmasında beliğ bir hikmet vardı. Çünkü herkes Resûl-i Ekrem Efendimİz’i misafir etmek arzu, aşk ve heyecanında bulunduğundan hiç kimsenin hatırı kalmaması için bir mucize olmak üzere bi-iznillâhi Teâlâ tercih İşi deveye havale buyurulmuşdu.

