Yalnız soğur anlaşılıyor Bir şey dediğimiz zaman hemen tutuşsa Kardeşim hemen biz büyüklerimizin sözünü tutmayacağız da niye tarikata girdik Bir gün Efendimiz şeye geldi Bu Ankara'nın Gölbaşı'nı Oğlum bir kitap oku dedim Meğer dinlermiş Efendimiz bizi Ben dinlediğini bilsem bile okuyamazdım Odadan kapısı açın okuyorum İbrahim I Desuki hazretleri Diyor Eğer söz tutmayacaksanız etrafımızda dolaşmayın diyor Şimdi zorlandığımız çok onlar var bunlar açılmaz Dinen hemen tutuşsa Allah'ın izniyle çok işimiz rast gelecek Hemen tutuşsa Şeyhimizin biri Müritlerine şu evi yarın orada çok büyük balyeler var, çuvallar var onu alın Hemen müritler giriyor Kapıyı mıdır ne yapıyorsa o balyaları çıkarı çıkarıveriyorlar Hiç gözlerini kırpmıyorlar Tamam dediler Efendi hazretleri kesin emir veriyor zaten Ondan sonra harami derler ya hırsızlar Nasıl olduysa haberdar olmuş Oradaki baldiyeler çok kıymetliymiş ama Onu meğer çalmak için geliyorlarmış Bakmışlar ki yok Bu bizim hep faydamız olur Bakın size Sami Efendimizden anlatayım da İslam mevzusunu anlatırım size Bizim İslam menüsü hakikaten büyük bir menkıbedir.
Çünkü sultanımızda çok meşgul olduğumuz bir devredir Okumadım okudum Elhamdulillah Fakat fazla bir mütalaam yoktur Mütalam mürşidi kamilimizdir Ona nasıl bir er meydana getireceğim derdim oydu Efendimize nasıl intisap ettireceğim bu öğrencileri yoksa helak oldular gördüm Böyle kuru kuru kalır bir şey olmaz Sultanımızı bir gördüm onun hali değişirdi zaten Şimdi okul arkadaşlarım var hep emekli oldu onlar Artık vazife yapan çok az Herhalde yaştan emekli olacaklar. Gayrı o duruma geldi. Aman, sakın dişinizi kaptırmayın. Çünkü bazı saygısız insanlar var onlar edepli kimseler. Sonuna kadar gidin işin diyor. Ya yerinizi yetiştirin. İyi bir kimse hazırlayın. Bu ruhi ve manevi ciheti olmazsa işin hep bozuk gidiyor. Mesela biz ilim mehirleriyle dolu alim Ama istediğimiz ne bizim?
Allah'ımızın korkusunu temin eden hayret sahibi kimseler İş bunlarda yürüyor, başkaları yürümez Seni getirip bir yere dayar Ötesi göstermez Allah korusun Neyse geçelim oralar alakalı değil Velhasıl Sami sultanımız Şam-ı şerife geliyor Şam-ı Şerif'in Hamidiye çarşısı var Emevi'ye Cami'ne gidilir O Hami diye çarşısı ecdadımız yaptırmış tabi O dükkanlar iki katlıdır. Tabanı var mı bilmiyorum. İki katlı daha hala ecdadımızın yaptırdığı yerler. Bunu Libya'da da gördük.
Gittiğimizde o kadar güzel çarşılar yaptırmış ki İşte bizim Mısır çarşısını düşünelim Tahtakale Mısır Çarşısı bunun gibi işte Daha bir ihtişamlı Oralarda dükkanlar, bakkallar her türlü imkanlar var Sami Sultanımız buyuruyor ki Kahve takımı alın Çay takımı alın Peynirlerden alın Zeytinlerden alın Ekmek alın Diyorlar ki: Alıp ne yapacağız yarın sabah olur Bakkallar açılır Sabah iniyorlar ki askerler bekliyor Meğer Baas Partisi ihtilal yapmış o zaman, çoğu eski yapmış kimseye hareket ettirmiyor Sami Efendi bu her yerden bir izni-i Ya Teala Allah üstleniyor. Böyle olursa iyi olur ama söz tutan bizdendir diyor büyüklerimiz. Ben söylem zaten kendimi ortaya koymuş değilim. Söz tutan bizdendir, tutmayan da çevremizde dolaşmasın diyor. Ya biz şekil alacağız. Ya. Biz okuyoruz. Bu mektep irfan mektebi. İrfan mektebinde kişi ne yapar? Muhalbine mutlak itaat etmek mecburiyetindedir. Yoksa olmaz.
Müridi anlatırken iki şekilde anlatırken tasavvufi eserlerde birisi hakiki mürittir onlar sapasağlam tutar. İkincisi onların da mecazidir şekil olarak Tutmaz yani Şimdi bize ne hedef gösterilmişse oradan gideceğiz Mutlaka mutlaka oradan gideceğiz