Yahu, ulan Ali Haydar Efendi'nin halifesiydi, mütevafatı desin. Ali Haydar Efendi vasiyet etti. Bütün evladım, Ramazan oğlunun Sami sultanım dedi. Şeyh Ziyaüddin Medine'de bir elli milyon müridini bütün adı Ramazanoğlu Sami Sultan'a verdim sizin hepinizi demiş. Efendim vefatle ne kadar alamam, Siz de kurtlu cihansınız, Kadir Tarifi'nin liderisiniz. Biz ise fakir, fakir diye ağlayaktan çıkmış efendimiz ama tasavvufta böyle bunların yarışmaları var. Halbini tutuyor değil mi Durakalır her şeyi. Halbini tutmuş şeyh, birinci gün aldırmamışmış, oğlum Sami şöyle olsun, oğlum Sami üçüncü gün diyor ta ablaya çıkmış, sokakta bizi bekliyor, elinden tuttu Efendimiz'i diye yürüttü. Sen burada kal Tahir Efendi dedi diyor. Büyük Tahir Hafs-ı Tahir vardı, bu da Hun Yarıydı. Mücaviri yirmi üç senede Medine'de çok meşhur hafızıdır, özel Kuran'ı korudu. Özel Kuran'ı oku demen kimseye özel Kuran okuyamaz.
Özel Kuran'ı okudu diyorum bak her lafımdan anlayayım. Yani Filan Hafız güzel, Kuran okudu derse, hafıza verirmiş. Güzel Kuran okudu derse, Kuran güzel, okuyan güzel olamaz. Olamaz, Kuran mucize, okuyan aciz. Duymanın için Allah'ı severmez. Yani buradan yanlış haberler alıp da dışarıya saçmayın, çünkü bu meclis emanettir. Kim bu meclisi dışarıda konuşursa emanete hıyanetlik ettiği için münafık yazılır. Üç kişi münafık, ahdadından olur, emanete hıyanetlik eden. Emanettir bu meclis, hıyanetlik etti bu meclise. Sözüne yalan katan, buna münafıktan yazılır, vaat ettiğin zaman hulfeden. Yok, eğer yine vadettik gelelim diye, hastalığım göndermese, bademden hulf etmiş olacağım diye sürünü sürünü geldim yavrum Allah'ımız. Sizin karşınıza epey etti de baba da konuştum. Hüsnazımız şu üç kimse, şu üç kimse Ne namazında, ne dururhana, ne ölürken ne kabirde şeytan gelmez vesvese gelemez, gelemez.
İki, Asil-i Gönen'in de bir yik gibi teslim olursa, şeytan gelemez. Üç, devamlı rabıta ederse, devamlı böyle olunca sadıkın ta Medine'deydi. İstanbul'da nadirelim dersem, şöyle düşündüm bu senin yanında olur. Daima yanımda olur.