Kimin Yonisiymiş derse kabul etmez derim. Bizim Yonisiymiş derse kabul eder İşte milyarı bu buranın dedi. Peki dedi oraya yattık, köylesini attı. Ya o zaman gece çıktı bir gece yarısı soğuk olsa, böyle uçurum içinden sağdı. Böyle buldular bu yolu bir rahatladılar ladılar efendilikle, olmaz, ölü diyorlar. Ondan sonra mutluluk vardır, göçüne basınca, ne diyorsun sen varsın burada hanım diyorsun? Vay, şeyleri zamanın, zamanın profesörleri ayırt edip tercüme etmeyeden aciz kalıyorlar. Allah Şafasına nail etsin. Bunlar bütün kardeşim işte O yolda iyi çalışmayla o oluyor! Biz az bir şeye gönül koyuyoruz! Mümin, kişinin nişanı diyor İbrahim'in tek durduğu fikr olan bir yerde oturdu, daima Allah'ın fikrine!
Ana Baktığı Hih Zuhula Semalara Yüzdere Bakıyor Bir de Bakıyor Diye Bütün Şu Semaları Semaları Sinelerden Geri Tutan Allah bizi Yuktan Var İden Allah Yok yerine bunlar halk olunmadı, bir ibret alsın diye. Kullarım diyor ayakta zikredin, otururken zikredin. Yatağınıza yat değil zaman Allah'a, Allah değil zikredin diyor. Semaya, yerlere bakın. Bazı zaman oluyor, semalara var, gözlerini ağıt dolan. Şıpır şıpır halk eden Allah yıldızlarına bakıyorsun, güneşine bakıyorsun, kutup yıldızına bakıyorsun. Bir aşka bir alem dünya biz gaflette yaptığımızdan bir şey anlayamıyoruz. Şu kadavcın ortasından su çıkar çıkar, akar akar senelerdir akar da daha kesin ki vermez. Allah vermiş öyle.
Kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır. N. N Efendim, Hassın çıktı YEROSTMA DEMÜNÜSUNADEMÜNÜ. Peki. Hacı İsa, dediler, yedi yaşında bir çocuklar, Miftek Mualdinire gönderiyolar, altı ayda Elif'i ezberleniyor. Elif diyemiyor. Efendimiz yazıyor bunu da Bursa'dan Emir Buhari hazretlerinin halifesi bu Hacı İsa diye de. Orada diyor ki Çocuğumuz Elif de diyemiyor. Ezberilemiyor, aklına girmiyor. Gel diyor çocuğu diyor zaten sanata ver. Yok, merciu'dur ki Allah'tan rica olunur bir ül fütuhatı açılır. Bir de bu o yolda gitsin gelsin diyor. Anası Saliha, Sadi Gazi kadınıdır. Geziyor. Kötünün başından bir gün kayboluyor.
Bir gün kayboluyor, iki gün kayboluyor, üç gün kayboluyor, ağlaşıyorlar, dört gün kayboluyor, yok bulunmuyor, beş gün kayboluyor. Altı gün deyince kaybolmuş, yetmiş gün otobüs çalmış mı, uyuyamaz mı çocuk ya? Altıncı gün, İsa geldi diyorlar. O bir şey yola geliyorlar ki yüzün nur olmuş. Anası soruyorlar cevap oğlum, ne oldun sen altı günlerini? Haftadan malı daha yemek ettin geldin. Yok, altı mı nur oldun? Beni kötünün başında iki uçtu attı. Semadan uçmaya başladı. Boğazlarına sarıldın. Ey Veledi Muhter! Sen nereye geliyorsun? Dinle, bilmiyorum. Seni Muhammed Mustafa İster. Hazırası Muhammed İster. Sen O'na geliyorum ama ebedi şudur. Vardın mı? Var huzuruna otur dedin mi otur diyor. O ne zaman otur diye söz sen o zaman otur diyor. Ben diyor vardım diyor. Ruhlar indi indi diyor. Bir de Tayyaranın indiği gibi indi diyor. Biri Umulur, biri Umulur, iki insan suratında düştüler.
Uhud Şerif'te Hacer-i muallak zatının altında o suda beni yıka, yıkandım diyor çıktım dışarıya efendim su murdan mı kaynar? Haydi oraya Bismillah. Gittik diyor, gözünü yum diyor ayaklarına bastırıyorlar diyor. Kaybolduk ettik. Bir derya diyor. Böğüh bir meleh diyor. Bismillahirrahmanirrahim diyor. Yani denizin yarısını alacaksın da dolduruyor diyor. Bir arkaya döküyor diyor. Gine dolduruyor diyor. Bu ney? Bu Allah'ın deryalarından bir derya. Şu meleklerinden bir melek, şu kudret havası, Lucu buradan Hacer-i muallak taşının altına varır, ora depo, Yani bir depodur yukarıda ya. Oradan dağılır suyun hepsi bir renkte, bir tatta bu madenlere uğrayarak kimisi içme suyu olur, kimisi acısı olur, kimisi tahtası olur, kimisi soğuk su olur, kimisi soğuk su olur, ondan olur dedi diyor.