Mübarek Efendimizin Abdullahi Dehlevi Kuddi sallallahü sırra, mübarek sözlerinden okuyacağım. Yalnız burada onun kemalatı hakkında bir bilgi verilmiş. Ariflerin de şahı idi, dün Arif Allah'ımızı tanıyanlar. Kamil mürşitlerin de üstünde bir ilahi otorite sahibi. Dini ilimlerde de hakikaten gelişmiş. Böyle fıkıhta olsa zaten en önemli olan İslam hukukudur. İslam hukukunda öne, ondan sonra hadiste, tefsirde vesair hep dini eylemlerde ve mal harıs, sırr-ı hidayeti vel yaki, bunu artık kendisinin ruhani olan gayreti. Şimdi bunları anlatırken bunlar sadece şeri olarak anlatılmaz. Şeriat bedenen yapılan taad, bunlar ruhi taad yaptığı için, sırra vazife yaptığı için çok müstesna. Öyle mesela bedenen Allah derken, onlar Rabbımızı bularak Allah der. E zaten demezlerdi, onu hiç alemi diyorum. Bunu Muhammed Bahaüddin Hazretleri'ne şeyhi dedi. Evladım zikre oturdukları zaman sen ayrıl dedi.
Böyle ayrılırdı, müritandan bir kısmı geldiler, derler ki Efendim Muhammed Bahaüddin çok seviyorsunuz ama zikirden götürmuyor, O'na karışmayın diyor. O Allah diyemez açıktan, tüm gönlü diyor, Nuh'un diyor, bu, bu, bu, mesela su akıyor, su akarken böyle ses çıkararak akar, böyle yerleri yallayarak gider Ama ırmağa kavuşsa veya denize kavuşsa sesi çıkmaz. Bu artık Rabbinizin muhabbet denizine kavuşmuş, bitmiş ol. Mesela bir ateş daha çok çanta da olur, artış da olur, çok patırtı yanarken böyle çağ at, çağ at atar. Fakat yandıktan sonra kız olur, közden sonra da eğer tamamen köz bitmiş de kırılmışsa külden ne ses geldi? O artık yandım, pişti, dediği gibi Mevlana'mızın Hamdın, piştin, yandım, bitmiş o, yanmış o, Aşk-ı İlahi ile yanmış, ondan ses çıkmaz. Mesela biz ne deriz? Rükıştınlarda bu? Kolay kolaydır. Böyle denizde Medcezir olayı olur.
Medcezir, deniz devamlı dalgalanır böyle dağlar gibi dalga ile gitmez. Böyle sakin, bilhassa bu Akdeniz'de olur. Akdeniz'de çok sakindir böyle. Çok nadiren şöyle bir dalgalanma olur. Bu gibi Allah'ın dostlarında yanıp kül olanlar da çok az. Mesela oturursan ağlarsın, sızlarsın, bağırırsın, çağırırsın, o öyle bir huzur içerisindeki hiç sızmaz onu. Böyle boynunu büker, o öyle bir hal yaşıyor ki o anda, çavuşmuş artık! Daha bir ilerisi, daha bir ilerisi, daha bir ilerisi marifetullah'ta bütün geleceği ve makamlar kaydedin. Çok güzel ifade etti. Terrin dediği, bu terrin biraz değişebiliyor ama terkin de oturmuş. Mesela biz halkın arasına karışsak, bir buradan konuşuyorlar, bir buradan şu söyletti, bu söyletti biz bozulabiliriz. En azından etkilenmez işte. O tamam, onda etkilenme yok. Oturur böyle sükunet halinde, o meşgul olacağı yerle meşgul. Bazı müsenlerimle burayı okuyamam.
Çok mesela cübbesinin altından on sekiz bin alem görüntü diyor ya, devam ediyoruz. Şeyhu meşayif-i diyar ile hindiye, zat. Kendisi, marifetin ve sırların öyle ki, o sırlar tabi bitmez, Arka arkasına devam eder. Onların da bir valisi idi. Böyle mübarek bir evliyaullah. Biz şimdi ne yapacağız? Biz, en azından, böyle üstadımızda münasebet olan kardeşlerimizle bir bir ilgileneceğiz. Şunu bahane etmeyeceğiz. Bu pandemi şurada da bir araya gelinmez, evet gelinmez ama üç tane husus var. Ona dikkat edin, temizliğe dikkat veririz. Bunun yanında maskeye dikkat veririz ve mesafeye. Böyle analı bir şekilde, yoksa hep mahrum kalacağız. Bir ayet okunur, icadisi okunur, sessiz bir şekilde zikrullah'a oturulur. Sessiz ama her terk etme bu vebali icabettir, bu vebaldir. Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz Aka ve bey'atlerinde biliyorsunuz açıktan görüşemiyor ama gece görüşmeye başladı. Durma yok.
Böyle çok yardım edermiş, fakir ve yoksula, yalnız gizli yardım edermiş. Bir amcayı çok cinli dinlerdi. İsmini verebilirim de, buradan bulmak için verebilirim belki. Böyle, bu bulunduğu yerde buna cingi, kim görse cingi. Zaten en çok da zenginim söyledi. Konuşuyorlar bakkalda, dükkanda, orada, burada, pazarda cingil. Adam Ankara'da Kadir Gecesi'nde secdede Cenabı Hak'tan ruhunu teslim etti. Öldükten sonra anlaşıldı. Bu fakirin yerine çok girermiş, fakirlerim tespit etmiş. Gittiği zaman, o mesela bir çay getirecek ya, minderinin altına, ama onları doyuracak şekilde memnun edecek tarzda, parayı midenin altına koymuş. Fakir de demişler ki Ya biz hep minderin altında, çubuğun altında, alnının altında, secyadenin altında hep para görüyoruz. Meğer amca böyle gizli sadaka verirmiş. Aşçı Azam'ın gölgesinde gölgeleneceklerden bir tanesi de zaten gizli sadaka veren kimselerdir.
Müslümanlara çok şefkatli. Mesela sen otur ne karışıyorsun? Aman ha devam etmiyorlar, ha şöyle oluyor, ha bura niye böyle, üstadımız hizmet etti, otur rahatın da yerinde. Fakat Allah'ın aşkı, Resulüne muhabbeti durdurmaz bunları. Burada biz, salihleri okuduk da Salihlerde şu üç güzellik var. Salihlerde üç tane güzellik var. Birincisi bu Salihlerdeki hal, hal iman eden iman eden imanda kemali bulan kimseler, bir de iyilikle emredip kötülüklerden kaçındıranlar, hemen yanında hayırlı kişilerde koşanlardır. Hayırlı işlerde koşuyor. Bunlar salihlerdendir buyuruyor Cenab-ı Hak. Eğer hatırlayabilirsem Al-i İman suresinde yüz on dört. Ayet-i Zeyd'e diye hatırlıyorum. Allah'ımıza tam manasıyla, imanının taperde izzet'i de duyarak inananlar, Ahiret gününe iman ettim, ondan kötülük diye bir şey kalmaz. Çünkü huzuruna varacağın rabbimdir.
Ya ben şununla bununla tek başıma kalbe gideceğim, acaba ne diyeceğim demeye başlayan ahirete iman bunu meydana getirir. Iyilik emri diyor, kötülüklerden sakındırıyorlar. Bütün hayır ve hizmetlerde koşuyorlar. Nedir bunlar? Bunlar salihlerdendir. Salihler, bizim yaptığımız dualarda ne de mevcut? Allah'ım bizi salihlerle beraber haşru cemil ediyoruz. Salihlerden olmak öyle basit bir ifade değil. Mesela ne deniyor? Efendim, hani ol bir dua edin, bir dua geliyor aslında. Mesela biz namaz kılarken salih bulabilsek inşallah tarifini bilebildiğim kadarıyla söyleyeyim. Tarifi şu Allah'a olan ibadetle ile hiçbir şey ummah şirk koşmuyor. Yani, bir ahsi ki velin, uçucu, verdiği bu halis, tertemiz süzülmüş, dururunuz, daha da durulunuz, daha da gaz durulacak nurun, alamlı olsun. Biz zannediyoruz ki böyle bir tevvit. Onlar tevbenin de, tevbe öyle bir anlam taşır ki tevbe Allah'ımıza yönelmektir.
Mesela Kuran-ı Kerim'de sıralama unutmayın, bu Miraç hadisesindeki durumu. Şimdi Kuran-ı Kerim'de ki sıralamalara çok dikkat edin. Mesela, okuyorlar, hafızler çok duyuyorum bunu. Buradaki sıralama mesele çok önemli. O, başlatını yapmayınca ikinci gerçekleşmedi. Bu Tevbe suresinden söyleyeceğim esanı Mesela biz diyoruz ki Kuran-ı Kerim bizim kimliğimiz ama bu kimliğimizde bazı izahlar da var, onların da bulunması gerekiyor. Kan değerleri bulunacak, bilmem falan. Şimdi bizim kan değerlerimizdi, vesairdi, bizim canımızdı, her şeyimizdi. Bunu nasıl tespit edeceğiz? Bunu Cenabı hak bize, Rabbi zü celalimiz, Ahzab suresinde otuz beşinci ayeti celilerek kimliğimizi bildiriyor. Onu söyleyeyim, bu dua sosunu diyoruz ya, tağiyyatta Allah'ım selamın, rahmetim, mağfiretin, ümmetimin salihlerin üzerine olsun. Bak çok dikkat edeceğiz. Ümmetimin budur. Bak genel ilim ifade, bir hasır ifade geliyor.
Arapça da cümlemun emri hazır. Bir hususiyet durun! Kuran-ı Kerim'de bu hususiyetleri çok görünüyor!