Zahiri ve batını şifa tarifi. Hem zahiri tedavi eder, hem batını içi tedavi eder, şifa tarifi. Üstazımıza verildi, ihmanlık yazsın üstünde bulundursun diye hemen de emretmişler. Birçok arkadaşlarımız da var. Okullar ihvan-ı sohbet ederler burada. Tekrar Bismillahirrahmanirrahim besmele geçsin başına, gelsin müminler hoşuna, geçirme olmuyor boşuna Kuran'a devam lazım. Besmele elhamdülillah ve leyle başladığımız Allah'a hamd eder kulu, Peygamber göstermiş doğru yolu, şüphe devam eyle kulu, bu ni'meti bilmek lazım. Peygamberimiz yani gelip kaldırdı dumanı, kulağı evretti imanı, resuldür itmek dumanı salavatta rahmetinden başlanır. Namaz İslam'ın binası şehadet oldu hanesi, tenvir ettiği uyan nasıl tevhide çalışmak lazım. Savmile kes nefsin dilimi haksever zekat ve rem oğlunu Hacced görmek ki ilmi farz olana gitmek lazım. Ihtimam lazım. Tarikat temeli bunlar. Rabıta ile kalbi dinler.
Teslim olur işe anlar. Meyyit gibi olmak lazım. Ölü Ölü gibi olmak lazım. Tarifeye hile etme. Eksik yahut fazla gitme. Efendin emrinden eksik de yapma, fazla da gitme. İkisi de emri bozar. Tarifeye hile etme, eksik yahut fazla gitme. Kendi fikrin, sözünü tutma başını indirmekle illa'nun. Şöyle olursa iyi olur böyle. Buraya hiç öpücülük sunmaz. Yani ancak üstatların nevi olur, başka bir şey olmaz. La Taif dersini alan, mahzun olma gereği la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, la ilahe illallah, Efendinden başka, hiç ilki tarif eden kimse, ondan başkasına dinilmez, defayıp söylenilmez. Birisi söylemiş on beş sene bana vermişler. Al rüya kelime! Kardeş bir engel, benliği bırak! Gerek gayet temiz yürek. Yakın insanla, yol çok ırak tedarikin görmek lazım.
Anlaşılıyor değil mi? Kalp zikri soldan başlar, son memenin itibarma altından başlar. Ruhun dahi sağdan işler, son memenin itibarma altından işler. Sır çalışır olur üçler, tarifeyi tutmak lazım. Sır da son memenin iki parmak üstündür. Hapi sağ memenin üstü, ahvanın Muhammed dostu, İhvan-ın kez geçmek kastı lakin burada durmak lazım, bu yeşindeki durmak lazım. Hafi, Sam-ı Mememe'nin üstü, Onun zamanın geleceği şey belli olur. İhvanın, tiz geçmek kastı lakin burada durmak lazım. Beşini bir eyle burada, daima kalbinden hurda hurdala değil de, hurda efendimiz sıhhat gibi diyor. Akşam, sabah dersine dikkat et. Saat olmazsa budur. Onun iyiliğini efendimizin dediklerini söylüyorum. İzmir'de daima albünden hurda çok durdukça şifa der de temel muhkem olmak lazım. Bu Müstatay'ın temelde küçük ve dün altında senin bitkin yerde balon. Diyor ki oradan yukarıya su çıkaramam. Yokuşa su çıkarmam.
Yani illa nereden aldın bu oradan sulanır bilirsin sen, bilirsin. Vişten sonra anıla çıkan vişne Taif bitti mi alnına çıkan şuraya? Aklın aklın maaşının yeri, nefs burada, ülke taşıyın, ortasında, oradan bir baştan zikre, beşten sonra anla çıkan adu nefse zincir takan, zikrin aleviyle yakan rabıta çok olmak lazım burada rabıtayı çok ister. Şeytan bünye hücum eder. Çünkü nefis zikre başlayacak, zaman çok zor olur, kendine güç gelir. Şeytanla dünya onu kurtarmaya gelir zikir yapmasın ve yahli na olsun diye. Şeytan dünya hücum eder, meyleyle sen zikir gider. Yetişen var itmek eder, keder, hazrata bağırmak lazım o zaman. Bundan sonra zikri küle, zikri kül, bütün tepemin tırnak bir topak, portakal gibi tutuyorum. Onun içinde böyle adlar vasıtasıyla zikir döner. Yani efendimiz çıktık eyerirler ya diyor onun ellerinin döndüğü gibi döner diyor ve öyle olur.
Ellerinden, ayaklarımdan, kontraklarımdan yerimden bilirim. Bütün vücut ahat katar. Bundan sonra zikri ile bir sızı çökmeli. Böyle zikir hiç gelemez bile cemi aza demek lazım. Cemi aza demek lazım. Zikr-ı sultaniye dönen ma heva, nar, turakbinan, bütün vücut bir dil falan yarınlerle sohbet lazım. Bu işi öldürmemen için olur. Onun vasıtasıyla vücut istenmiş gayret, zikrem, devam lazım. Gelmeden bir şeyi tarif etmemiz zor. Geldik sırları nöbet tahrif edilir. Onun için buraları acele geçiyorum. Geçen Armitçioğlu'na, İlhan Armitçioğlu'na konuştuk. Hep buralara iyi salihlerden gittik. Nefesini çeken içe tek olacak. Varın üçe yirmi bire yol aça. Mahsup, rıza lazım. İlainena mahsus olcay ve saygılamul bir nimet lazım. Yazmakla bu iş bilinmez, sadra yazılı silinmez. Aciz bu sende bulunmazlar ki tarif etmek lazım. Kalbin arşa, tamam açmalı. Allah'ın feyizını içmeli. Fena ahlaktan geçmeli.
Nefsini çınlamak lazım. Üç şey bu derslere zarar, hasta derde deva arar. Üstazımız vermiş karar ve çetesini yapmak lazım. Yükten birisi şeriatsız işi yapmak, fenalık ardına kopmak, inne kadar haktan sapmak, zararını bilmek lazım. Acışarlı Kemal de varın ona söz söylenildi. Hacı Çağrı Kemal Davarın sonsuz söylenildi. Yani başları cahil, ayaha cahil bir Alim müşir-i kahife, kutlayacak. İsa bitmedikleri için Efendimiz'e içmeden bunlardan bahsettim. Ve Müzikle hami kat dedi, devam ederek. Onlar da sonra sen de baktım aldı tüm öldüler gittiler. Ya onlar için söyleniyorduk. Burada bizim Efvanlardan onun bir hayatında gidenler olduğu içindi Tamam için bir cesur oldum, yazmıştım. Kadınla zikre oturur, halel der dinin yitirir. Giydiği köyü batırır namusu korumak lazım. Onları öyle dediler ve imrendiler kadınlarla zikredmeye, böyle gittiler ve ekseri cahil toplanır, varır, ilmeğe saplanır.
İlmeği belki okuyanlar anlamazlar için sürerken yeminimin ucuna dokunan kökeye baş bir şey olur. Bunun adına ilme inilir. Hiç zorlasan çiftin yani sabahını boyunduruğunu kırar atarız. Onun için zorlaştırılmaz, durmaz illerden çıkar. Ekseri cahil toplanır, vari ilmeye saplanır. Yumurta olsan da kutlanır. Cahilden kaçınmak lazım. Cahilin çıktığından kaçınmak lazım. Kutba cihan olmalı. Böyle olur kerametten azan, aldanır sen de keramet azan, şeriat elde bir mizan her şahsı bir dağıtmak lazım. Şeriat elinde bir mizan her şahsı bir dartmak lazım. Şeriatla dartmak tek kimseyle görüşülmez. İkinci gafil illa sohbet aman bu içten et nefret sana lazım gözüm uzlet, halfete çekilmek lazım. Üçüncü dünyayı sevmek, kalbine sevgisini koymak daima lafını demek bu sözlerden hazer lazım. Kalem der kusurunun dolu üç çeşit sende var Veli. Eğleyse giden eli kendini düşünmek lazım.
Okumuştanabiler devam ediyor mi? Şunlarda da. Beş şey kalbini öldürür, zikir gülünü soldurur, gaflet içine daldırır. Onlardan kaçınmakla sakınmak gerek. Gıybet yemek işte bundan Hacer gerek Dördüncüsü pek gülmesi beşincisi rıfk kaygısı yoldan çıkarır çok nası emrazı mı bilmek gerek Beş şey kalbini taş eder, böyle dibi büyük keder. Sakınmazsan cevher gider, muhafaza etmek gerek. Hep birisi bir dervaz, nasıl rahat iyi dinlemek lazım. Kardeşlerim, sevgili dostlarım, hepimize selam eder, gözlarımızdan öperim. Allah rızası için mahrumumuza veriyoruz. Bunları siz da dinlersiniz deyip de diye alırsa inşallah. Birisi günah kesreti, ikinci tokluk zulmeti, üçüncü zulme gayreti hadisleri bilmek gerek. Dördüncüsü namaz geçirmek, beşincisi sol eliyle yemek, yapsan bunu gider emek sünnete diye ayet gerek. Münafıkta üç alamet bulunur.
Herkes bundan idealnet de boşa çekilmesin Zahmet kendini veznetmek gerek. Münafün alameti şu, söylerse hem yalan söyler. Vadeylesa kulfin eyler. Emanet ahh hıyanetlik bu fiilden uzak gerek. Peygamberimizin hariçlerinin manaları bunlar. Hep kitaplardan çekilmiş, alınmış, şair kalıplarda dökülmüş ihvane faydalı olalım diye, dua etsinler Allah razı olsun desinler diye, önce bir üç İhlasla bir Fatiha okusunlar diye böyle kardeşlerimize işte akşam çok iyi yorgunluk biliyor, davet gecesi geçirdik. Şimdi yalan daha derslerimi de okuyamadım. Boğazım da boğunup sonra bunlar Allah rızası için sen değil, oradaki arkadaşlarımıza da Allah rızası için söylüyorum. Şu beş eve melek girmez, aklı olan surat doymaz. Pis ayaktan başa kadar bir heykel gibi. Açığa kadar hayattan başağadar bir heykel gibi, açı ağlatır. O eve melek girmez.
Ebeveyne ağası olma, ana-i baba eden halamın evine de melek, yani rahmet melaikesi girmez. Ebeveyne ağası olma, misafiri giri kavma, köpekleri eve koyma, meleklere tazim gerek. Ebeveyne ağası olanın da evine girmez. Misafir girmeyen ivede rahmet melaikesi girmez. Köpek olan ivede tazına yatıranlar ya, biz Memluk onlara girmez, meleklere tazim gerek. Dört alamet akıllıda. Akıllı insanda dört alamet var. Allah için ağlar ki de gözden yaşlar dökmek gerek. Evveli gelmeyene gider. Evveli gelmeyene gider, zulm edenleri affeder, vermeyene verir, matlubu didar, kötülük ve iyilik gerek. Bu göç şey, tevriyatın içinde gizli. Kalem der ahlakın fena bu fiille gitmesine bu tarz bunu akıl dana, ahlak güzel olmak gerek. Şimdi Efendimize gitmenin usulları da var ya istemeseler de. İster misin? Efendiye varmak, efendime varmak ziyaret etmenin kusuru şu huzura abdestli varın. Gayet hafif selam verin.
Yedine yettiği elediler. Yedine varınca edin yüksek söylemezsin. Gösterdiği yere otur, nefsini ümmüne yatır. Kalbin bir araya getir her yere evime, özünü. Kalbim büranda dursun. Sahili ulema nasıl dışı görürse bahtını ulema, içini öyle görür onun için. Kalbin sağda solda gezmesin demek istiyor. Kardeş gölgesine basma. Gölgesine basma bile edepsizlik. Kardeş gölgesine basma. Huzurda kimseyi kesme. Yani, flütiler, flütiler efendim değil mi? Zahmet etme, onu cisme, tarıtma orada ağzını. Kalksa yerine oturma, kan verecek söz götürme. Çok bakıp edep yitirme, daima dikme gözümü, daima de gözümün altında koymak da doğru değil. Hem incitecek işi yapma, öyle bir kutuptan satma, huzur da başka el öpme, dün verme sakın gözünü. İzin almadan gidene, ne diyeyim zahmet edene, kılıçlar vurur bedene, der ama atmak uzunu.
Ele söylerken kendini bilmez, nefsi serkeş yola gelmez, kalemler hiç böyle olmaz, baş veya açma ağzını, sırrının başkalarına açma ihvanlar duysun, yani otuz beş yaşında yazılmıştı. Bu, Adana'da izin almadan girenlerine olmuş, çok zahmet ettiler, yaralılarıma tuz attılar. Cahil cahil yaktılar, vardım. İfade verdim bizden de evet efendim. O imamlıktan para alamayacağı söylemiş. Şöyle dedi. Ha, filan dedi. Flutanım ihvanımız verdi yapmaz dedi ve kurtulduk. Şu da ihvanıma bir vasiyet edeyim diye düşündüm. Vasiyet ederim size abdest alın taze taze, yani biri bozuldu mu, bir abdest ama abdestim yenilmez. Vasiyet ederim size abdest alın taze taze, içi fena güzel yüze. Yapma işte riya bu. Anasının arasında kalır diye de kolalar korktu. Bizi 7 oldu, bizi sevmeyen, Kayseri'ye ayrılmak isteyen oldu. Hepsi de büyük bir belaya uğradı. Daha büyük acırlık olsun dediler bana.
Onun için efendimiz, siz filan yerine dersiniz, böyle işte orada. Olsun, gönüluna feyizler dolsun, kav, istemem ihvan bilsin, söz getirmek fenadır bu. Nasıl kaideleri bak. Yarısında kadar sühulatlı ilim, edep, takva olsun gınduna feyizler dolsun iki epik bak. O kov istemem, ihvan bilsin, söz getirmek fenadır bu. Sünnete temessut edin, cami cemaate gelin. Fıkıh ile hadis, evden nefsini yıkmaya doğuran, mürşide binde bir uğran sakal altı su aldı bu. Cahil sofulara varma, bağlandığın ipi kırma, huzurda boynumu vurma, görür içi röntgendir bu. Ne oldu arkadaşlarımız Mustafa Hoca ne anca Bizden Cahil sofulara varma bağlandığın ipi kırma. Huzur daha boynumu vurma, görür içi rutindir o. Böyle ihvan gibi eğil ama içi görünür. Rutken varken bu full ördür. Şöhreti talep eyleme, sakın cahimi boylama, dersini ile söyleme, mıntıka da lekedir bu. Mıntıkanın lekesi bu.
Halkın içine karışma, şeytanla hiç barışma, ihvanlarıyla çekişme, fena aklak rufırdır bu. Kardeşimizden Halvetle kadınla oturma, kalp gülistanın batılma. Oradan ona laf götürme içimizden nemmamdır bu. Yalnız bir kadın, yalnız bir bir erkek. Bir arada apaçık. Saç oturursa şeytan ben oraayım diyor. İkisinde hatırına fena şeyi getirdim. Yapmasaydı da getirdim. İki giçine bir büyüğün dövüşürken ikisine de küfür söylettirene kadar çalışır. Bu iki yerden ayrı. Anlıyor da onun için bunu söylerdik. Halvet da kadınla oturma, kalp gülistanının batırma, oradan ora laf götürme, içimizden nammamdır bu. Laf götürenler var böyle. Şimdi bir de affele Zenginler ardına düşme tamah edip yoldan şaşma. Kimselere kuyuyu eşme kendi kazıp düşendir bu. İzah istemez bunlar.
Şüpheli taamdan hazer, çok hoş şüpheli taamdan hazer, pancardan neden yemediğin gibi şüphe girdin mi, ev onu yıkar Şüpheli taamdan hazer, gitme haramlara nazar, ayağı dışarı gezer, düzenleri bozandır bu. Herkese itmeli şefkat, mahlukattan itme nefret, kalbin emri olmaz sohbet, bağrımızı ezendir bu. Dışı soğuk içi güzel. Böyle şahsı sevdik ezen. Sen de bak böylece düzen. Kardeşlere numune bu. İçi dışarıdan akıyor, şöyle severim diyor filan. Bunlardan fenalık geliyor. İçi, ışığı soğuk, içi özel dayak yılanı oğlu Osman Efendi gibi iyiydi. O öyle, Murat'ın demeler. Işığı soğuk içi güzel, öyle şartsız sevgi eze. Sen de bak öylece düzel. Kardeşlere numune bul. Kimselerle cidal etme, cinlallaşma. Gazabın ardına gitme. Gözüm aç, gaflete yatma senin için zarardır bu. Peygamberimiz bile müdafaa etmemiş. Kafirin birisi haşa sıdkı alam, efendimiz de var mı?
Çekişiyorlarmış Sıddıy'a Azam'a diymedik, vakıf koymuyor. Peygamberimiz de tebessüm ediyor böyle bir yer. O da demiş ki kabul etmem üzerinde kalsın dediğin sözler deyince Peygamberimiz annem biraz şey, kalkmış. Giderken elhamdülillah Ya Resulallah ben bir susayım da demiş. Yani, dirildınız, bereket ettiniz. Sen görmüyordun da ben görüyordum. Sana hakaret veren adamın üzerine lanet yağıyor, sana rahmet yağıyordu. Melekler manen seni müdafaa ediyordu. Sen kabul etmem ne deyince Rahman, merhamet aradan çektirince beni niye vurdummam tabi. Efendiye hakkımda da bir şey söyleseler sükut. Zaman naziktir. Süpret edip gelecek. Bu bilemiyor orada onun için diye gördüğüm lazım. Hep arkadaşlarımız koysunlar. Şöyleymiş, hiçbir şey bilmezmiş, ümmiymiş, ne derlerse desinler. Teamül etmek lazım. Kimselerle cidal etme, gazabın ardına gitme, gözünü aç kafdete yatma, senin için zarardır bu.
Mürşide mal ila hizmet, Müslüman, malın ila hizmet, Kendilerine zahmet verecek kadar da hizmet. Bu yolda canlılığa gayret kitaplardan alındı bu. Üstaza mana bulan bunlardır bu. İnkar eden felah bulunmaz, inadiden yola gelmez, şefkatli silmez. Kendi ismin silendir bu. Marul olma dünya malına gitme Karun'un yoluna. Uğrama nefsin seline ebetleri bu. Haset Fevkalade hoş ahlaktır bu. Bu gürültü tayyare gürültüsü. İhvanımızdan pilot olanlarına birkaç ibni sırlanırlar, selamlarını geldiler. Böyle çok geldiler. Hasmi Efendi'nin yine Tayyarası geldi, dediler. Bunlar tembihiyetini pek belli etmem. Ev müstahı için şu yana diyor böyle pervane girin. Gece hastalığımızda divanalılar. İşte Diyarbakırlı, Hafsan Efendi halife efendimiz demiş ki demiş. Sebep? Yaz, biz de gitmiş miyiz ona? Gelme biraz demiş. Gelmemiş. Beytullahi müezzin dikliyken orada vefat etmiş. Öleceğini bilince orada gelsin diye.
Ya abi öyle kardeşimiz dedi bizim filetoda ismi Hasan Efendi'ydi. Mahsun Efendi geldi deyince başıma yığıldılar diyor. Ben dedim ki ben Diyarbakırlılar Hasan'ım, pilavım. Sesimim için geldim.