Uluhiye. Tevhid beşeri bütün vasıflardan kurtulmaktır. O zaman beşer tenle alakalı, o zaman bizim gözümüzde, kulağımızda, elimizde, ayağımızda olmayacak mı? Olacak. Olacak ama el yolunda sarf eden bir el. Ayak, Mevla'mızın emrettiği yerlerde bulunan bir ayak. Furkan Suresi'nde buyurulduğu üzere vakarla yürüyen bir ayak. Göz olacak ama ibretle bakacak. Göz olacak, haramdan sakınacak. Kulak olacak, lav boş sözler dinlemeyecek. Burada beşeriyetin ortadan kalkması derken vücut aynı vücut ama bu vücut bütün zerreleriyle birlikte münib olan bir vücut. Münib olması Rabbimize tamamıyla dönen. Mesela Sure-i Yusuf'ta estair billah, Kul hade sebili aleyhissalatü vesselam Efendimiz benim yolum budur. El nuri illallahu ala basiratin. Ben bizzat müşahede ederek basar gözle görmek, basiret gönül gözüyle görmek inanarak yıkan denir buna. Ben Allah'ın yoluna davet ediyorum.
Ben ve bana tabi olanlar bendendir. Ve subhanallah ve Cenabıhakk'a noksan sıfatlardan tenzih verin. Ben müşriklerden değilim, tamamen Rabbimize yönelmiş bir kul. Kul dememiz İsra suresinde Cenabı Hak kullu Muhammed'i buyurduğu için sallallahu teala aleyhi ve sellem. Mesela beşeriyetin ortadan kalkıp aynen bu vücudumuz duruyor ama bu vücudun kalbin ıslahıyla Mevla'ya yönelmesi İbrahim Aleyhisselam'ın En'am suresinde Semavat ve arzı yaratan Cenabıhakk'a Hanif olarak, Hanif tevhid inancı üzere ben yönümü Allah'a çevirdim. Yönümü Allahü Zülcelal'a çevirdim, ben müşriklerden değilim. Biz bunu Belkıs validemizde görüyoruz. Ne diyor Belkız validemiz? Ta ki iman ettikten sonra Sebe ülkesinin kraliçesi, Cenabıhakk'a dönünce, Mevla Zülcelal'e dönünce ne söylüyor? Es sahibillam, dedi Rabbi ya Rabbi, inni valentin nefsi, Ay'a tattım, güneşe tattım, yıldıza tattım, ben nefsime zulmettim.
Ben Süleyman Aleyhisselam ile birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum. Burada teslimiyet noktası, Selçuk Eraydın hocamız bu noktada bir şey söyledi, tasavvuf hocasıyla malum. Ben dedi teslimiyeti şöyle anlatıyorum, bir desteği çeşmenin altına bırakmak, tamamen gönlümüzü Allah'ımızın muhabbetine, Resulü'nün sallallahu teala aleyhi ve sellem muhabbetine ve cihat sevgisine teslim etmek. Tevbe Suresi'nde bu şekilde ifade buyurulduğu için diyorum. Daha da Ayet-i Celilei Cemileler var. Mesela Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz onlara canlarından daha kıymetlidir buyruluyor. Sonra onların Cenabı Hak'ta sevgileri her şeyden fazladır buyuruyor Bakara Suresi'nde ki bu beşeri hal, beşeri hal tamamen, Allah'ımızın ahlakına, Celle Celaluhu, Resulünün sallallahu teala aleyhi ve sellem ahlakına dönüşmüş oluyor. Buyuruluyor ya bu Niyazi'den de Mevla görünür.
Bir gün biz meczubindendi, Cemil Baba'yı hemen hemen çoğu insanımız tanır. Kayseri'yi ve etrafı daha çok tanır. Bunu Sami Efendi Hazretleri tasdik buyurmuştur. Üstadımız Hacı Hasan Efendi, Kaddafi Sallallahu sırra tasdik etmiştir. Gerçekten meczubinden Allah'ın aşkıyla yananlardan birisi. Bunu çok soruyorlar, işte deli nedir, meczup nedir? Deli aklını oynatan, meczup kalbini oynatan, kalbini Cenabı hakk'ın sevgisiyle ona aşk ve muhabbet içerisinde olan, bir diğeri aklına zeval gelendir. Bunun ifadesi çok uzun. Şimdi meczup dendiği zaman meczubun bir şekli var ki onlar kalbi Cenabıhakk'a çekilmiş Esselamü. Beni zikredin ki ben de sizi zikredeyim. Bir tanesi mihrapta oturur, zikrederken kendinden geçer. Derler ki bu coşkunluk nedir, bu feryat, bu filan. Der ki ben beni zikredenin andığını duyuyorum.