Tasavvuf Yolunda Manevi Derinleşme ve Ruh Arınması
Tasavvuf Yolunda Manevi Derinleşme ve Ruh Arınması kaydında Muhammed İkbal Rahmetullahi Vali şunu anlatır. Efendimizin aşığıdır Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Onun gözlerini yumduğu zaman akli kainat ile buluşuyor. Efendimiz soruyor Bana hediye olarak ne getirdin? Ya Resulallah, sana hediye olarak Allah yolunda cihad eden erlenin, hanlarını getirdim diyor. Böyle bir kimse, Kuran-ı Azimüşşan okuyor.…
Tasavvuf Yolunda Manevi Derinleşme ve Ruh Arınması ne anlatıyor?
Tasavvuf Yolunda Manevi Derinleşme ve Ruh Arınması kaydında Muhammed İkbal Rahmetullahi Vali şunu anlatır. Efendimizin aşığıdır Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Onun gözlerini yumduğu zaman akli kainat ile buluşuyor. Efendimiz soruyor Bana hediye olarak ne getirdin? Ya Resulallah, sana hediye olarak Allah yolunda cihad eden erlenin, hanlarını getirdim diyor. Böyle bir kimse, Kuran-ı Azimüşşan okuyor.…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 14 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
Muhammed İkbal Rahmetullahi Vali şunu anlatır. Efendimizin aşığıdır Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Onun gözlerini yumduğu zaman akli kainat ile buluşuyor. Efendimiz soruyor Bana hediye olarak ne getirdin? Ya Resulallah, sana hediye olarak Allah yolunda cihad eden erlenin, hanlarını getirdim diyor. Böyle bir kimse, Kuran-ı Azimüşşan okuyor. Tabii, hala duruma göre değişir. Eğer küfür, bir vahdet ve ritrit temin ediyor. Ne olursa olsun gidiyor temin ediyor da burada mühim olan müminlerin vahdeti, müminlerin imanda bir araya gelmeleri tarik ehli için takvada bir araya gelmeleri. Onun iki tane esası var İslamiyet. İyilikte ve takvada yardımlaşmak ve bundan çekinmeyeceğiz. Çok usulüne uygun bir şekilde haber vereceğiz. Böyle bir çekinme var. İşte söylerse dostum diyor, kardeşliğim ne olacak? Işte biz o zaman arayı bozmuş oluruz, böyle değil. Yürüdüğünde namaz kılıyoruz.
Orada kıymetli bir kimse dedi ki hatayı düzeltmek istiyorum. Dedi. Din nasihat diyor. Biz öğrendiğine gittiğimiz zamanlarda. Din nasihattin, din nasihattin. Bakın ellerimizi secdede koyarken şu şekilde koyun diye bir tarihte bulunurdu. Malum eller kulakların hizasında. Bu bir sebepler var. Mesela kulakta Allah korusun bir akıl tırnak filan olacak olursa sizde mahalline değil de ellerinin üzerine dökülsün ve şu dirseklerin de şimdi bir af buyurun kedi geçecek kadardır. Şöyle dirseklerini böğürlere tamamen geçirmemek açmak. Efendimiz aleyhissalatü vesselamın mübarek koltuklarınız altı bölümdür. Ashabı bütün efendilerimiz zaten nur, nur gibi ona müşahede derlerdir. Yani güzel ki tavsiyelerde bulunulacak. Fakat Konya'dan geldiniz Konya'dan haber veririm. Efendimiz hazretleri bir yerde istirahat buyururlar. Geceleri işte rahatsızlıkları sebebiyle fazla da uyuyamıyorlar.
Onlarda da zaten güzelliktir. İnsanlar az bir kısmını da koyuyorlar. Şimdi kapıya gelmiş. O zatı tanıyorum, kapıya gelmiş derler de inşallah. Kapıya gelmiş, bekliyor, öbüründen istirahatle istirahatimi yapsın, görüşürüm diyor. Dediği şu. Efendim duydum. Siz bir davete icabet edeceksiniz. O davete icabet edeceğiniz yer faiz müessesesiyle alakalı biz sizinle Allah için kardeşiz. Bunu haber vermeye geldik. Çünkü Rabbimiz aynı zamanda velinin anlamlarından birisi de muhafaza olmaktır. Korur Cenabı Hak bunları. Muhafazedir. Nesine yerine göre, ricalü'l Gayri ile, Hızır'ı ile, İlyas aleyhisselam ile, rical taifesiyle muhafaza edilir, korunulur mu? Korunulur mu? Çünkü önemli bir kimse. Onlar bir tek kimse ama, etrafıyla o çevresinde bulunan kimselerle bir illet halindedir. Mesela onların girdiği mecliste ne oluyor?
Bir tav oluyor, bir huzur oluyor, bir lezzet oluyor, insanı kaygısı keder, elini bitiyor. Neden? İlahi aşk meydana geliyor, etrafından dolayı. Yani bizim gözlerimiz görülür ama etrafları dolu oluyor. Bir iznnillahi Teala, hep muhafazasındalar onları. Çünkü çok önemli. Bizim deeşalı olmamız lazım. Islah olmamız lazım. Bak, genellerimiz böyle bir, kendinizi muhafaza edin. Zaten Allah'ın huzuruna gönlüne bir İzmir Lai Teala bildiriyor. Böyle bir kardeşliğimizi güzel bir şekilde usulüne uygun bir tarzda devam ettirmek, yani bu araları bozar ayırır diye bir şey yok. Ve la ta'nın valalizmi ver o düvelenin. Kötülüklerine düşmanlıkta asla buyuruyor. Mesela bir beşeri izama bağlılık gelişi güzel değil ki. Allah'a itaat edenin, Resul'üne itaat edin bu mutlaktır zaten. O şarta bağlı olan sizden olarak büyülenir. Biz ayetince ilgilenlerle zaten hareket edeceğiz. Esas kur.
Belki gönlünüz bir kadından bahsedilir. Kırk yıl. Bu tür anlatılmıştır. Bu bahislerimize, üzerimize nasihat edenleri anlatırlar. Kişi bir söz söylemez ki melekler onu kaydetmesin. Hatta ehlullahın öyle bir dikkati, öyle bir rivayeti var ki önlerine kağıt kalem koyuyorlar. Demek ki çok az konuşuyorlar. Çok az konuşuyorlar. Sıddddî-i Vazan radıyallahu anh'ın ağzına birkaç parçası alıyor. Bir tanesi vefat ediyor da aleyhissalatü vesselam benim, konuştuklarından acaba ne çekecek? Buyuruyor. İki hususta eman verenin cennete girmesine kefilim buyuruyor. Birisi delil bilgileri namustur. Demek ki çok az konuşuyor ki çok az konuşuyor ki yazıyor ve kendisini isabet ediyor. Yalnız bu hesaba çekiliş değişiktir. İki şekilde hesaba çekiliş var.
Bir, yapmış olduğumuz azalarımız ve işlediğimiz hatalardan, bir de Muhyiddini Arabi hazretlerinin hadisallahu sırra muhasebesi var ve onunla onunla eş değerde olan ruhani ve manevi cihetten zaten bunların ortak bir noktası var. Fenafillah, beka ve aşağı din. Gelirken böyle gelişigüzel geniş değildir o. Babacan oğluna, ondan sonra bir devam tarzında değil o. Peygamberlerden bile, babadan oğluna geliş var. Ama o şartları ha. Artık tanıyanlar az kaldı. Şimdi, gazi, talih gibi oldu diye değilse, deyince nasıl ödeyeceksiniz dedi. O Allah'ın elidir. Bak imtihanda şirk. Fakat bu bir meczuptur. O anda acaba ne halin içerisinde, Mesela diyor ya Bayezid-i İslami hazretleri, diyor, şanım ne güzeldir diyor. Eğer diyor ben kendime geldiğim zaman kılıç havaleiyedir, kendime gelirsem sakın ha dokunmayın diyor. O manevi bir sarhoşluğu içerisinde. Yalnız tarikat-ı Ali'de şunu dikkat eder der.
İnsanın yapısında mevcut olan su, hava, ateş, toprak bunun dozagine ayarlarlar. Bu çok uzun devam eder. Ne yapalım? Birini toparlamaya çalışalım. İki tane muhasebe birincisi, yani azalarınızda yapmış olduğumuz keşke bunların iyi bir tevbe ile içsek, arınsak, temizlensek. Mesela bu ay Rabbizü celalimizin ismi celalinden birindedir. Ratr ismi celali. Bu ayda Rabbani bir terbiye ile nefsimizin tezkiyesi, kalbimizin tasfiyesidir. Önemli olan bu. Yani bu ay geldiği zaman işte bir tartılalım, kaç kiloyuz? Bir de Ramazan her şey bittikten sonra acaba arttı mı, eksildi mi? Bu değil. Bu ay kötülüklerden tamamen ashabinden, ayet kendisiyle, kötülüklerden ayrılma, ruhen durulma ay, yani kendimizi sıkı bir kontrol altına alacağımız var. Efendimiz yorum gösteriyor Sayın Allahü Teala aleyhi ve sellem son on gününde ne yapıyorlar? İtikafa giriyorlar.
Aişe-i Sıddıyka valilerimiz buyuruyor ki son on gününde azami dikkat ederlerdi diye bire yol gösteriyor. O artık risalette makam kaydeden Allah'ın sevgilisi o. 0 risalette, nübüvvette, risalette makam kaydediyor. Veliler, velayette makam kaydediyor. Biz imanımızda tahkik şeklini nasıl elde edeceği yoluna bakacağız. Gerçi bu. İşte Ramazan Şerif geldi, günler böyle kısadır. O uzun günler gibi değil, kolay da tutarız. Ondan sonra işte pideleri gibi vesaireleri bunlar değil, bunu hesap etmeyeceğiz. Hesap edeceğimiz ben ne kadar arına bildim, ne kadar duruldum, bu bayramı bile öyle yemenin içmenin bayramı değil, ahlakın güzelleşmesinin bayramı zaten Kuran-ı Kerim'de de buna işaret buydu. Bir de nedir? Bir de verilmiş olduğu ilahi tecellilerin bayrağınıdır. Bak, nerelere ulaşmışlar.
Asıl mühim olan bu yönde yarışabilmek, yarışma bir başkasının önüne geçmek değil, edebin tarifinde mağdurunu tahkir etmemek, mağdurun makamına da göz dikmemektir. Kendisinde aşağı olanın bile onda işi ol. Bunda işi ol. Değil mi? Yukarıda olanın da önünde takır olmamaktır. Allah'ım daha vardiyeyim, Allah'ım daha bu çevirirler. Allah'ım daha manevi güzellikler ver diyebilme bu kazanç getirir insana. O kazanç üstünde yapmazlar ama gönüllerindeki hal bulur. Delille eğri maslarından düzgün çizgi çıkmaz. O doğru bir kere sıratı müstahkin düzene devam ediyor. Demek ki muhasebeler birincisi yapmış olduğumuz hatalarımızdan dolayı gerçekten bunda ihmalkarlığımız başta, neyse tabii pek çok. Böyle kendimize zaman ayırmıyoruz. Bak dikkat ederse bu ortaya çıkacak. Daha çok gelen diyor ya, bizden bize ne lazım? Gıybet etmeyin gözüm, ağrsın iki yüzün, siyah gücü sevmesem, diyor ki bizden bize ne lazım?
Yan Musa kendi ayıplarından faili olmadıkça başkalarının ayıplarıyla uğraşmak, kendimizi bir nasıl temizleyeceğiz? Eğer bu temizliği yaparsak bir başkası zaten temizlenecektir. Siz kendi nefsinizde olanı değiştirmedikçe Allah sizi değiştirmez buyruluyor. Bütün konuşmaların görüşmelerin neticesi bu olsa gerek. Mesela Cezayül Huleması, kendisine bu ayeti cenneti paralı olarak kabul etmiştir. Şimdi böyle bir yerden geçiyor, bahçeye uğramış, bahçe sahibi onlar lanet ikram etmiş. Dediler cennet suyu karışmıştır ona dediler. İbrahim ediyor, çok hoşuna gitmiş, hoşuna gitmiş, bir daha istemiş. Fakat o birinci gibi değil, o acı çıkmış. Demiş ki aynısından biri bir, bu acı, tadı birinci gibi değil. Demiş ki aynısın ama senin fikrini değiştirdin. Diyormuş ki bu bahçeyi nasıl elde edilir bir yere? Şimdi fikrimiz uzunmasın inşallah, gündemimiz uzunmaz.
Pigmentımız, yaşantımız, hareketlerimiz, ev hayatımız vesaire, ticari durumumuz eğer bunlar değişmez de Allah'ımızın Celle Celalühü istediği tarzda olursa Allah'ımız bile iyi günler nasip eder. Bunu böyle araştırıp şu neden şöyle oluyor, bu neden böyle oluyor, hiç gerek yok. İşte kitabı geliyor ortaya koyuyor bize. Biz kendimizi düzelttiğimiz zaman ne oluyor? O zaman etraf da düzeliyor, halimiz de düzeliyor. Büyüklerimizin birbirine yazmış olduğu mektuplar var. O mektupta düz tavsiyeleri var. Birisi de bu. Kendini düzeltecek olursan insanlar ile anan da düzelir. Yani demek ki iş bizim ıslah ve irşadımıza bakıyor. Buna kıymetli. Bu çok yanlış bir düşünce. Şu şöyle, bu böyle kitle kadar yanlış bir şey yok. Buyuruluyor ya, eğer bir başkasını kimse ayırt deyince durursan, o hataya düşmeden ölmez, ölür diyor. Eğer bir kimseyi ne yaparız?
Dua ederiz, yardımcı oluruz, iş verimizden geldiği kadar bizim hacimiz ne olacak diye onu tefekkür ederiz. Acaba biz ne hazneye geleceğiz ve çok güzel edebin tarif için. Marulunu tahkiyet etmemek, mal halkının makamına da göz dikmemek. Şimdi demek ki muhasebede bir yapmış olduğumuz hatalardan dolayı bir de gönülden geçen düşünceler bu İbni Arabi hazretleri, Hazreti Allah'u Ekber, usta buyuruyor. Gönülden geçen düşüncelerimiz, bak bu kadar hassas. Bunu Sami'den nefret ettiler müstahazımıza söylüyorum. Hasan Efendi, hava hatır var mı hava hatır? Tabii çeşitli de var burada. Diyorlar okursunuz siz, bu mutlak da okumamız lazım. Bilgi sahibi olacak tarikat haliyemiz hacetak kayırdı. Hep bizim efendilerimiz ilim ehli mürşidi kamillerdir. Mürşidimiz elli yıl bazı nasihat etmiştir kürsülerde.
Bak bir gün tahsilim yok demesi, onun bir gün tahsilim yok dememesi demesi Allah tarafından verilen ilim demektir. Esselamle sen, Allah seni okutacak, sen de unutmayacaksın. Onun bir müddetim gök dilesinin sırrı pek çok. Esselamle. Allah'ımız olduğu gibi dürmüş bükmüş gönlünün içine koymuş onu. Hazreti Ali'yi, Kerremallahu vecheh, Abdulkadir Geylani Efendimize, bir nakliktir. Aleyhisselatu vesselam Efendimiz buyuruyor ki ya Abdulkadir, hep konuşmuyorsun, sebebin Ya Resulallah Irak yerine çok hassil konuşulur. Ben böyle konuşamıyorum. Bunu Karaman'da böyle Galdirilerin bir toplantısı oldu. Çok güzel Bizim de yolumuz değil ama yani Nakşibendi Kadiri layık olmayarak bizde bulunduk. Güzel anlattılar. Çok güzel bir yanları var. Bausü'l-Şer, Dillani. Tabii çok güzel kerametlerini anlatıyor. Biz hele bir tesisatta oldu. Dedim herkes kerametine ne anlattı? Çok güzel.
Biz de cihat kerametini anlatalım. Eğer Abdülkadir Geylani, Kaddesallahu'un sırra devrimizde olsaydı, ilim ve bende ünküydü. Nasıl ki ilim, irfan, ahlak velayette öncü olduğu gibi bu noktalarda da ünküydü. Tarif edilmez. Allah'ımız onları her yönüyle teçhiz ediyor. Her yönüyle teçhiz ediyor. Sadece bir noktada değil, her yönüyle Allah'ımız lütfediyor, ihsan ediyor, zamanına göre ikram ediyor. Mesela zamanımızda en önemli konu neyse ona göre. Şimdi Abdülkadir Geylani Fenemizin bu dediğim hususu orada anlattılar. Muhammed Halk'ın ilanı adetleri anlattı. Şimdi Ya Resulallah dur aka yani çok fasih konuşulur, ben konuşamıyorum deyince ağzını aç buyur diyor, açıyor. Altı tane şükr. Hepsi Hacegan'ı talibi diyoruz ya Efendimizin şu çöp püret, Zahiri, şifa tarifi bunu okumuyor mu? Bilmiyorum ki biraz. Nasıl Dikkatle almamız gerekir.
Fıkıh ile Hadis döven, nefsini yıkmaya davran, Mürşi dibinde bir vuran, sakal altı sualdir bu. Evet, dürüst'e. Şimdi bakıyoruz biz Mürşid-i Kamilimizin böyle neflük ispatı çok önemli. Tarikatı aliyyede çok önemli. Onu öyle bir izah etmiş ki hayran kalmamak mümkün değil. Şimdi efendimizin özelliği nedir sallallahü teala aleyhisselam? Mu cehvür kelim, bu cehvür kelim az bir kelime ile çok kısa bir cümleyle çok büyük manalar içeriyor. Mesela ashabı bizim efendilerimizin biri geliyor. Diyor ki ya Resulallah emirler pek çoğu attı, bana öyle bir tavsiyede bulun ki bana öyle bir tavsiyede bulun ki, o hepsini içersin. Buyururlar. Allah'a iman ettim diye, sonra dostu. Bakın bu kısa gördüğümüz cümlenin içerisinde itikat var. İbadet var, ahlak var, muamelat var. Allah'ımız böyle bir peygamberimizi bize nasip buyurmuş. Ne büyük bir nimet, ne büyük bir lisan.
Demek ki muhasebenin Sami bende hazretleri Suresi'nin efendim, hava hatır var bunun. Efendim, hava hatır nedir bilmem diyor. Ağrılmış, durulmamış, temizlenmiş, gökten inmemiş bunlar. Bir bedelin karşılığı olarak verilmiş. Öyle oturuyor işte şey Musa Efendi'nin evladı olduğu için ikram olur, Ne değil ha? O kendisinin bizzat gayreti, bizzat çabasıyla Allah'ımızı lütfediyor. Hepimiz öyle. Kaydetimize göre olur. O nasıl oldu, bu nasıl oldu değil. Onun çabası var, bir gayreti var. Allah'ımız da O gayret ve çabalarına göre yollarını ne yapıyor? Mevlayı Bakın burada çok kısa, Kırk Han'ın içerisinde devrlenmiş toplanmış. Nefhi sıfat dersi imanın durduğu bir derstir. Yapmıyor muyuz? Yapıyoruz ama biz candan yapmamız gerek. Bu nefşik üstat Abdulkadir ve Uludevani hazretlerinin kalpte Sallallahu Aleyhi ve sırra Hızır Aleyhisselam'a öğrettiği bir vazife tersti.
E bidat, Hızır Aleyhisselam'ı öğrendiğinde, övrettiğinde bidat olmaz. Bak bunu candan böyle candan işte. İki tane tahrip etmiş bunu. Bitmez, talep ediyor. Nefesini çeken içe tek olacak, varen üçe, yirmi bire yol açar maksud, maksud nazara lazım. Yeter len bu. İlahiyette makrul bir. İki nefes arası hoş geçmesin aman ordu zamanında dolsun diye ilahi maksadın gayem sensin, ben senin rızanı istiyorum diye çok güzel ifade edilmiştir. Şimdi biz Ramazan-ı Şerif'teyiz. Atmıştım bu okunan Kuran-ı Azimüşşan'da beyan edilen hususu iklimle halinde bir beyan edilecek olursa kötülükle iyiliğin bir olmadığı, kötülüğü iyilikle def etmenin icap ettiği, işte eğer biz kötülük iyilikle defedersek o kimseyle arada çok sıkı, çok sevgi ve muhabbetin sımsıcak bir alakanın meydana geleceği ancak onların sabredenlerde olacağı ve bu küçük bir ikramdır, yutuptur, ihsandır.
Şeytan da eğer size bir dört, tıp, kötü düşünce gelecek olursa, Allah'ın. Şüphesiz o. Mutluluğ duyandır. Mutluluğ bilendir. Biz mübarek bir ayağa gelinmiş oluyoruz. Aslında bu ay her zaman devam ediyor. Bu Maalit suresinde, namaz hakkında buyuruyorlar. Rabbimiz buyuruyor. Daindir der. Bu daim babacığını şu şekilde anlatmışlar. Onlar namazda daimdirler. Der ki selam verdikten sonra biz ne diyoruz? İşte namazımız tamamlanmıştır. Onlar ise daha namaz yeni başlamıştır diyorlar. Namazın esrarını ifade ediyor. Namaz kötülüklerden alıkoyuyor, muhafaza ediyor. Burada girmiş olduğumuz mübarek ayet, sadece Ramazan-ı Şerif olarak düşünülmez. Sonra Cenabı hak mesela namazı emrediyor. Bakınız namaz zevkini bizde işcevap namazıyla devam ettiriyoruz. Çünkü ben çok diyor haz aldım, lezzet aldım.
Halefımız hoşnut namazıyla, ervahım namazıyla, gece namazıyla, teheccüd namazıyla vesaire namazlarda zevkini taktırıyorum. Mesela oruç. Orucu tuttuktan sonra ne arıyoruz? Beyyamu fi yum, kameri aylardan oruç, on beş, pazartesi perişan, Hazreti Davut'un orucu bir milyon zekat, ölmek güzel bir taatin, sadakayla ve sahil üzeriyle Cenabı hak yine tattırıyor. Hal çarptım tadına doyamadığım kongelerde tattırıyor Cenabı hak. Zikir ibadet de güzel bu problem hasıyla sabah ve akşam demek sadece sabah ve akşama münhasır değil, o zaman da yapmakla birlikte her an Rabbimize dönüşle Yani onuncu çok iyi anlamamız gerekir. Bizim bir şartla İslam'ımız olmalı onu. Efendimiz buyuruyor sallallahu teala aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor. Cami Said Hadis şerifleri inanmıyoruz. Ramazan-ı Şerif'te nafakalarınızı üstadlendirdiğiniz, üstadlendirin. Yani nafakalarınızı çoğaltınız.
Zira bu temsil nafakayı artırmak mevkii muharebede muharebe meydanında açmadan gazileri buyrulmak kadar cani bir ecir ve sevaptır buyuruyor. Yani veriyorsunuz ama bu ayda daha çok ikramda bulun. Ve menahiden içtinap sebebiyle günahlardan kaçmak sebebiyle cehennem kapıları mestur olduğu gibi kapalı olduğu gibi şeytanlar da zincir ile bağlı ve makbuz olurlar. Şurası ve şayanlı dikkat ki bu bile şeytan geçemezdi. O nedir? O nasıl bir divandır? Allah'ınızı bir şekilde doğduğu zaman, o zaman yanından geçemiyor. Mesela bazen diyor ya şimdi görmüyoruz, duymuyoruz. Böyle ezektirik direklerinde neden? İşte cereyan var diyor. Mesela cereyan var ama karşılaşıp karşılaşmayın diyorlar, okunmayın diyorlar. Bu Ebu Said el Harraz diye bir kimseden anlatılır. Büyük bir veli. Böyle merfu görmüş sopasını kaldırınca ey Ebu Harraz, ben senin o asandan değil, kalbindeki ilahi nurdan korkuyoruz diyor.
Yani bu nuru elde eden dersinde, evladına da, ezkarında, murak Tepesi'sinde, avutasında yaklaşamıyor. Aksi halde yok geliyor. Bir de şimdi hastalıkla, hastalıklar çoğaldığı zaman Allah korusun mikrop def'i zorunlu. Mesela bir SARS hastalığı gibi ilane geldi. Herkes onlar çekiniyorduk. Şimdi bunda da öyle. Bu virüste de öyle. Hep çekinildi. Allah korusun, çoğaldığı zaman mücadelesi de zor. Çünkü devamlı şekil değiştiriliyor. Daha sonra daha sonra eğer kalbi olan hastalıklarımızda, manevi hastalıklarımızda kötülük, isyan artık etrafı aldı yani kıyametin alarminden alametlerinden birisidir. Kötülük işlenecek buyuruluyor. Bak gerçekten bunu yaşıyoruz, siz de biliyorsunuz. Yahu bu meylanetin, bu pisliği, bu biçimsiz hareketi yapıyorsun, böyle sokağa ortasında deyince kenarda yap diyecek, zaman gelecek diyor. Diyor bu da çok gençli bile bak. Böyle bir zamanda daha çok korunmamız gerekiyor.
Yani yirmi beş istihfaf vermişler, Mektubat'ı okur böceği olursak çok az bir evrak asker Sami bende Hazretleri gerçekten bir vuku, halka hukuku açalım. Şimdi iki yüz on bire çıkarıyor. Aman rabıta ağırlık verin, dersinizin hükmü ağlama olsun diyor. Yoksa biz kurtulamayız. Yani bizim en çok yanıldığımız şuna bakarak, buna bakarak, şu niyete göre. Yani çıtayı bu şekilde tutarsa biz aşağıya gideriz Allah korusun. Allah'ımız bizim için çıtayı müminler oldukça siz adisiniz buyuruyor. Devamlı bize yüksek hedefler göstermiyor Cenabı Hak. Aleyhissalatu vesselam ve bize hepimiz idare edesiniz buyuruyor. Bak, hep yüksek düzlem diyoruz. Biz yükseğe talip olacağız. İbni Mesut Hazretleri radiyallahu anh Ebu Teyit'in göğsüne çıkın ya, ne yüksek yere çıkmışsın dediğinde İslam adidir, işte böyle yüksek yerlere çıkarır demiştik. İslam adidir. Onun müdavimleri olarak bizler de dikkate edeceğiz.
Rivayet edilir. Bugün bugünlerde daha ziyade, daha ziyade kendimiz alemimize döneceğiz. Bizi helak eden şu iki kişi. Meşşa-i Zap efendilerimizden birbirine buyuruyor. İki yerden dikkatli olun. Bir yemek yerken, bir de söz söylerken biz çok şeyi inşallah kaybetmeyiz ama üzülüyor insan. Bizim mürşidi, camimizin demeli söz kalmıyor. Bir gün mektebi yok diyor ama o mektebi olanlar dizinin diline çöküyor. Ebru Deskeri alıyor, İstifa ediyor. Efendim bir ay bizi, aklımızı doldurup geliyoruz diyorlar. Söylemedi, söz bırakmamışlar. Not defterleri var, bakıyor. O yapmış olduğu bahislere bakıyoruz. Bir ayet celde, iki hadis-i şerif var mı? Allah'ımız gönlüne indirmiş ki, bindirmiş ki her konuşmasının başında selam okuyor. O sallallahü selamla her şey bitiyor. Yani ne kitaba bakabiliyor, ne deftere bakıyor.
Allah'ım vermiş, kendi tarafından ihsan etmiş, kuyuya donduran, dondurumdan o karşı suları değil ki o. İçinden kaynayan, gönlünden kaynayan bir mertebe oldu ki müdavim, Allah'ı de zatına muallim olan bir kimse düşünür olur mu? Anlattı, inşallah bize düşen nedir? Mesela çokça söylüyoruz, yine söylüyoruz. Güzel, her zaman güzeldir. Yüz seksen defa diyeyimsek yine güzeldir. Maide İslami, kalp tesallahi sırra, izine basan birine diyor, çok önemli bizim için. Evladım diyor, geri bile gitsen fayda etmez. Mühim olan sözümüzü tutkun. Onların güzel düzene, sözel, dinleyen burada ağırdı sadece. Meşşain, zam efendilerimizin hep burada neler var? Tavsiyeleri var. Mesela Şeyh Seyrüddin Hazretleri tarikatımız buyuruyor, devamı vukufu kalbi, vukufu kalbi bir ise Evliyaullah'ın kalbinde yedi tane de safir var. Bunu kıyacaktım. Devamı vuku-u kalbi ve sohbeti şeyin üzerine güveses dedik.
Ağrımır, burulur mu insan? Bunların huzurunda günahtan hantallaşmış bir toplum huzurunda olduğu zaman halk olmuş olarak kalkar mı öyle? Arafat'tan inerken insan çok hafiflemiş bir kuş gibi iniyor. Yani onların gönül Arafat'ında vermiş olduğu o sohbetleri, bu vakitleri, o mübarek sözleri insanı böyle kış gibi hale getiriyor. Müdadahları görülüyor. Dikkat edersek bunu kullanabilirsek buyururlar. Beni yaza vücutta meşakkati mevk eder demişti. Bize Havva ve aletler değildir demiş. Mesela çok şeker söylemişler. Demedikleri söz kalmamış ki efendilerimizin mesela Şeyh Abdullah Dehlevi Hazretleri, Dehlevi Hazretleri hazretleri Allah'u sırrı bu yolu dört esasla ifade buyuruyor. Dehruf havadi, yerisiz düşünceleri akma. Bu ne demek? Yani yersiz düşünceleri diyorsun, uyguluyor ki Hazreti Sıddıyk Radıyallahu anh kimileri baktığında dünyayı istiyor, kimileri cenneti istiyor.
Ben Mevla'yı istedim, defil havati bu. Mevla'mızı istedim. Devam, huzur, Fecir suresinin son ayetleridir. Cedevat, gönülde cenabu hakka küçük bir aşk ile Allah'ınızın kulunu kendisine cezbetmesi, validedı ilahi ve uçlardır o zaman hayatın anlamını demiş oluyorum. Velhamdülillahi Rabbil alemin.
Kaynak: Genel
Tasavvuf Yolunda Manevi Derinleşme ve Ruh… | Mihmandar