Bir tarikin tarihi ve terakkiyatı Bir tarikin bu yola sülük edenin, bu yola düşenin terakki etmesi ve Tabiri A'larla Taiki makaması, makamatları analizi dağıtılıyor. Davut'a ne kadar çoğalursa tevil o kadar çoğalır. Davut'a ne kadar zayıf olursa, teyit o kadar zayıf olur. Bir potansiyele de Allah, Allah, lazım. Çünkü bakın Şifa, zikirullah olduğu için, aman devam lazım. Kemal-i riayetin sayesinde olacağı tabi ise de yani tevazına, yangına iyi devam etmesi Azam efendim. Yani bir lezzet alayım, buyurumda ben de çalışıyorum, terakki edeyim, eliyle elden olayım. Allah'ın sevgili kullarından olayım. Rızatını kazanayım, yiyorsa tattmayalılar. Böyle olunca sen onun izinin dibinde oturuyorsun şimdi şu oturuşunda. Yani o başka bir yerde değil. Dedi ki efendim sizi yanınıza mı getireceğiz, zahmet edeceğiz Biz şarttan doğmuş bir güneş gibiyiz. Bak gıyası hepimize geriyor.
Kendini şu güneş diyesim olmadı. Hatta onun rüyası yine. Taramış gelirin ta dibine kadar geliyor. Ek sıra filan da istemiyor. Haleptiride istemiyor. Bir diyor herkesin din gününe girerek yalnız inanç inanç pencere saç olsun. Doğru olanları, hakikatin aydın olmayanları tercih etmek gerektir. Yani, sade deyiminde tarifiymiş bu. Sadeden kime dersen imanında yani. Amelinde devamlı, devamlı Vahdinde, sözünde, gözünde, bolumlu olanları, tarikattan ayrılmayanları tercih edin, iltizam edin. Onlarla devam eder olun, o zaman. Emin olduğu sadakati tevekkül etmiş. Meyirtizam-ı şeriat ve tarikat gibi Şahidi Adem'in şahadetiyle ehliyeti, tefsiri sübut ey demiş. Bir mürşidin devamı rabıtasından ibarettir. Daha şimdi söyleyeyim diyor üstad. Yani şeriat ile tarikat şahit olmuş onun Uhud-u can olduğuna karar vermiş. Karar vermiş. Böyle bir Mürşid-i ilke kısmı vardır.
Devamıdan maksat bir günde Ferayif, fenevafir gibi, nafileler gibi yani emrinden, evamirden, Allah'ın emrettiği şeylerden farzlar, vacipler, sünnetler, nevasiller, kesin nehy-i levasası gibi nevahi dahi Fazıl ve Tevhidden ibaret. Öyle mi? Ellezinin namusuyla da, kumarla da, trakıyle da, menhiyyet ile de, parayla da, fırla da sapıkdık geliyorlar. Şöyle gençleri da Allah'a şükrettiğim için geldim içinize yani. Hatta. Ben gecenin haddinden beri sürünüyorum inan. Ben rahatsızım ricaüm. Böyle duyunca biz bugün de şunu rahmet olarak biliyoruz şu gençleri başımızda. Onu Allah'ımız verdi verdi. Bizim hiç medhalımız yok. Şurada niyesi sadıka ile üç bin sene vaaz verdim Ya Rabbi gençler bize ait etsin. Ya benim selamla olmadı. Halid-i Zül Celal İntisal-i Evamir ve Ta'zilerden ibaret olan Şükür'dür.
Elhamdülillah diye oruç diyor Elhamdülillah Terevit çalıyor Elhamdülillah bir çektikçe çöküyor ve Estağfirullah çek diyor İntina fehriz hiçbir günahı hükmediyor. Adamı gizli onda diyor. Şu gelecek ibadet-i taat'ta iyileştir. Kullan da bak. Kullanıkana diyor ya Sol Mümeğinin altında Allah seni çevirmeye başlar. Sal Mümeğinin altında Ruh da dinmeye başlar. Sol Mümeğinin üstünde Sı'da dinmeye başlar. Salriğin ortasında ben şurada Muhammed ' ın kaleminin altında olan Haba'da Allah demeye başlar. Dayanamaz, Allah'ın ortasında nefiste Allah demeye başlar. Dayanamaz bütün vücudun damarları, sinirleri bunu yaşayan bilir. Ayağının altından sor, sor, sor, sor. Bakmakları ucundan sor, sor, sor, sor. Böyle Allah'ı zikreder. Bütün vücut. Bunlar bütün inektir kardeşlerim. Böyle devam edelim inşallah.