Yusuf-u Hemedani Hazretleri girdim böyle otuz tarahtı, marahtı. Neyse biz çıkardıda geleceğiz çıkardı geçtiydi bir harap oldu şehrin merkezinde içine vardı bir adam böyle duruyor bu nedir? Hun yıldır, bir sıfır, Hemedaniydi. Ey gelsene tekkesine, yok ben ayağıma isterim. Böyle muhabbet böyle olur. Yani iyice muhabbeti bir aşkın bir kok bacağını olmazsa bir mezhepe koymazsa başında gelen ceryan yakar kavurur emi şeyler bütün o bir sahra telefonlarında neden çok bulunduk askerlerimiz öyleydi oraya bir şey oldular, mezhepe bulunur. Bir buçuk bok girdidir. Ondan artığını bir riyah der çünkü tevkafta geçiyor oradan efenim Yıldırım'da geçiyor ordan Bir yanda yaşıyor da bu telaatlarsa O telefonu kırar Bir Zahit Bir Telefonu Bir Üstadımız Olmazsa Bize süzüp de vermezsem öldürür, ben bunu ölürüm onun için o büyükler bizim şeylerimiz olur Allah'ımız ayırmasın inşallah. Amin.
Dedi ki bana aşık olup da görünce adamlar var ki ben efendimi niye terk ettim? Harun yine üstasının memleketine gidiyor şu hanımefendi hazretleri murakabadan böyle gözünü açmış demiş ki İbrahim geliyor demiş. Şehir dört tane kafa var demiş. Uzaklardan onların gözleri gelir görür. Tövbe tövbe. Öff, söylerim Ahmet Ağa geliyor. Açım dedi. Dedi. Elvisesi giyin, Diriliş elbisesi giymeyin, dış durma. İlk BAŞKA ŞİRADAJI OLURSA BİRKAÇ TOKADA DAHA ZOR BİRKAÇ DİNAKSOK! Ol. Onları da tanımaz da girecek olursa dokunmayın, o zaman kopacağın oluyor. Yani öyle yetiştiriyorum ben onu aman diyemem dedi. Geliyorum işte, öpüpozlar yazmış. Selami aleyhi'slarım, galuslarım. Valifim selam. Ona buzağı büktüm gözleri, öyle şıklarlar ki demiş, kalk, benim adamları onlara git.
Yok, ben efendim'i biliyorum, ben yurtsam hayırlı mantıyı ağlayaraktan zorlamıştır, bir taş tokat, birkaç tane iğne koymuşlar, teknede lan gireyim diye oraya gelmiş. Orda da gök tane dinlendi. Selam vermiş. Ne demiş, kimsin sen İbrahimine sen misin? Diyor, sakın'ye, zina bakmaya giriyor. Canım, tevazu kitaptan eder böyle yazdı. Geh bire babam bu dağa güttırmezler bizim şakaları. Daha çok büyük. Ben biliyorum efendim. Zorlatmış, tokatlamışlar. Biraz daha ileri bir ziynetlemişler. Eskiden içeriye kendini atmış, durak atmışlar. Efendi Hazretleri kendi karşılamaya gelmiş elinde bir şey yazlığı, benim yerime zeki olduğumuz kutlu Kırk yedi sene hizmet etti kutlu süvari Hazretleri diyor, buyuruyorlar ki ben diyor yetmiş bin hizmet geçtim, yolun için yediğini ileride görüyordum yine. O geçmiş benden evvel Allah'ı açıyor. Yani yetmiş bin hicabı, yetmiş, yetmiş ileriye ediyor. Muğde, Siyonist o.
Kız, iyi bir hizmet etti şehre. Hizmeti odun getirmek küldür dağıtan mutlaka. Bunca hizmetler yedirsen hizmete dayanmadın. Verme şurası kötürüm yara olmuş, kendir gele gele. Ödülü oyalayayım derken, hafif benzeyeyim dersen yaranın tepesini kaldırınca küt demiş yere. Biliyor musun, Emre, Yonis, Güzziyan'la, takma. Yonis, Güzziyan'la, bu küt diyen nedirmiş? Bahşi kısırdı kapıya. Ey başım elhamdülillah taşra'ya yollanmadım diyor. Kız ve nasıl bunu yapacaklarını yazar? Ey başım elhamdülillah taşra'ya yollanmadın. Duyacak bu sözü şeyhim diye mi yaktın bağrı mı? Bağrı mı yaktın ama bu kafeye öyle oğlunu kıtadan aklına edepsizi korur. Gitsin gitti Diyor anneye geldi yalvardı uzun bir şey dua. Annem Efendi beni kabul et nasıl ölecek? Sen onun gözü kör dedi. Bir paçavlaya kıltır etkisine sarıp havluya yat ve gece onu taşlıya çıkardım siz onunla. Sana bastın mı bu kim der. Ben, Yonis gel derim.
Kimin Yonisiymiş derse kabul etmez derim. Bizim Yonisiymiş derse kabul eder İşte milyarı bu buranın dedi. Peki dedi oraya yattık, köylesini attı. Ya o zaman gece çıktı bir gece yarısı soğuk olsa, böyle uçurum içinden sağdı. Böyle buldular bu yolu bir rahatladılar ladılar efendilikle, olmaz, ölü diyorlar. Ondan sonra mutluluk vardır, göçüne basınca, ne diyorsun sen varsın burada hanım diyorsun? Vay, şeyleri zamanın, zamanın profesörleri ayırt edip tercüme etmeyeden aciz kalıyorlar. Allah Şafasına nail etsin. Bunlar bütün kardeşim işte O yolda iyi çalışmayla o oluyor! Biz az bir şeye gönül koyuyoruz! Mümin, kişinin nişanı diyor İbrahim'in tek durduğu fikr olan bir yerde oturdu, daima Allah'ın fikrine!
Ana Baktığı Hih Zuhula Semalara Yüzdere Bakıyor Bir de Bakıyor Diye Bütün Şu Semaları Semaları Sinelerden Geri Tutan Allah bizi Yuktan Var İden Allah Yok yerine bunlar halk olunmadı, bir ibret alsın diye. Kullarım diyor ayakta zikredin, otururken zikredin. Yatağınıza yat değil zaman Allah'a, Allah değil zikredin diyor. Semaya, yerlere bakın. Bazı zaman oluyor, semalara var, gözlerini ağıt dolan. Şıpır şıpır halk eden Allah yıldızlarına bakıyorsun, güneşine bakıyorsun, kutup yıldızına bakıyorsun. Bir aşka bir alem dünya biz gaflette yaptığımızdan bir şey anlayamıyoruz. Şu kadavcın ortasından su çıkar çıkar, akar akar senelerdir akar da daha kesin ki vermez. Allah vermiş öyle.
Kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır, kır. N. N Efendim, Hassın çıktı YEROSTMA DEMÜNÜSUNADEMÜNÜ. Peki. Hacı İsa, dediler, yedi yaşında bir çocuklar, Miftek Mualdinire gönderiyolar, altı ayda Elif'i ezberleniyor. Elif diyemiyor. Efendimiz yazıyor bunu da Bursa'dan Emir Buhari hazretlerinin halifesi bu Hacı İsa diye de. Orada diyor ki Çocuğumuz Elif de diyemiyor. Ezberilemiyor, aklına girmiyor. Gel diyor çocuğu diyor zaten sanata ver. Yok, merciu'dur ki Allah'tan rica olunur bir ül fütuhatı açılır. Bir de bu o yolda gitsin gelsin diyor. Anası Saliha, Sadi Gazi kadınıdır. Geziyor. Kötünün başından bir gün kayboluyor.
Bir gün kayboluyor, iki gün kayboluyor, üç gün kayboluyor, ağlaşıyorlar, dört gün kayboluyor, yok bulunmuyor, beş gün kayboluyor. Altı gün deyince kaybolmuş, yetmiş gün otobüs çalmış mı, uyuyamaz mı çocuk ya? Altıncı gün, İsa geldi diyorlar. O bir şey yola geliyorlar ki yüzün nur olmuş. Anası soruyorlar cevap oğlum, ne oldun sen altı günlerini? Haftadan malı daha yemek ettin geldin. Yok, altı mı nur oldun? Beni kötünün başında iki uçtu attı. Semadan uçmaya başladı. Boğazlarına sarıldın. Ey Veledi Muhter! Sen nereye geliyorsun? Dinle, bilmiyorum. Seni Muhammed Mustafa İster. Hazırası Muhammed İster. Sen O'na geliyorum ama ebedi şudur. Vardın mı? Var huzuruna otur dedin mi otur diyor. O ne zaman otur diye söz sen o zaman otur diyor. Ben diyor vardım diyor. Ruhlar indi indi diyor. Bir de Tayyaranın indiği gibi indi diyor. Biri Umulur, biri Umulur, iki insan suratında düştüler.
Hemen Melekmiş. Bir yıllık bir meclis olurmuş. Peygamberimizin illerinin de bütün sağında Peygamberler solunda evliyalar bütünüyle birikmişler diyor ahiret halinde. Ümmü'l-i Şahk olduğu vaazın huzuruna diyor Salavatı okudun diyor. Elini öptüm diyor uzatmayacağım geriye giriyordum diyor. Gözümün dibine yakınına otur otur dedim. Oturdum diyor. Bismillahirrahmanirrahim dedim dedi diyor. Sende dedi.
Bismillahirrahmanirrahim dedim Elif Devr diyor Elif dedim diyor Maddi manevi bütün elim sizde Kafidir bu Elif Belli Kafi Yeter diyor ondan sonra Anacı müstesna ne deseniz okuyuverdiyor ondan sonra okuyorum bütün cemaat okumaya başlar diyor El İşi ezberlemeyen şey Yani filan birden sana EFİŞehir'de oldu öyle bir çocuk altı yaşındaki bir çocuk yani gazata yazdık ondan sekiz on sene evleri Allah bir dinle elini doldurulur kandaş Allah'ın kudret de bu başka bir şey diyemedi de ondan sonra Okuru diyor isterseniz biz de tefsir edeyim diyor tefsirine başlayınca şurda hiç ayakta insan kalmadı hep yıkıldılar ağlastılar Diyor Peygamberimizin Şiri Yavsıt Dırda Ağzaan Hadiiyallahu Buyur Lebbeyk Ya Resulullah Bu Yavruyu Götürün Suyun kaynadığı yerde yıkayın dünyaya suyu dağılsın da içenlere, tenine ölünce yıkanınca, tokananlara, cenabet olunca yıkıldıkları onları Allah affedecek cehenneme yapmayacak yıkayayım orda geldik diyor.
Uhud Şerif'te Hacer-i muallak zatının altında o suda beni yıka, yıkandım diyor çıktım dışarıya efendim su murdan mı kaynar? Haydi oraya Bismillah. Gittik diyor, gözünü yum diyor ayaklarına bastırıyorlar diyor. Kaybolduk ettik. Bir derya diyor. Böğüh bir meleh diyor. Bismillahirrahmanirrahim diyor. Yani denizin yarısını alacaksın da dolduruyor diyor. Bir arkaya döküyor diyor. Gine dolduruyor diyor. Bu ney? Bu Allah'ın deryalarından bir derya. Şu meleklerinden bir melek, şu kudret havası, Lucu buradan Hacer-i muallak taşının altına varır, ora depo, Yani bir depodur yukarıda ya. Oradan dağılır suyun hepsi bir renkte, bir tatta bu madenlere uğrayarak kimisi içme suyu olur, kimisi acısı olur, kimisi tahtası olur, kimisi soğuk su olur, kimisi soğuk su olur, ondan olur dedi diyor.
Ben oraları götürürüm, götürün bunları yine ana ağlıyor diyor götürün yine merfler kuş aldılar beni korkma şimdi buraya diyor ben de geldim. Altı bu ne oldu diyor. Allah Allah ben altı tane altı saat zannetmiyordun diyor. Allah'ım ne kullarına var, ne hikmetleri var. Yani insanın tek durduğu yerde oturunca trikrullah. Ölümü tefekkür eder, efendimizi tefekkür eder, Allah'ını tefekkür eder. Yani inan sohbetiniz o kadar çoğalıyor ki kafama sığınacak gibi değil. Bu arada kırk iki yandan geliyor diyor ki dört bin peygamberin, iki bin peygamberin Lokman Aleyhisselam'a sekiz vasiyeti var. Onu söyle diyor. İmkanını bulamıyoruz. İnşallah Allah zorluk verecek inşallah. Allah. Hadidi hurmesine Allah zorluk versin.