Dilinizle zikre alıştınız, eyvah tezker aldınız ama kalbinize indin mi kalp zikrettin mi yok zikrettin mi? O zaman vücudun her yeri zikrettin mi kıyameten geldiğim yerden de zikreder de öyle tefsir ediyor. Hazreti Es'adi Erbili Kuddise Sirrahul Aziz Efendimiz. Öbürduğumuz yerden de letaitleriniz çalışır o zaman da zikredersiniz Defağınıza yattığınız zaman sağ avucunuzun içine şöyle yüzünüzü sağ yüzünüzü koyun abdestsiz yatmaz kardeşlerimiz. Biliyorlar çünkü uyku israf olur bütün uykuyu arayıverin abdestsiz yapmayalım sabaha kadar zikretmiş gibi oluruz Allah Allah Allah diyeyim ayaklarınızı kutlayın böyle ustaya acele gideceğim çünkü bat bir yerlere giriyor da böyle tersçe konuşayım inşallah. Harife tarif hacet diyen der.
Tüm tehlikeli zamanını atlamışsın, emmareyi geçmişsin, levvaneyi geçmişsin, mühhimeyi geçmişsin, mutmainliğe varmışsın, Razı yetenen narziyye Allah senden razı sen Allah'tan razı olmuşsun ne gelirse hayır şerAllah'tan gelir senden geliyor ya Rabbe demişsin öyle inanmışsın. Kardeş kullarımın içine Efendimiz Allah'a kavuştuğunda Allah'a kavuştuğunda Allah'a kavuştuğunda Miraçta Kabe Kavseyni evv Etna makamına vardığında iki kavis iki karış miktarı, iki kaşin arası kadar yakın olduğu zaman hep eller çeşitli çeşitli mana verirler. Allah'ımız Celle Celalü Hazretleri ilk varıp dava tedbirlarımı ka geliyor ben, yöreler cemaat mı, nidarı mı diyor. Bir ümmetliğim içine benim buradan ayrılmaz istemezse ama onlara hizmetimle bir iş görecek git içlerine. İçlerine girdi, ruhumda mübarek dişlerini kırdılar. Yüzlerine halkalar vakti iki tane, dişiyle çekerkene Hazreti Talha'nın dişleri çıktı söküğüntü.
O dişlerin önüne kan söküne başlayınca kanımız soğudu. Kanım yetti mi içine ya Talha yetti. Cennetle tebşir ederim. On Haşere-i Mübeşşerven Vesile kazılatı Talha'yı Allahu alem. Yani Peygamber'i benim kanım senin kanına karıştı mı? Hem seni mi yüzlerini? Bu zahmetlere katlandılar da Efbalül enal ahnazuha Amelin ziya ve efdalı zahmet çekileninde. Zahmetsiz amel olmaz görüyor Hacca giden kardeşlerimiz yollarda, delilerde, otobüslarda efendim Mekke ısıcaklar'nda, Arafat Dağları'nda, Yüz Derimede, Minada, kurban kesmede, tıraş olmada gelip tuhaf'ı ziyaret etmede Medine'yi Tahir'nin ateşin ısıcağında Muhammed Mustafa'yı ziyarette yani ne zahmet yer çektiler de Allah'ınızdan nasıl mükafat verdi bilir misiniz siz? Biz de bilinmek. Kuran'ın elinde, duranım elinde, Kuran elinde Taif'e gitti. Ben Allah'ın Resulüyüm. Kendimde mucize elimde durhan Kuran-ı Kerim'im var, iman edin ta'ydiler.
Kızdılar, karanlıklara kabardı, taşa tuttular. Kendilerinden kölelerini, carelerini, hizmetçilerini, çocuklarını vurmak suretiyle, kese vurmak suretiyle, taş vurmak suretiyle Peygamberimizin ayakkabıları kanla dolmuştu. Hazreti Zeyd'in kafası yarılmış, ona acıyor, siliyor. Cebrail yedinci kat sema melekleri riayet ettiler Habibim söyle Taif Dağı'nı ikiye yarayım da içine doldurayım mı bunları ağzını kapatayım bir zencede yapayım mı? Nasıl isterse öyle yapacağım. Hiçbirisini istemem belki torunlarından bir iman eden olur hakkım helal olsun buyurdular. Bunu kafir ahlakçıları bile diyorlar ki nasıl bir peygambermiş bu yahuda, nasıl ahlak-ı hamide ve kötülük gelene fehsinin kötülük gelene iyilik geliyor. Allah'ımız nasıl söyle ki rüya efendimizin yolundan bizi ayırmasın yavrum sıkıntısız olmaz.
Teşebdül bela el Enbiya, sınvel evliya, sınvel ulema, el emsal, vel velanın en büyüğü Peygamberlere geldi, ondan sonra evliyalara geldi, ondan sonra ulemalara geldi, onun emsali onun emsali özel kimselerin başında musibet daha çok olur. Bu Rabbimizin edayasıdır. Bunu edaya olarak kabul edenler, neler olduğunu ben şimdi buraya gidin çıkamam da, aman için böyle geçiyorum dinleyenler çok arif insanlar, azdan çok anlamlar. Bihterimiz Zekeriya Aleyhisselam'ı diyeyim, kavak içerisine girmişti, hızarla bitiyorlardı. Kafasına hızar'ın dişleri derdi. Vay dersen peygamberlikten silerim vay demek yok dedi. Vay demeden diye şak ettiler. Zekeriya Aleyhisselamı Yahya Aleyhisselamı daha cami Emeviyenin içinde yatıyor. Koç boğazlar gibi boğazlarlar. Hazreti Ali'yi deve boğazlar gibi boğazlarlar Basra'da. Daha çok Hazreti Huseyli hur defter, havşak ettiler kılıçlarla.
Bir içim su verin de hakkım helal olsun dedi. Meviyeceğiz sizi karazla öldürüyor biz dedi. Ondan sonra ayağını vurunca su fışkırdı içmeyeceğim su. Hazreti Muhammed'in ümmetiyle şefaat vereceğim dedi. Kardeşim çok acil şeyler ben hangi birini söyleyeyim. Hazreti Hasan'a zehir içtiler. Hz. Osman'ı caminin içinde ayetinin üzerine şehit ettiler. Hz. Onları namaz kılarken Ebulbüllü namında bir Yahudi Yahudi hançerları orada öldürdü. Hz. Sıddık, Azam'ın ayağının altını ejderha soktu. Hz. Muhammed Mustafa Haybar'da zehirli kuzu yedirttiler. Ondan müteessiren diyor şehit olaraktan ölüyorum şehit madalyası takınıyorum dedi. Hep bunlar şehitlik madalyası ile gittiler. Yavrum koca Hacı Eshab-ı Erbili, koca şık şık sait, şakta kalpte, hep idam buldular bunlar Allah yolunda. Zamanımıza kadar getirdim. Bundan öteye söylemem yeter.
Şöyle üstatımızın yazdığı Allah, diyelim Allah, Allah, Allah, Allah, Allah Celle Celalühü beş yüz verirler, iyi verirler, iyi gelenler ve rabıta yanında çok kuvvetli olduğunu kalp Allah dinlemeye başlar. Tahammül edemez eder demez. Kalp tahammül edemez. Yalnız şeriata uygun olsun. Varmak kadar şeriattan ayrılırsa mağripleştik kadar tarikattan ayrılır insan. Böyle panga ineyle veresini pamınca yapmayla bilmem neyi rüşvet ile öyle yapma ile insan bir adım defa atamaz. Bir adım atamaz. Allah bizi helal yiyenlerden, iyi teslim olanlardan. Üstadımız diyor ki çok rabıta edenlerden etsin de kalp çalışsın ancak o çalıştırır. Dişlilerini pırıl pırıl döndürür için. Allah ayıpmasın bizi Ya Rabbi. Kalp beni sanki ikisi birlikte olursa efdal olur. Daha efdal olur. Yalınız olduğunda kalbin zikri daha efdal.
Yalınız oldun mu dilini damağına yapıştırın da kalbimi dinleyen küt küt küt küt küt küt küt küt küt küt küt küt küt küt veriyor. Gündüz bir külden zikirden tahammül edemez. Veremez efendim. Bunlar başlardan geçen işler bunların her biri için kitap ve sünnette şahitler vardır. Allah'ın Kuran'ında şahitler vardır. Öyle hadislerde şahitler vardır. Manayı hadis Allahu alem bir nüvadi Nebi sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuş da sen kulunum zannenin dindeyim. Rabıta yaptığı zaman kalbim çalışır diye zannedense sıhhat çalıştırırım biiznillah. Nasıl zannedense öyle tecelli ederim hadis-i uzun hepsini okumayacağım. Yetişemem. Bunu dinleyenler ulemalar olduğu için onlar Dedin mi? O Onun için uzatamayacağım. Kıyamet günü olup da Cenabı Hak mahlukatı hesaba çektiği vakit da Hafaza melekleri, Hafaza melekleri, Kiramen Katibi melekleri sağımızda birisi, omuzumuzun başında birisi solumuzda.
Bulundukları mekan da ağzın, ağzın dişlerinden birisi sağında birisi solumda olur da yemek yemeyi yiyince ağzını yıkamayan alanlardan o melekler nefret ettiğin kadar hiçbir şeyden nefret etmem diyor. Yemek yemeden ivmeli sünnet diyor ki elimi yıkan yavrum Ondan sonra da yemek yedikten sonra elini savula iyice yıka. Bismillahirrahmanirrahim diye buzdan evvel al. Ben her yerini nasıl girmeyeyim? Gidemem. Onun için çevireyim şurayı. Hasanat ve seyyiat defterlerini getirirler melekler. Yarın huzur-u ilahiyeye nizanı adalet vurulur, hesaba çekililir. Cenabı Hak buyuruyor ki, umumun amelinden bir ameli kaldı mı? Amelinden bir ameli kaldı mı? Bir. Melekler de Ya Rab, Rabbi biz bir şey bırakmadık. Tüh deliğinde yazdık, üf deliğinde yazdık yazdık. Birisi ölmüş sekiz dokuz tane yetim ona yazdık oldu diyerek çok büyük günaha yettik. Yani yettiler. Böyle bir şey koymadık, yazmadık. İyi dinleyelim.
Yalnız şeyleri biz bir şeyi bırakmadık. Bildiğimiz şeyleri saydık ve yazdık. Sahife yüz otuzda edep risalesi, Osmanlıca basıldığı kitaptan okuyorum, iyi dinle oradan siz de tefekkür çok yer kalıyor çünkü. O vakit Cenabı Hak buyurur ki Cenabı Hak Allah buyurur ki Benim yanımda kulumun bir hasenesi vardır. Sizin de görüp bilmediğiniz bir hasenesi vardır. Ne o Ya Rabbi? Ben o hasene ile o abdine mükafat ederim, o da abdinin beni haki olarak zikrettiği ki meretlerin işitmediği bir zikirdir buyurdu yazmadığı işitmediği kalbim zikir. Hayruz zikir el kati, hayrruz rızık mahiyet zikrin hayırlısı gizli mi olan zikir gizli olan bu da gizli derdi ama kalben oldu mu gizli melekler de duymuyor ondan dilini koyuyorum terazının gözüne koyduğu zaman dağlar gibi günahı kaldırıp atıyor. Allah kalp zikrini yaptıran kullar zümresine ilhak buyursun bizi. Biz tarzımız diyor, kalbimiz olsun zikrettirin.
Bir kalp zikriyle ahirete girersen vücut çürümeyecek. Nasıl edelim efendim? Kanaatiniz olsun uzun gider de ben konuşamayacağım. Geldiler bize gittik diyor en büyük bana rabıta olacak diyen adama kadar da gittik dört gün yapın zikrinizi, kalp zikreler yine etmeli. Gittik Dişçi Baba'ya delik gidiyor efendim kalbimizi zikretmiyor gelip diyor birisi İsmail'e, birisi Hac Mehmet, birisi Hac İsmail. Beytullah'ın karşısında Hacerül Esved karşısında oturuyorduk. Ondan sonra dedi ki oğlum ne kadar zikrediyorum dört bin, dört bin yapanlar bizim burada uçuyorlar arkadaşlar. Nasıl öyleyse bir şeyiniz var sizin. Öyle dedi geldik ki ne olmadı. Şimdi dediler ki bunun ustası Yahyalılar var oraya gelin dedi. Burada bize deliler. Bunun üstadımızın buyurduğu benim evlatlarımın semtine şeytan umlayamaz ki namazda vesvese versin. Ölürken imanını şeytan alsın imkanı yok bunun dedi.
Nasıl üst lazım birisi şeriatı tıpkı tıkısına yapar. Şeriatla Kuran-ı Kerim ile harfi harfine riayet eden, ikincisi efendisine ders aldığı zaten teslim-i külli de teslim olandır. Ama efendi devrilebilir. Bu doktordan aldığın güneş tesir etmediyse ikinci doktora gitme de hiçbir mani olmadığı gibi zevke kadar kalbine şüphe gelmesin ki o da o doktor, o da o doktor, o da o nakşının doktoru, o da kadrinin doktoru hiçbir pardı yok. Allah'ımız bizi manevi doktorlarımızdan ayırmasın inşallah. Ama her şeyini yaptım da her şerait oldu da olmadıysa bu kalp zikri, başkasını değişmede hiç tereddüt etmeyin. Caizdir doktoru değiştiğin gibi bunu da değişebilin. Bu da Mektubat'ta yazdı. Açayım okuyun uzun gider. Onun için bana hakkınız olsun. On birinci Sinsuan kim cevap şeyinde yazdı Mektubat'ın. Oradan okursun hocam Allah izin verirse.
Daha Muhammed efendim hakiki olarak zikreder ki meleklerimin ısıtmediği bir zikirdir, onu ben mizanın gözüne koyuyorum deyince kaldırdığıyla atar. Cami Sahilde zikrinan hadisi şeriftir bu. Hayr-ı zikir ev-hafim, hayrr-ı rızık maliyettir. Zikrin hafi, zikri hafi hafinin tazayili hakkında çok hadisi şerifler vardır kardeşim. Burayı da geçiyorum şimdi. Nereye geçiyorum? Aha mühim yerlerden size grup grup konuşmaya geçiyorum. Hak rızası için yapıyorum bunları. Kusura kalmayın. Açılım bir aşkla. Hazretleri buyurdu kimsenin zikrin ismi cami olsun ki ismi camiada bütün zikirleri kendine cem eden ismi alsan ki Allah, Allah, Allah kendi üç defa yazmış buraya üstadımız, ben de üç defa okudum. Es-i Şerifi'dir. Bu zikirden başkasına tecavüz etme gördüğün kitaplardan şu dua eden etmem, şu tevhidi şöyle okursan öyle olur. Yahu doktorun tarihinden niye çıkıyorsun sen? Nerenin için çıkıyorsun?
Kaçtan yazdıysa ondan yiyeceksin da kurtulacaksın. Yoksa öyle eline geçen şeyi yedin mi, hastalığın daha çoğalır o zaman. Hep başımızdan geçti bu hastalıklar. Allah cümleye afiyetler versin. Bize de dua ettim ve kurban olduğum Allah. Eğer La ilahe illallah Muhammedün Resulullah diyorum böyle gördüm yarabbim ve ya sen. Yok eğer hayatta bırakacaksan kardeşlerime sohbet edecek bir sıhhattir de onlara sohbet edeyim derim Allah'ımız da bu tarafı kabul etmiş. Size Allah rızası için içinde de gıybet yok, iftira yok, isnat yok, efendim malayani yok, hiçbir şey yok sırf kitaptan sırf efendilerimizin sözlerinden size konuşuyorum. Şerifidir.
Başkasına tecavüz etmen lisanınla, kalbinle de söyle, kulağınla da vuziti yeşil ki kırk kırk deliğini, ruhun da deliğini, sızzunda deliğini, hafi'nin de dediğini, akbaanın da dediğini, nefsin de dediğini, zikd ü külün de dediğini, kardeşlarımızdan birisi efendim zikd ü kül yaparken kemiklerim erimiş diyor doktorlar. Ciddi yaptığını bilmiyor da kemiklerin neden erimiş? Gemikler böyle derin, gemi kütür kütür sızdılar. Allah hepimize nasip etsin. Nef-i ispat, nef-i ispatı da yapan mümini kamil olun o zaman. Murakabalara geçen daha gurbetleşir. Allah cümlemize nasip etsin inşallah. Sen de zikdiler natıkın zuhuruna hissettiğin mahdut da kendinde bulan o hali terk etme. Terk etme zira o hal arızıydın, zail olabilir zail olabilir zikirden sonra su üçe riayet edin. Bir soğuk su ismi. Zikir ateştır. Nefsi, hırsı tamahık, hukukunu, adavetatı, kendi, zurku, riyayı sumayı yakıyor.
Onu videmüre soğuk su yiyip de soğutmayın. İkincisi, hemen konuşmaya başlamayın zikirden sonra sükut edin de o gelir arızıydı gelebilir orada alması için bir zaman sükut ile meşgul olun. Üçüncüsü de hemen münkirlerle neyle konuşmayın deminizi muhafaza edin inşallah. Buradan da geçiyorum çok yerim var da oraları da okuyayım size. Zikir için, zikrullah için, zikir için ikinci edep gayet güzel bir abdest olmak. Kıbleye karşı. Karşıya gelir. Bu kadar hasadan abdest çaprış etmiş. Bir götürdüğünü ikinci götürmüyor. Bunun yanında namaz kılınır mı? Kıldır diyor. Kıldırmadım hiçbir zaman. Hiç kimse bulunmalı da Eren köyünde karşı bir evde namaz kıldırdım. Ömer Bey de gelmiş durmuş. Namazı kıldık ondan sonra yerinde Rahivalrın Nebi okudum. Daha dedim amma çok sıkıştın onun huzurunda namaz kıldırmaktan kolay değil kolaylığı gerni verdi bir izne kıldı. Allah Kabura Karim buyursun.
Dedik ki kocaman gayser ve ulemalar içinde su dökiyumuzda, Hanefi mezhebinde caiz el ile kurutma diyoruz da böyle abdest alıyoruz. Oluyor mu bu abdest? Tarikatta hiç olmaz, azimetle amel etmek lazım. Onu aşağıdan sığaysay varna-yı ucunda kafasında kaybeden dörtte biri usul suyla bulaşırsa o aletin ne kadar namaz versen kabul olmaz. İlle suyla yıkayın, suyla acele yıkarsanız sonra yine sızar uyku halinde gelir. Sen uyuma amma ora uyku halinde olur, öyle sızar. Bir şişeye su koysan şöyle, füreye diksen koysan sızar mı sızar. Füreye koysan sızar mı sızar. Şuraya koydun mu kesilir. Üç-iki defa geldim burada dikkat ettim ve hakikat, namazlarımı kazaya başladım. Allah kusurumuzu abdestsın. Bundansa biz on yaşından beri suyla su yolunu da taharet etmeyince namaz kıldırmadık babamızın vasiyeti. Çünkü orada Şafi mezhepleri nerede olur? Öyle abdest ile namaz kıldırılmaz, imam için bilhassa.
Hazratı çekinme dediğim eden ben de çekinmeyeceğim. Adana köylüyle birinde bir imam hemen su yoluna oturur, bakar abdest alır namaz. Oradakinin gençleri demiş kimsenin abdestin abdest olmuyor, namazın namaz olmuyor. Bize nasıl namaz kıldırıyorsun öyle? Küçük su yolunda suya taharet edeceksin, büyü de. Hem küçük su yolunda Olan böyle öksürürdü, ondan sonra gezinirdi. Ondan sonra yıkardı. Böyle olmazsa oradan su yolu tüm biter çıkar mı kuzum? Allah bu sorumuzu affetsin, biz çok süsleyeceğiz yahu. Bizim ne abdestimiz, abdest ne giriş etimiz, pantolonun zoruna aç vermişlermişmiş, o beyaz beyaz geydiği, şimdi Kiyot diyor ya o zaman bezden dikerler de donu sapsarı olmuş, dümdüzde, su yolundan sıza sıza sapsarı ol. Şunun buna namaz kıldırılır mı kurbanım olayım hocam? Çık imamlıktan çıkardılar diyor. Efendimiz söyledi bunu ben dilimse dilim dursun. Efendimiz söyledi ben de söylüyorum.
Böyle taharete dikkat abdest alın Abdestli gayet güzel alın Zikretin ikinci edep abdest veya gusüldür. Gusül, bak gusle biraz gireyim de çıkayım. Kanaatiniz olsun kara müstün ne de bulunduğu bir mecliste, meclis değil camide, devenin Camii'nin cami kibrinde Arafat günü bayrama nasıl gelinir, rust etmeli, başka yoldan gelmeli, sadaka vermeli filan tekfir almalı. Hep tarif ediyorum on-on beş tane var. Gusül deyince haber verdim, demişler ki birbirine bizim yaptığı usul usul olmuyor demiş. Dedi. Bak efendimin tarif ettiği husula bak Ne husul. Maz maza istinsah sair bedenleri göğü fark etmek. Böyle değil mi? Böyle. Ama on bir tane farzı var. On bir tane, üç değil. Nereden gördüm? Niyametü'l İslam'dan gördüm. Niyametü'l İslam'dan gördüm. Evet, burada diyor ki Rustepmenin için evvel namazda aldığın abdest gibi bir abdest alacaksın. Abdest alacaksın.
Bundan sonra efendimiz hepimize tembih edip kıta tutacaksınız. Böyle peştanbal tutacaksınız görüşünüzden aşağıya.