Tevhid ve Nefis Terbiyesi ile Ruh Arınması | Mihmandar
Mihmandar ses arşivi
Tevhid ve Nefis Terbiyesi ile Ruh Arınması
Tevhid ve Nefis Terbiyesi ile Ruh Arınması kaydında Herhalde bu görüşmeye güzel bir tevafuk dememiz gerekir. Sebebi ocak ayında üstazı hadisimiz ilahi davete icabet ettiler. Şubat ayında Sami Ramazanoğlu, Kaddesallahu Sırası'na Üstadımız. Mart ayında da Esad Erbili, Kaddes Allahü Sırrı Hazretleri. Bunların hepsinde ortak bir özellik vardı. O da tevhittir. Bir gün üstad validemiz sabah…
Herhalde bu görüşmeye güzel bir tevafuk dememiz gerekir. Sebebi ocak ayında üstazı hadisimiz ilahi davete icabet ettiler. Şubat ayında Sami Ramazanoğlu, Kaddesallahu Sırası'na Üstadımız. Mart ayında da Esad Erbili, Kaddes Allahü Sırrı Hazretleri. Bunların hepsinde ortak bir özellik vardı. O da tevhittir. Bir gün üstad validemiz sabah uyanırken, kuşluk vakti, uyanırken bayağı sesli bir şekilde tebessüm değil, gülerek uyandılar. Sebebi sorulduğunda buyurdular ki, rüyamda ölüyormuşum. Ölürken ölüm anında La ilahe illallah Muhammedurresulullah demek nasip oldu. Tevhid aynı zamanda tevhid öyle bir sır ki Allah'ımızın yüce kudretinin karşısında acziyetini ifade etmektir. Bu büyük bir sırdır. El fakrı fakri kalbi fakirliğiyle iftihar eden efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'dan bir mirastır. Sami Ramazanoğlu mukaddes Allahü Sırrı Hazretleri kendisi vasfedildiği zaman şunu söylüyor.
Buyuruyorlar ki bu samimi iki şeyi düşünür. Birisi haya ederek ifade ediyorum. Nasıl söyleyebilirim? Kokuşmuş sudan. İkinci olarak da toprak olacağım. Muhyiddin Arabi Hazretlerine sorulur. Efendim bize büyüklerin işaretinden haber değilsen, alametlerinden konuşsan, buyurur ki kemalattır. Efendim bununla bırakmayın biraz ilave edin. Kemalatını gizlemektir. Bunun için Kemal edip Kürtçeoğlu Sami Efendi Hazretleri için Bedri Hafa kelimesini kullanmıştır. Eyyamı Şebbi Ebruz'da, Efruz'da bir merdi sıyamin, mihrab-ı gubudiyeti huyada kıyamim. Yoksullara imdade düşkünlere hami, Bedri kafa Hazreti Sami. Kalp dese Allahü Selra. Esabı Elbili Hazretleri, Kelime-i Tevhidi okumaya alışıyorum buyuruyor. Kelime-i Tevhidi okumaya alışıyorum. Acaba ne ki Esabı Elbili Hazretleri gibi zülcenahi hem zahiren ve hem de batınen müstesna bir şahsiyet Allah'ın sevgili kulu, kutbu atan bu sözü söylüyor.
Zahip ve abidlerin tevhid anlayışında fark yoktur. Cüney I Bağdadi, Latin kesin inanç. Şimdi biz burada ancak şöyle söyleyebiliriz, bunları ifade ederken. Aslında Necip Fazıl'ın bu hakka dair çok güzel de bir hatırası var. Şu, diyelim ki çok tatlı bir yemek yiyoruz. Diyorsunuz ki ne hissettin? Tat. Hayır bunu besler, gösteremez, tat. Onun için mellam yehüm llemyi anir, tatmayan bilmez demişlerdir. İşte bu. Tevhid bu. Yakığın kesin inanç. Bu gönlün konuşmasıdır. Söz sözü getirir ve bitmez ve tükenmez. Büyüklerimizden bizzat bir toplantıya katılır. Aslında oraya gelen insanlar hep bir şiddet insanlar, kerhi ehli şeref. Orada derler ki konuşun, Bizzat der ki gönüller konuşsun. O gönüllün konuşmasını anlatmak mümkün değildir. Muhabbet ve tevekkül tam olursa yakin gerçekleşecek. Tevekkül kalbin ameli. Tevhid kulun iftiradır.
Tevhid, Bezmi Eleste, ruhların Allah'ın Rab'leri olduğunu ikrar etmesidir. Bu iktidar üç şekildedir. İkisini söyleyeceğim. Birisi ayeti celile Araf suresi yüz yetmiş iki. Bütün ruhlar, enes kör bir rabbiküm, ben sizin Rabbiniz değil miyim deyince kalu bela, evet rabbımız. Bu nedir? O kainattan öncedir. İkinci bir ikrar ise, ikrar ise ana karnına düştükten sonra o nedir? Birincisi rububiyettir. İkincisi ise ibadette erdemtir. Burada şu sözü söylemek isterim. Ebu Ali Et-Dekka Hazretleri, Kadriye Allah'u sırra. İbadetler insanı cennete, ibadette eden insanı Cemalullah'a kavuşturur. Tenzin ederim, o Allah Teala'yı ki onu tanimanın yolu, onu tanımaktan aciz olmaktır. Nebiyy-i Ekrem aleyhissalatü vesselam Efendimiz Ya Rabbi biz seni hakkıyla tanıyamadık. Zaten çok güzel ifadeleri ver. Ma arafna ta hakka marifet. Uzundur. Sen kendini nasıl vasf ediyorsan, sen öylesin.
Tevhid ve Nefis Terbiyesi ile Ruh Arınması ne anlatıyor?
Tevhid ve Nefis Terbiyesi ile Ruh Arınması kaydında Herhalde bu görüşmeye güzel bir tevafuk dememiz gerekir. Sebebi ocak ayında üstazı hadisimiz ilahi davete icabet ettiler. Şubat ayında Sami Ramazanoğlu, Kaddesallahu Sırası'na Üstadımız. Mart ayında da Esad Erbili, Kaddes Allahü Sırrı Hazretleri. Bunların hepsinde ortak bir özellik vardı. O da tevhittir. Bir gün üstad validemiz sabah…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 14 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Cüneydi Bağdadi hazretlerine sorarlar, Allah'ı nasıl tanıdım? Araptü billah. Cenabı Hakk'ı zatının bana kendini tanıttığı kadar tanıdım. Bayezid ibib İslami Hazretleri marifeti nasıl nasıl marifete erdin deyince fega, nefsin uğrayan edin. Bu çıplaklık olarak kabul etmeyeceğiz. Bu sadece kifayet miktarı giyime ve kuşama önem vermeden yetecek kadarıyla iktifa etmektir. Ve Bubnin Zaten büyüklerimizde şu üç hal var. Daha karınları acıkmadan sofraya oturmazlar, zaten arzulu iken kalkarlar. İkincisi uykuları gelmeden yatmazlar, üçüncü olarak zaruret olmadıkça da konuşmazlar. Ben bir şeye baktığım zaman ne olursa olsun, dağıdır taşıdır semavat, al ne olursa olsun ben baktığımda Rabbi Zülcelal'imin kudretini görürüm. Şimdi bugün üstadımızın arz ettiğim gibi ilahi davete icabet dememizin de bir sebebi var. O da şu, Nuttu kable entemtu. Sırrına Ermeni neticesi söylenen sözüm.
Ölmeden evvel ölmek kötü ahlakının Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın yeryüzünde cenaze görmek isteyen Sıddıkı Azam'a baksın buyuruyor. Bir mevlit okunmuştu kardeşleri için, Hacerullah amcamız, Rahmetullahi ili. Böyle Bursa'dan geldiler. Sesi gayet gür. Bakın herkes sese imrenirken ne söylüyor. İbrahim Edhem Rahmetullahi Hazretleri veliyi tarif ederken Esma'dan müsemmaya geçen diye ifade eder. Allah'ım ne güzel bir ses, özlemişim diyor. Yani, baktığında Rabbimizin yüce kudretini görüyor. Devamı olarak doğru, bu bir diğer şekli. Daha ben onu görmeden, onu ifade etmeden Rabb'ımı görüyordum. Tabii burada mevzu çok geniş. Tevhidi gusül var, Tevhidi Gücudi var, şuhudi var. Şuhudi'yi arz edeyim isterseniz, Rabbamızın lütuf ve keremiyle önümüzde şimdi şu su bardağı var. Bursu aşk iki o. Bundan müteşekkindir. Bunu biz su olarak biliyoruz. Ama bunun bizde suhudi olması içmektir, Tatmaktır.
Zaten tasavvuf budur. Evet yani. Ebubekir Reşidri, Kaddafi Allah sonra tevhidi beşeri ve ilahi diye CIAdır. Beşeri Tevhid cezadan korkmak. Rabbimizin vereceği cezadan. İlahi Tevhid bu çok önemli saygıdır. Şimdi bir havva var, bir de haşyet var. Haşyetin kendi arasında da bir sınıflaması var. Havf, azabı ilahiden korkmak. Yani bu aslandan korkup kaçmak gibi değil. Bu korku insanın kalbine ilahi ateş verir. Gözüne de yaş getirir. Haşer nedir? Haşer Cenabı hakk'ın azametine karşı uyulan güç bir saygıdır. Tabii yaşanan bir husustur. İkincisi haşyet I kamiledir. İşte Sıddıki Azam'ın radiyallahu anh ağacın üzerindeki bir kuşa imrenmesi bu haşyeti kamiledir. Hazreti Ömer'in radiyallahu anh bir saman çöpünü eline alıp keşke anam beni doğurmasaydı, bir saman çöpü olsaydın da huzurda cevap veren bir kimse olmasaydın diye Cenabıhakk'a karşı duymuş olduğu saygıdır.
Ruveym Bin Ahmet, beşeriliğin izlerini silmektir. Nedir? Heytül Makdis Mescidi Aksa kapılar kapanır. Pencereler ürkütür. Herkes çıkar. Yalnız İbrahim bine Team Hazretleri, Kaddesallahu Sörra bir hasır parçası veya neyse bir, ona sarılır bir tarafa çekilir. Bir hayli müddet geçtikten sonra içeriye kırk kişi girer. Önlerinde bir zat kırkların reisi, o mihraba sırtını verir. O kırk ellerden birisidir ki, efendim bir beşer kokusu geliyor. Deyince, hemen hemen sarılmış olduğu o hasırda veya neyse bir örtüden kalkar gelir. Meğer bir yerden hurma alır. Aldığı hurmada bu satan bir kimsenin imiş. Benim diye onu kendi tarafına bırakır. Bundan dolayı beşeriyetin iyisi kalır. Ya ne olacak? Mevlana'mızın bir tabiri var. Demiri ayineleştirmek. Tasavvufun tarihlerinden birisi şudur, nefsi ruha arkadaş etmektir, mutmainne sıfatına ermektir. Nedir?
Burada Ruveym bin Ahmet Katesallahu Anh Hazretleri'nin beşeriliğin izlerini silmek, Nebi-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam Efendimizin Yemen'e burunlarını çevirip bana Rahmani bir koku geliyor ve selim kokusu geliyor. Arifel eşya da esma görünür. Cümle esma da müsemma görünür. O Niyazi'den de mevla görünür. Adem ise femme betullahı bol. Hande baksan ol güzel Allah'ı bul. Şimdi meczup sözüne ne diyeceksiniz? Meczup sözüne. Malum tasavvufta şaka var. Şaka, Bu bey. Bunu ifadeden de çekiniyorum. Böyle gelişigüzel konuşma demeyin de, zaten kendine geldikten sonra bunu söylemesi mümkün değildir. Kayseri'de Cemil Baba, her rakamı görmeseniz bile duymuşsunuzdur Cemil Baba, Rahmetullahi. Sami Benli Hazretleri Kayseri'yi teşvik buyurduğunda iki kimseyi kucakmış. Birisi Hacı Hüseyin Aksakallı hocamız. Orada hem üç, hem de elli beş yıl faizlik etmiş.
Sami Bendi Hazretlerinin ellerinden önce ayağına kapanır. Sebebini sonralar bakın meşhur olarak siz yükseksiniz, fazlasınız. Der ki ben elli beş yıldır vaizim, elli beş yıldır vaizim sünneti seniyyede eksikliğim var ama bu zatın eksikliğini görmedim. Bakın burada otuz yıl bazı nasihat eden bir valise bende. Abdest suyunu döktüm. Desami ve hazretlerinin. Otuz sene ben abdest almasını bilememişim. Diyor. Fakiri de gördü, hayran kaldı. En sonra fıkıh kitaplarında gördü. Göze su içilmeli. Diyordum neden böyle yapıyor? Daha iki bok oldu. Alıyor suyu, mübarek gözleri çok çukurda idi. Bayezid Bistami Hazretlerine benzerdi. Üç saat birbirine çok benzerdi. Ebabilik Sıddık Radıyallahu Ansiklop Hazretleri, Bayezid Bistami Selvi ve Saanagan Hazretleri. Almıyor böyle iç taraflarda dur. Hiçtireyim, tabii, Çukur taraflarda dur. Şimdi elini öpmek isteyince nasıl öpeceksin?
Bu Allah'ın Derhal kafamda şu hadisi kudisiyi canlandırdım, bu üslupsa zaten. Kulum bana nafilelerle yaklaşır, börek gözü, işiten kulağı, kavralayan veli, yürüyen ayağı olur. Hallacı Mansur'un bir sözü var, En Allah. Bak ben Allah'ım. Mevlana'mız buyuruyor ki, Allah'ın Resulü kadar mütevazi bir kimse yoktur. Niye diyorlar, bak kendini görmüyor, Rabbımızı görüyor. Bizim biraz önce ibadet ettiğimiz, eşyadan önce Rabbımızı müşahede haline belki bir misal olur. E-Tevhid, Sihirli, E-Tevhid, El-İmanü Billahi Teala Vahte, La Şerike kella. Tevhid, Allahü Zülcelal'in birliğine, yani bu bir dediğimiz zaman bunu biz sayı olarak katiyen anlamayalım. Bir, iki, üç, dört, bu değil. Yani böyle anlarsan yanlış ifade etmiş oluruz. O her şeyinde bir onun ortağı yok. Eşek Ebu Yezid'dir Bistami Gaddesallahu Sura hüveliyakhi. İstersen gelin, uzatmadan. Çünkü konuşacaklar vakit de önemli.
Aldığım notlarda uzun. Acele acaya geçmek istiyorum. Eşeyin Ebu Yezid el Bistami Gaddesallahu Sırra hüveli yakayım. El İmam Ali bin Ebi Talib. Keremallahu ve Cel. Hüvel tasdidi. En önemli yönü bu işte. Okuduğumuz Tevhidin taklidi yönünden, taklidi yönünden tasdika geçmez. Şimdi, Muratebe'de bir tarif var. El Muratebe, ilmü'l kalbi, bîgur bil rab. Bu tarif çok güzel. Şimdi, asıl işin kalbimizin hissetmesi, kalbimizin duyması. Zaten biraz önce söyledi. Kalbin sözüdür diye ifade etti. Murakabe nedir? Kalbin Cenabı Hak'ın yakınlığını bilmesidir. Bir rahat olacak Pakistan Şairi, Dev Şairi Muhammed İkbal Ben diyor her zaman Kuran-ı Kerim okurum okurum yalnız babam benim yanımda geçer oğlum Kuran'ı oku. Bir demez, iki demez, üç demez, beş demez. Bir gün diyor tahammül edemedim baba işte Kuran'ı okuyorum. Kuran'ı sana nazil olurcasına oku. İmanın kemali ile kalbin elde edeceği güzelliklerdir.
Hal Allah'ımızın takva ile dinlediği yer ki Ehlullah'ın sır sır sızladığı noktalardan birisi budur. Kalbin takva ile imtihan okunması. Şimdi konu neydi? Sufilere göre tevhid, tasavvuf ehline göre tevhid. Düşündüm. Hatta bir eser de getirdim. Sufilere dair bunları, Ulema Sufi Yuğun diye hepsi su. Söyle bakalım. İmam-ı Azam Rahmetullah Ali Hazretleri, bir Nuh da evinde zaten burada. İmam-ı Azam rahmetullah Ali Hazretleri şimdi tasavvuf tarifi dinlerken emri ilahi takva esasına göre yaşamak. Biliyorsunuz bu sıvı necazetler ve katı necazetler, sıfır necazetler de elli ayası kadar, işte katı olanlar da bu beş arpa alır diye. Böyle çok küçük bir uygunsuz maddeyi vücudundan gidermeye çalışır. Yani bir necaseti temizlemeye çalışır. Dediler ki ben benim sorduğunuz fetvada bunda bir beis yoktur deyince o fetvam, o da takva. Hemen hemen, hangisi, müstesna.
Ve bil yakin arefallahu ta'na Rabbizm celalimizi tanınmaktır. Şimdi Behçetü's-Semi'ye Adap Risalesi var ya, bütün tasavvuf kitaplarının hemen hemen başında şu geçer. Ey marifetullah'a talip olan kişidir. Hiç, ey marifetullah'a talip olan kişi diye ifade bütün hallerinde kulun bu nur ile aydınlanmasıdır ve etrafında aydınlatmasıdır. Beyni aydınlanıyor, yüce kudreti düşünüyor. Büzü aydınlanıyor, ibrete bakıyor, kulağı aydınlanıyor, hikmetli sözler duyuyor. Ile derecati müttakilerin derecesine hürmettir. Nefsin heva, Argun, istek bütün onları ortadan kaldırmaktır. İmanın kuvveti ile, imanın güç ve kuvvet bulması ile her şeyi apaçık görmektir. Eşyanın hakikatine ermektir. Zikrederken onun dışında her şeyi, her şeyi tamamen unutmaktır. Şimdi bir zat oturmuş mihrap'ta Allah diyor, Celle Celaluhu ama kendini gayret. Diyorlar ki bu hal nedir? Sen kendinden geçer ülkesine böyle zikrettin.
Ashab-ı Ekber. Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Kul, Allah deyince Mevlana'mızın buyurduğu gibi kul bir defa ya Rab diyecek olursa cani bir haktan altmış kere lebbeyi buyur kulum, buyur kulum sadası gelmesin. Böyle olanları nasıl kendinden geçmez ki? Ebu Ata, İbni Ataullah İskenderi, Kıymetli hocalarımız bilecektim. İbrahim Beyken hocamıza demişler ki bir son zamanı ziyaret etmiştim. Hocam bize bir tasavvuf dersi okutsa, dedim ki diyor, oğlum benim okuyacağım tasavvuf dersine siz dayanamazsınız. İki ay diyor, iki ay sadece tasavvufun tarifini yapıyoruz. Biz bir ara böyle elçiye gittik, gitmiş üçten beri gireriz. Bundan iki yıl önce gittiğimizde on altı tane hafız, onun yanında Dila Medresesindeki öğrenciler. Orada şunu söylemiştim, biz Erciş'e yeni geldik.
O konu verilince dedim ki Hacı Hasan efendimiz evet anılıyor ama tam en güzel şekliyle, tasavvufta tevhidin tarifi mi ne ise artık umum bitti. Bu ismin altında onun anısına toplanmak en güzel şekli zuhur etmiştir görür. Sağ olsunlar, vay Müslümanlar. O zaman düşünüyoruz, diyoruz ki biz üstadımız hazretlerine demişlerdi de, ya bin yıl dedi anlatmamız gerekirdi. Kardeşimiz bir yıl, gerçekten öyleymiş. Yani ilmel yakin şeyde geçer ya Neml suresinde Süleyman aleyhisselam diyor ki ben eğer bütününü bulursam Boğazlarım, gel beni boğazama edin. Ben sana bir haberin yakayım. Kesin bir haberle geldim. Şimdi söz buraya gelmişken mesela Sana'da Ay'a, Güneş'e, Yıldız'a tapan bir hüküm daha, kraliçe var, Belkıs. Bunu biz onu duyuyoruz. Bir de biz bunu görüyoruz. Bir de bizzat o memlekette bulunuyoruz. Onun gibi.
Şimdi Belkıs validemizin öyle bir hali var ki sonunda Ben Ay'a güneşe ve yıldıza tapmak suretiyle nefsime zulmettim. Süleyman ile beraber Aleyhisselam alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim olduğunu bir haberdir. Yakım delillerle ifade etmektir ve yakimin müşahede de bizzat yaşamaktır. Efendimiz aleyhissalatü vesselam buyuruyorlar, şu dünyada insanlara hayır olarak, şu iki şeyden daha hayırlı bir şey verilmemiştir. O da yakin ve afiyettir. İbrahim Yeter niye dedik biz? Yani konu o kadar geniş ki tarifini bile daha yapamıyoruz biz. Gelin bunu biz hocalarımıza emanet edelim. Hem de Muslera bakın çok mu geçti? Her türlü şevktir, şüphedir hiçbir şey kalmadan kalbi tamamen tasvip etmesi, kabul etmesi var. El İmamı Alibi Nebi Talib, kerem Allahü ve Sellem, men Arap Allah hadis sırf gönül olarak Cenabı Hakk'ı tanımaktır. Hastalara yapmaktır. Allahu Teala'dan başka hiçbir şeyi göremezsin.
Ömeruh sure verdiği, Gatdesallahu Sırra, sonu iman ve hidayetin de meyvesi olsa gerektir. Eş Şeyh Davud El Gayseri, Rahmetullah Ali İznik'te ilk Medresei Kuran düzelttir. Rahmetullah Ali Tevhidullah Tevhid, La ilahe illallah demektir. Efendim Sürdün Geçiyorum Vakit dalmayı anıyorum başka vakit geçiyorum Şimdi Acras Efendimiz hakkında toplanıldığı böyle Abdestullahü'l-sure O tevhidi şöyle anlatacağım. Tevhid, La ilahe illallah Muhammedun Resulullah yirmi dört harftir. Gece ile gündüz yirmi dört saattir. Kim ancak sana ibadet ederiz. Ancak senden yardım bekleriz. Maksat ve gayemiz senin rızandır ve hükmü sadece Cenabı Hak'ta vererek dört şartını haiz olarak okuyacak olursa onun kalbinde günahkiri diye bir şey kalmaz ve yedi kelimedir bu şartlarla çünkü Muklisan Tabiri vardır burada. Çünkü bizim ilk başlangıcımız da tevhidtir, sonumuz da tevhidtir. Bir, başlangıcımız da Tevhid sonumuz da.
Çünkü İslam fıtratı üzerine yaratılıyor muyuz? Aslında alem bir vadenin sarhoş şudur. O bade de Elest vadesidir. Yedi kelimedir, Yedi cehennemin kapısını kapatır. Daha söylerler mesela La ilahe illallah Muhammedur Resulullah dediğimiz zaman hiçbir noktalı harf yoktur. Bak bu olur noktalı haritada. Ama La ilahe illallah Muhammeden Resulullah'da noktuyor. Asıl onlardan dinle dinlememiz gerekiyor. Zatından istifade eden, zatından alan kimseler. Bak ne güzel ifade ediyorum ya. Gönülde arz ettiğim gibi nefsani arzu ve istekler yok olur. Rabbimiz'ın Rab oluşunu, hayatımızın her anının tevhit olması gerektiğini ifade eder. Hayata, tevhidi hakim kılmak esas Allah'ımızın birliğini ifade etmek. Ona hiçbir ortak bırakmamak. Efendim şimdi üstadımızdan deyince Abdülhalibi Hojrevani Hazretleri'nin, Hazreti Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hızır aleyhisselamdan öğrenmiş olduğu nef-i ispat var.
Nef-i ispat suya dalarak öğretmiştir. Nefesini göbeğinin altına alır. Yirmi bir defa nefes almadan okur. İmanın durulduğu derstir bu. Eğer iyi yapabilirsek aynı zamanda mutmainne sıfatının tecelli edeceği bir harftir. Neyi arıyorum? Mazhar can-ı can-ı canan pir Abdullahi dehrevi Hazretleri. Bakın nasıl tevhid okuyor. Kırk bin defa tevhid okuyor ve nefesi. İçten de on bin defa nefesini göbeğinin altına alarak La ilahe illallah diyor. Zaten sonunda Muhammed Resulullah değil. Kalpten ruha nuru ve iki nefes arası da Yani biz üç aylarında bin Tevhid camiye girerken, okumamıza Sami Bende Hazretleri'miz müsaade Enfal suresi kırk beşinci ayet içinde, Allahü Zülcelal'i çok söz edin ki kurtuluşa gelesiniz. Bak benim üstadımız, dedemin burada Şeyh Müstabend Hazretleri tevhid hakkında sözleri var. Üstadımızı da zaten bitireceğiz dedik.
Nefih ispatı böyle dörtlükler halinde öyle bir güzel tarif ediyor ki bundan sonra nefü ispat gelir tevhid gider zulmet. Lakin çok istermiş gayret, fikren buna devam lazım. Nefesini çeken içe, Tek olacak varın üçe. Yirmi bire yol açan maksud, maksud rıza lazım. Yazmakla bu iş bilinmez. Buyurduğu gibi anlatmakla da bu iş bilinmez. Sadra yazıdır silinmez. Aciz bu sende bulunmaz. Lakin tarih etmek lazım. Bu nefyi ispatın Kuran'a azimüşşan'da ifadesi nedir? Biz onlara hem dış alemde hem de iç alemde delillerimizi göstereceğiz. Kuran'ın hak olduğu kendilerine açıkça belli olsun. Buradaki hak olduğunu ifade edeceğiz kelimesinde müfessirini izam efendilerimiz şunu ifade ediyor. Bir, din. İslam. Kuran ve kelime-i tevhid.
Hamdolsun alemlerin Rabbi olan Allah'a aleyhissalatu vesselam ben sizin taifelerine ehline ashabına peygamberınızdan ve piranızdan bütün geçmişlerimizin dostları için ve müminümatın hortlarını, İdlib'de savaşan ordumuzun uzak feriyetine memleketimiz hususunda iç ve dış kurulan bütün oyunların, Kuran'ların ayaklarına dolaşmasına, Ayet-i Celilesinin tecellisine. Evet misafirlerimiz Hacı Ramazan Dinç üstadımıza geldi sohbetleri anlatımları için teşekkür ediyoruz. Akıllıyım diye söyler tabipler, Lokman Hekim gibi olsan ne fayda, son nefeste söylemezse bu diller, bülbül gibi olsan ne fayda? Var? Ne kadar alim olsan baban kardeşim, Seninle gitmez iman yoldaşın.