Alemdarın Kaleminden yansımalar. Ölmeden önce ölmenin çeşitleri. Tasavvufta ölüm, nefsin heva ve heveslerine muhalif davranıp onu yenmektir. Nefs, süfli aleme çekilince kalp ölür. Ulvi aleme çekilince kalp ve ruh hayat bulur. Nefiste yapılan bu mücadele büyük cihat olarak adlandırılır. Nefsin ıslahı bu dünyada olur ancak. Şair ne güzel söylemiş, mutu kable ente mutu sırrına mazhar olan gördü onda haşrün neşr-i nefha-i sur olmadan. Ölümler de çeşit çeşittir. A. Siyah ölüm. Mevt-i esvet. Bu ölüm halktan gelen bütün eza ve cefalara sabretmektir. İnsanlardan gelecek olan sıkıntılar Allah dostlarının kalplerine tesir edemez. Bu hususta şu haber ifade etmek istediklerimizi çok güzel yansıtıyor. Ey habibim. Bir avuç toprağa atmaya değmez. Bir avuç toprağa bile değmez. Sami Ramazanoğlu Hazretlerinin damatları Ömer Kirazoğlu Bey'e anlattılar.
Bir kuş ceviz ağacına konmuş, epeyce ağacın dalında istirahat etmiş, ferahlamış, yorgunluğunu gidermiş. İstirahatten sonra ağaca seni rahatsız ettim, ne olur beni bağışla, demiş. Ceviz ağacıysa ne konduğundan haberim var, ne göçtüğünden demiş kuşcağaza. Siyah ölümle ölenlerin hali de böyledir. B. Yeşil ölüm, mevt-i ahtar. Yama üstüne yama dikip yamalı elbise giymek yeşil ölümdür. Bu, insanın benliklerden, kibirden ve gururdan uzaklaşması içindir. Hazreti Ömer radiyallahu anh efendimize yeni bir kaftan getirdiler. Üzerindeki elbise bir ipi çekilecek olsa bütün yamalar bir bir sökülecek cinsten. Ya Emirel müminin, şu yeni kaftanı giyiniz dediler. Yeni kaftanı bir müddet giydikten sonra buyurmuşlar ki bu bana gurur verir diye korkuyorum. Bana eski elbisemi getirin. C. Beyaz ölüm. Mevti abyad. Nefsi aç ve susuz bırakmak suretiyle öldürmek beyaz ölümdür.
Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri ömrü boyunca haftada bir üzüm tanesi yiyerek yaşamıştı. Şaşırmayalım, Allah dostları manen doyurulur. Aziz Mahmud Hüdayi Hazretleri de bir elmayı dahi yemezmiş, sadece elmayı koklarmış. Bulmuş tek bulan Mevlam seni diyor ya bir şiirinde, işte o büyüğümüz bulanlardan. D. Kırmızı ölüm, mevti ahmar. Kırmızı ölümse sürekli olarak nefsin isteklerine muhalefet etmektir. Hacca giden bir kardeşimiz Hacı Hasan efendimize şöyle anlatmıştı. Efendim, hacda kafile sorumlusuydum. Kurban için para topladım. Nefsim vesvese vermeye başladı. Kafiledeki hacılardan toplanılan paralardan riyal alsan kimsenin ruhu bile duymaz. Alayım mı almayayım mı diye çok mücadele ettim nefsimle. Fakat sonunda icabet ettiğim, sözünü, sohbetini dinlediğim üstadımın hatırı var dedim kendime ve nefse uymaktan Allah büyüklerin himmetiyle beni muhafaza buyurdu.
Mevt-i ahmarla ölüm, ölmeden evvel ölünüz sırrına kamilen erişmektedir. İşte fenafillah hali de budur. Ayrıca tasavvufta ölüm iradi ve tabii olmak üzere iki çeşittir. Tabii ölümle sufiler fizyolojik olan ölümü kastederler. İradi ölümse ölmeden evvel ölmektir. Artık nefis burada etkisiz hale gelmiştir. Gönülde kin, kibir, haset diye bir şey kalmamıştır. Bu manada tasavvufu şöyle de tarif etmişlerdir. Tasavvuf, Hakk'ın seni senlikte öldürmesi kendisiyle diriltmesidir. Hakk'ın seni senlikte öldürmesi kendisiyle diriltmesinin anlamı ahlak-ı seyyienin ahlak-ı haseneye tebdil olmasıdır. Alemdar'ın kaleminden yansımalar.