Efendim deden rahmetliyi mübarek sözlerle keşfinle konuşacağım. Ula sahı damına rahmetliğiyle askere gelecek. İneceğim mahallenin de imamı yedi. Askere veriyorum diyor. Şeyhımın yanına bağırdı gelirim. Demire gözümden bir ağıp boşandı. Ağzımı zapt edemedim. Mollaullah oğlum çok ağladım. Hafıza Adana'ya teslim olur. Sami Efendimiz günü geldi geçer dedim. Sen de Maraş'a dedin. Maraş'ta öldü ilah çok. Onları boşlama. Sen onunla gel geç dedim. Tamam Deverli şubesine vardık. Havdamada ahlaksız yine ikimiz, Havdamada Adana'ya yazdılar. Beni de maraşa yazdılar. Şubat Çalı olaraktan. Bu niye efendim rahmetli? Gözde söyledi yedi. Gevelya vardı, gövde söylediği gibi onu alana yazdılar beni maraş'a yazdılar. Maraş'a varınca ikindi zamanıydı vardığım. Efendimin de bu söz aklımdan çıkmadı. Maraş'ta ölüyorlar çok onları bul dedi. Yusuf bir yerde canlı var. Camıyla namazı kıldım. İmamı ele aldım.
İmam aynı efendinin güzelliğinde gün yüzlü güzel, lakin efendim gelir, deden de doğru diyor. Ramazan sonra sordum, eline vardım. Hoca efendi Maraş'ın en büyük bilginlerinden, eline kapanmış adamlardan kim varsa bana göster dedim. Burda dedi Abidin efendi var dedi. Maraş onun eline kapanır dedi. Nerde dedim. Hükümet civarında dedim. Hükümet civarı nere dedim. Ortadan yol geliyor. Bu çatal kapı camının kapısıymış. Şu çatal kapı da hükümet civariymiş. Tamam bulduk. Elbise giydim. Berır. Afrin Efendi ismi de vardım. Evi bir kevle içinde bizim medreseler gibi. Şahaltıdere de medresesi var. Ortada da bir babet yatır. Geriden onları şeyh ez ettim. Bir huzur içinde al keskin ol, askere keskin ol, şöyle böyle derken hep keskin etti bizim. Hemen eline vardım. Elini öptüm. Nerelisin? Kaytar edeyim. Şeyhınım dedi. Şeyh Mustafa Efendi dediler. Kaytar an neresinden gelirsin dedi Yahya'lıyım dedim.
Şeyh'ım kim dedi. Şeyh'ım, Şeyh Mustafa efendi derler efendim dedim. Onun şeyhi dedi Hacı Esad Haziratları efendim dedim. Onun şıkkı fahri Haziratları derim ya öte yandan da sordu ya meğer Sirilayı soruyorummuş. Sirilede benim de albümde ki. Sonra on beş dakikadır huzur daha gitti. On beş dakikadan sonra o yandı. Asker ağa dedi sana müjde dedi sırtımız vardı. Şeyhıl dünyada bilmem dedi. Dedim, şey yoksa dedim. Dünyasını dövüşte de dedim. Başındaki cemiyetler dedim İstanbul'a saldınız dedi. Varmışlar da Gümüşhanelilere teslim olmuşlar dedi. Gümüşhaneyi de benim gönlüm kazığı tutunmaz dedim. On beş dakika daha bir huzurlu tuttu. O yandı. Oğlum dedi asker hali. Şeyhın bir yana eğdi dedim. Ben de Hacı Haziratlarını gitmek istedim de dedi. Şeyhın müsaade edeyim mi ortalık tehlikeli dedi dedi. Efendim dedim. Havlu havluyu gösterdi yatıyor burda dedim. Ondan sonra iki üşüydük.
Birimiz kadar o fazlası çıktı. Beni ıslaya girdiler. Tırnağımızı orda vardı. Şaknım dedim tekrar bir daha görüşeyim. Devüne vardım. Meseleyi anlattım efendim Islahiye giriyorum dedim. Kağıt almışsın dedi. Koyuna bakuymuşsun dedi. Dövün misafiri mi olur dedi. Böğün git, can yarın git dedi. Allah'ımdan dedi müsaade alırsam dedi seni kudurdüm dedi. Müsaade alamazsam yeter dedim. E biz de memnun olduk. Sabahtan kalktık. Geleceksin askere. Ondan sonra yalnız ortalık tehlikeli hücrendan çıkma gidilir, biz buraya askerden geldikten sonra tahta şapka giydirdik. O tehlikeyi yirmi yedi nedimizi rahatlardı ya ben o tehlikeyi söylerim demek ki. Orada nefsin ne yaptı sana? Nefsin nefsin. Efendimin rahmetliğin himmetiymiş. Anlatmayayım dedim. Perşembe günlerinde oruç tutarım. Postan valfelerde de tamam. Yani kimseyle zalim var. Ben kendimi bilmez olmuşum.
Yılbaşım minbaşım demiş ki bu adam hiç içer mi demiş. O kadar sertlerle içmişim demek ki. Efendim hiç gitmez ama iç içerimden nerden hoşlanmaz demiş. Ben serser olduğumdan ustayı attırardım. Hoş geldiniz dedi ki sabah ezanı yat ezanı bana verdi. Şu başka olduğumuz için serbestlik iki günleri memurlarımız gider, kuşluk adı gelir. Çok serbestdir. Otuz yedi gün ezan okudum, otuz yedi gün daha lafeye oturdum. Senin bir müddettiğin gibi at. Görüştüğün için üç gün var. Aç şunu ediyorlar. Bir hale hayret geliyor bize. Cenazaha da nefsim düştü müse karşımda görülen sözün buradan taşı yıkırsak değil ki, linhin linhin linhin linhin linhin linhin. Öyle görünüyor. Anladık mesele. Efendime buraya nak oraya nakliyip yazıyorum. Salati nari'ye de devam ediyorum. Borç durmuyorum. Hatbu havaca din zaten toplumun. Devam Salati nari'ye dizlerim döndüm araya. Bir dakika tuttum oraya her yanı nurdur efendim.
Biz üç aydır harp ederiz. Daim kazaya gideriz. Gayri sevzayi daimini derler hasretim oldu efendim. Şahin Erdal hali gibi haydar'ı almaya geldim. Bu zahife buzlatan kılıcın sensin efendim. Muhammed Hanefi gibi çala çala kolum kaldı. İster ama tam Ali'yi bir nere vursan efendim. Habve ediyorum dövüşeceğim. Bazen kötü, bazı canavar, bazen aşkya oluyor. Bu işte bir kocaman yılan oldu. Bu da bir koca çağıl yılı. Çağla kuyruk tarafı dışarıda baş tarafı benden yanında. Başından tuttum kalbimi çarparım çarparım ölmesin. Bu geliş geç bir yiğit geldi. O kafasını eline dolarım. Ben de kuyruğunu elime dolarım. Çağrımı tüyünün o ayağını verdi. Beni yüzünden de ben ayağını elinden kopardık. Şükür kopardım, kurtuldum dedim. Ulan öyle Bu bir insanın aşkıyev olmuş, her ne bir silah almış, hendanı vurmaya gelmiş temaşa sallar efendim. Ne kadar zayıf üstünse hak havadar kuyuyatirdi.
Uzaysa kuyuya taptan karıcığım sensin efendim. Bugün bir gün aşkıyak olmuş, eline bir silah almış. Hem beni vurmaya gelmiş tema şaşarlar efendim. Hemen buna hamleyi dedim. Elin kolunu bağladım. Tutup silahını aldım. Başına çaldım efendim. Görürdü karşı da tandır içinde gayet nar yanar. Görenler cehennem sanır bu ne hikmettir efendim. Tuttum düşmanı başını sıkı ben döktüm yaşını. Nar attım hem lahışını çok şükür yaptım efendim. Utandırın içini attım. Kemerine de üstünde de sac kapağını sac ayağımı bastım. Kemerine de omuzumu verdim. Epey durdum, her halayı öldürdüm, yedim. Sacı kaldırdım, karıştım. Böyle uf cinkı kalmış. Allah! Yaksam da sağ alıyorum. Hallerden veya helaliyet eşek buluyor. Ondan bahsedeceğim Ruhlar tarafından Efendimiz de buyurmuşlar ki her şeyine hazırlanmış, ehliyle amel etmiş, şeriatta hiç noksan yok.
Ocağını hazırlamış yani alt mekemini koymuş, üstüne odunları hep koru demiş. Bir kibrit üstüne bodunları hep koru demiş. Bir kibrit şey çalmada haset şeyi mi edelim demiş. Hadi akillik mi bilelim dedik. Birbirimize değerli kız böyle Mustafa Efendi. O gülüyorum işte karşı ağzınla güleceğim ona. Yani fil mülk de deyip bizde de varız diyor. Acaba Onlar aralandı gelin derim. Ondan sonra Efendimiz de böyle buyurmuş Ömer Bey kardeşimizin hali maliyeti Elhamdülillah Hoca Efendimizden beri Kaimn Hocamızdan beri muhabbeti akın yaptı. Sizin yanımızda özür diler. Ben sizi Kaimn Hoca kadar sevmiyormuşum diye. Efendimiz buyurdular, bütün siz ediniz, ediyoruz. Çıktıktan sonra kılavuz havzası Hasan bana bezmen derdi. Kılavuz havınıza bir kin derdi babam Diyor ya Dişçi babamız burada on bin tane keşif ehli var mıdır eskiden, sukut etmiş şimdi bilir.
Efendimizden sordum Niye Hacı Esved Efendimizi görünce ağlardı gündür? Yeri görünce efendim niye ağlamıyor şimdi sizi görünce bunun aksa mutlaka bizden neden oldu? O zaman Konya'da bir kangal var. Şimdi geldik bir kangal var. Karıştırdığınız işi, kullandığınız onun için kavrayıyorsunuz. Demus güneşin bir şeyi yok. Onun da yok gözleriniz perdelendi yalnız oldu. Üstadımız'dan ne andığımız şeyler bunlardır. O zaman Efendimizi güneş gibi görüyorduk görüyorduk, gitti yurdum. Bir rehber fiyatı, sizin Baş Kunserin, babası Serkumsere, şunları yazmış, yüz demine kadar koysun. Dininden çok üşüyor bir söyleye, bu kardeşlerimizin var. Bunu babayı yazmışken, hoş geldin. Kalem edenin dışıyım. Hani oğlum diyor, Daha özel yazmış diyor. Efendimiz de ağız üstünde hitap ediyor. Büyü veya hiçbir şey olmuyor. Burada Hoca Efendi'den birisi Hac Kamil Efendi'ydi. Kula rahmet etsin. Mektup yazmış.
Çok mukadde ve Arapça. Haciz, Müsti Efendi hocanın da ibarelerini gözettikten sonra Haciz, röportaj da gülüyor. Orada dünya ey yalın görüyor, sen niye diyorsun diyor kafasından. Oraya mektup var ya bu yiyen niyetli diyendir, babam mektubu açmak emanet, hıyanetle olur ya, aleyhimiz de gitti ona. Aramışlar, askerin birine sen nesin demiş. Paşa? Hiç insan olmaz canım. Niyesin dedim. Niyesin efendim sen nesin? Kardeşlerim, muhterem arkadaşlarım, pederi anlattıktan sonra şimdi o dinlemenin hadisesinin şiddetinden, aşiretten, evliliğinden, çırpmenden bunların tuluğu olurdu. Eskiden icazda da tuluğuyla zemzem götürürlerdi. O tuluğ yarılmış da bulamasınlar diye tuluğun arasına koymuş sarmış çünkü inceden inceye evimiz birkaç tane hakikat Tefsirler yedere senindir. Yani çok güzel hadiseler. Konuşacağız sana gitsin vazgeçiyoruz.
Vallahi huzurürken ince su bilirsiniz şöyle genişçe gelir, orada canlanmaya demiş, tevafuk namaz. Kadri ve Naşşi, diyor. Babama gönderdiği üstadımızın içmeden, içmece bu bildiğimiz yerin sağında yani Yahya Ali yoluna, Habyola başladığımız zaman, sağ tarafta. On beş kadar geldi evvel sonunda hizmetlerinde bulunmuştuk. Topbaşa diye dediği zaman böyle telefon et Hasan Efendi'ye geliyor efendim çadır vursunlar, tabela bir şey çadır Hasan Efendi'ye haber vereyim diyor, Sevdiğinin mutlaka dineliymiş Peygamberimiz Muhammed buyuruyor. Efendimizin eline aldım Efendimiz, gece karanlıktaki yaptıkları hataları Rabbim bana göstermiyor, istemiyorum diye göstermiyor. Okuyorum, duyurmak istiyorum, kendi üstüne alınmıyor İhvan. Kendi suçlu okuyorum, alınmıyor. Emrecangahı Hamiyet'in hayağıyla geliyormuş diyemiyorum. Mustafa Selçuk'un Resulullah'ı izliyorum diyemiyorum.
Ne olur İhvan'a tavsiye evinde hata etmesinler, kullanmak gösteriyor. Zip karanlık göstermiyorum. Olmazsa ta're azından cevabını veririz. Orada Ali Amuçav, yani Türkçelersin diyeceği, bu Zarlı Eşki Ali namusuna göre al. Sonra görüştüm, bunları sıhhatlaştırmanın için yeniden adamlığa uzandı üç sene vaaz verdim, orada onunla görüşürdük bazı musekevilerde bana bir trajin yok mu burada? Yahyalıya gideceğiz. Efendim bir merkeze bir de atım var. Merkeze bilmeyen razıysan hoca efendim bilmiyorum ben diyor. Tarikattan da haber Tamam o ulemaya bir muhabbetim var. Sakallı diye görünce, hoca ben bir ben götüreyim ya merkebe razı olursan, kiresini de şu kadar verirsen ya. Gelemiyorum, başarı ısıttın, iyi niyet edinsem dua etsin Ben, siz çok şöhretli evlat ve şuurdan vuruyor. Allah'ım lafa düştü bu. Sen hep dedim diyor yürüdük diyor. Yürüyince geliyor diyor. Dün de efendi Hazretleri geliyor diyor.
Biri de ben diyor. Hiç konuşmuyor diyor. Kestiği de yok mu diyor, çoluğayı hiç durmuyor diyor. Şöyle diyecek yanına yaklaştım hoca efendi dedim. Buyurdular efendim. Arkadaş dedim diyor. Ayrıca arkadaş kadar biliyormuş, arkadaş. Buyur atlı arkadan gider. Erkekli dünden gider. Binaenaleyh tuz merkepte gelenlerin kafasını bastırır. Öyle mi hanımefendi ben gideyim vesilelerini bilmezdim bunu beni mazur gördüm. Efendim ille sizi geliştirmek istiyorum da bunun için sizin gibi ulemanın hakkından çıkan tozların altında alayım ben böyle öleyim diyor. Bunu demek istemiyorum da ben diyor. Geldik diyor şu mezarliğe. Benzerliğe gelince tüm hesapların insekli haline vakıf olmuş değilim diyor. Kendine gidiyorum da diyor burada gördüm ben diyor. Alefalli