Süluklerinde dersinin okuyacağı vakit usul usul beşlerdir ki, tarikatlere göre böyle değişir. Bu zamanın önemli vazifesi olarak yirmi dört saatte bir defa her anın bir vakti kendisinin olayına gelirse, diz çöker. Bu şekilde oturur ve gözlerini yumar. Ellerini dizlerin üstüne kor ve kendini huzuruna bilerek ve ben Allah'ı görmüyorum. Allah, Allah beni görüyor diyerek boynunu büker, hilkat kalp kalbin inceliği, kalbin hassasiyeti ile kırık bir gönülle gönlünü haktan ayırmayarak halkı ile Recabey ehlinin baştan ayağı her bir tüyleri ürpererek üç defnasi ve dizlerin üstüne namazda vaz eğlediği gibi namazda ellerinin dizlerinin üzerine koyduğu gibi ağza bile koyup dünya geçicidir ama ahiret ebemdir deyim, kalbimin meylini dünyadan keser ve kendisini kalben şöyle yüzünün önüne getirir ki rüya hasta olmuş. Bir döşek içinde gayet zahih ve sekeratı nevd kendisine teferruup etmiş yaklaşmış.
Yatır bulup ve bu halde Cenabı haktan gayrı kendisine bir müddet ve inayet ve yardım edilecek bir dostu olmayın. Ancak Cenabı hak konduğunu mülahaza ile ve bu vakte kadar ömrünün gafletle geçip halktan gafil olduğuna geleneği gibi nadir ve pişman olup emanül eman. Ya Rab beni af ve mafiret kıl ve sen bana selamet I iman nasip eyle deyin. Azim, bıkalar ile yani gözyaşları dökerek telif tevbekar ve müstafir, mutlu rahmet ve ilahiyeden beni hiçbir şeyin men etmez. Ancak İblis Mayıs'ta, meni de anın şerrinden halka sığınırım ve ancak hakka teverküde yönelir. Medreset ve ruhtan dahi katı alata kesebinden de her şeyden de alakayı kesip vücudunu halka mahıl ve fani edip halktaydı o denir, canı bölümünden.
İçinden Allah Allah diyerek celle celaluhu, ihtiyar ile hakka teslimi can ile ve bu halde kendi hakkımda biz Allah'a aittir ve ona döneceği dediklerini ve hüzlerinin yumuk çenesini bağla kurtardı ve soyu rahat düşeğine yatırıp kalbine vardır. Bebabine konulurken mürşidi başı ucunda ve sual nöbetlerin ayağı tarafından zuhur ilikledikleri ve üzerine tahtalar dizilim toprağın üstüne çekilip tilaveti kuran ve dua olun cemaat dağıldık da imam efendi telkin menül diken, meleklerin sual ettikleri ve mürşit olan zatı şehidin iadeesi yardımı sırasıyla kalben. Tedirgin ve tefekkür ile düşünen rüya şimdi vuku bulmuş gibi zihninde tecessüm ettiren, zihninde bu ahvali düşünerek aynı halini giymeye çalışa çalışa halisun ediyor. Ölmeden evvel ölünüs sırrına mazhar olsun. Olur. Buna tevekkül-ü mevt derler, ölüm düşüncesi derler.
Demev ihtiyari derler, hayattan iken kötü huylarının tamamenlülük, ruhani güzelliklerin tecellisidir. Ve bazen sonra mürşit olan zatı şerif o caminin mihrabının sağ tarafında mücevher kürsiyi üzerinde nurdan nikah içinde mübarek arkalarını kıble camiine ve feci saadetleri mübarek üzerine Raufay Yut'a araya razı olduğu halde, Kemal'i tutup, bekeremle makamlı makamına saz beste I Hududlar görür. Hazreti müfih dahi sadarak aleyhisselam kandilden yani ödleden tarafa ve arka tarafı minber şeridine doğru ve yüzü hücre saadete lazım olduğu, bakar olduğu halde o kürsü isaadetin ta önünde yani bitişik olarak ve elimden atıp götürdüğünüz sahiti dahi çeşme I galib I çevirdi altına vaz eden kor. Vefahfi alem efendimizin sallallahu aleyhi ve sellem saadetlerinden, kalbinlerinden bir beyaz nur şeklinde, usul yoğunluk gibi bir harf gibiyiz.
Hazreti mürşidin hazineyi kalbine nazil olan tece I ilahi, Hazreti mürşidin kalbinden karşısına oturan yani Salihin kalbine benti tebiz çeşmesi gibi akar ve salih dahi akan feyzel nazarına dikip bakar, Aklı dağıldı şeyine yemin edip teyze bakar. Yirmi dakika yarım tarihi miktarı böyle eder. Fahri alem efendimiz başlarının üstünde kürsü isaadetten kemali ittifak ve bunlara nazar ve ittifak buyururlar. Yarım saatten sonra o saatin kalbine cahil yani akan, akmakta olan ve nazır olan Bu musluk çevrildiği gibi Hazreti müşrik dahi gücünü kıble tarafına çevirir, bazen sonra sabit dahi galible bulduğu bu halde, saik kemiği gafletlerine nalim gafletlerine pişman olarak yüz kere istiğfar eder iktida edeyim, bak sonra kalbini bir müddet böyle bir müderver duvarlar ve bu saykan dövücella böyle pırıl pırıl parlayan bir ayine şeklinde fark edin.
Üzerinde nurdan hadd ile nurdan bir yazı ile Allah Lahsai şerifimi yazılmış bulur ve o lahsatullah'a kalp gözüyle nazarını dikip ben ve cemni eşya bu ismin müsemmasının Abzail kudretinde hıfz-ı himayesinde öyle ki zate pasla misli yok zatı bila misli mülahazasıyla ilini damarına yapıştırıp cemiyi aza kalbe müteveccih olduğu halde tüm aza kalbe yöneldiği halde kalbiyle yüz kere huzursuz gelirse üç kere yafa, yafa, yafa, yafa, yafa, yafa, yafa, yafa, ne şukavatür eder, kalbindeki geçsiz düşünceler ile mesai letaiflerde dahi minval meşru üzere yani letaifleri talifi olmaz bir şekilde genişlemek suretiyle yüz ismi celal okur, sonra da kelime tevhidi hepsini pes etmek yani Nefs ispat. Bu vazifeyi yapmak suretiyle her bir teklerden nefes alarak nefs ispat eder, sonra yirmi dakikaya yarım saat miktarı kendini yoktan var eden.
Nasıl var etmiş ve bir katre suyu, bir damla suyu bu heyeti insani diye şu mevcut olan ismimize teveccühle konmuş. Nasıl bir şekilde yerleştirmiş, kendi vücudunu vücudunda olan sanr ve kudreti ilahiyeyi ve nereden gelip nereye gittiğini ve bu icadın mevcudu bu vücud ile mevcut olduğuna yine bu vücudu. Delil ve alamet olup o delil ve alamet ile müdeldil ve malunu tefekkür eden şöyle ki, malumcu eşyayı fenaya denir. Ancak baki olan Allah olduğu halk tarikati zahir. Süluk, tekmil-i süluk daha sonra bu yolun yolcusu dersini okuyacağı vakit artık evvelki gibi tezekkürü mer etmez. Hemen üç iflas bir Fatiha'dan sonra doğru ragza intaharaya girer. Arasında olan mücevher kürsiyi saadetin minber I şerif tarafından olan kışesi gününde yine arkasını minber I şerif tarafına ve hüznü hücre I saadet canibine lebiğlamda olduğu halde bulur. Ol vakit Hazreti Mürşid ol Salihin elinden tutup oturtturur.
Bir minbali muhalbe salih. Bazen irade cik olunduğu üzere yüzlerini kıble tarafına hala kevnip yüz kere istihbarat ve yüz Salavatı şehri de yüz yirmi sonra nitekim ispatlayın. Tekne üstünlükten iktidar, kendi IŞİD eden bir kere kelime iklimiyetin sonra detayı ve kül üzere dilini damağı yapıştırıp baş bel ayağı gemi ağızarısıyla yüz kere ismi Celal okur ama istiğfar ile Salavatı şehide ikisinde de birdir, defter tekmeyi olan seccaden kalkacakları vakit, rabıtaları tevekkülle ise kol bekile rabıta ile kalkarlar on bin istihbarat, on bin salavat şeklinde yüz bin ismi Celal yüz bin kelime itemeyip beş saat murakabe gidecekmiş, olsun. Ona desturdu, ta yaparsa yapsın fakat tarikat-ı Aliyyeye mahsus olan şartların yerine getirilmesinde imar göstermez. Üsati miktarı gücü yettiği kadar sarih ve gayret lazımdır.
Bu tarikat-ı aliyeden ve mürşide inabeden mürşiri kamile teslimiyetten murat ancak tevhidi ahlaktır. Kötü ahlaktan güzel ahlaka geçişti. Mentevekkül ve rabıta ve murakeden murat huzuru bulup bir an halktan gafil olmamaktır. Daha sonra terzi bir ahlak, ahlakımızın güzelleşmesi ve kalbin tasfiyesi, nurlanması halinde gelir. Cenabı Hak cümlemizin yolunda muhakkak kıs.