Tasavvuf Ve Manevi Temizlik kaydında Hadisi şerifinde bildirildiği üzere müminin işine taakküb ederim buyuruyor. Burada taakküb imrenme manasınadır. Başına bir musibet gelir, Sabreder. Bu onun için mükafat olur. Bir sıkıntıya uğrar. Ondan dolayı da sıkıntıya uğradığında sabreder. Mükafat nimete erişir, şükreder. O da onun için mükafat olur. Biz burada ne halde olursak olalım…
Hadisi şerifinde bildirildiği üzere müminin işine taakküb ederim buyuruyor. Burada taakküb imrenme manasınadır. Başına bir musibet gelir, Sabreder. Bu onun için mükafat olur. Bir sıkıntıya uğrar. Ondan dolayı da sıkıntıya uğradığında sabreder. Mükafat nimete erişir, şükreder. O da onun için mükafat olur. Biz burada ne halde olursak olalım Rabbimiz katında mesul olmayacağımız onun rızasına ineceğimiz tavır ve hareketleri takip edeceğiz. Acaba Rabbimi razı edecek bir amel var mı şu yaptığım işte bütün dünyayı kasıp kavurup bu virüste acaba ben Rabbimin rızasına nasıl nail olurum bunu düşüneceğiz. En azından tefekkür olarak işte bir virüs insanlara nasıl bir yaralar açtı? Ne kadar çok sakınılıyor? Rivayet ediliyor. Ellerin yıkanmasından tutun, insanlar arası mesafe vesaire her hususta siz bunu çok iyi biliyorsunuz.
Bunu düşünerek diyeceğiz ki acaba gönlümüzdeki hatalardan dolayı nasıl temizleneceğiz? Bunu tefekkür edeceğiz, düşüneceğiz. Rabbimiz Zülcelal'imiz temizlik hakkında Kuran Azimüşşan'da Essairübillah Bakara Suresi iki yüz yirmi iki. Tevbe Suresi yüz sekizinci ayeti celile'de de Eshamne Birinci okuduğumuz ayeti celile şüphesiz Cenabı hak tövbe edenleri sever. Tövbe Rabbimize yönelme manasınadır. Biz Kuran-ı Azimüşşan'da yine Tevbe suresine baktığımız zaman dokuz tane esas geçer. Tövbe edenler diye geçer en başta. Dokuz tane esas. Bunlar bizim yaşamımız için gelmiştir. Yasin-i Şerif'te buyuruluyor ya son sahifeden bir evvelki sahifede Rabbimiz Kuran Azimüşşan'ın inmesinin sebebini bizim onu hayat olarak yaşamamız için Cenabı hak indirmiştir.
Efendimizin mesela Sallallahu Aleyhi ve Sellem ahlakı sorulduğunda Aişe annemiz Radiyallahu Anh'ın söylemiş olduğu söz Radiyallahu Anh'a Onun ahlakı Kuran'dı. Dikkat edilirse Efendimiz aleyhissalatu vesselamın Mekke dönemine baktığımız zaman hep temizlikle alakalıdır. Mesela beynin temizliğiyle alakalı. Biz kalbin tezkiyesinden çok konuşuruz. Kalbin tasfiyesinden konuşuruz. Kalbimizin kötülüklerden arınmasından temizlenmesinden onun yanında bir de fikrin temizlenmesi vardır. Aleyhissalatü Vesselam efendimiz sahih itikatla putlara tapılıyor. Diyorlardı ki biz atalarımızdan devraldığımız din hatta dışarıdan gelmek isteyenlere Mekke'den Aleyhissalatü Vesselam efendimiz için din icat etti. Atalarımızın böyle bir kimse çıktı diyorlardı. Efendimiz beyni ne yapıyor? Temizliyor. Yanlış düşüncelerden putlara tapmaktan. İbrahim aleyhisselam diyor ya. Yuh size.
Kendisine hiçbir faydası olmayan, zararı da def etmeyen bu putlara nasıl tapıyorsunuz diyordu. Efendimiz bu temizliği yapıyor. On üç yıl. Darul Erkam'da ne yapıyor? Beynin temizliğini, kalbin temizliğini, ruhun temizliğini sağlıyor ve insan yetiştiriyordu. Bugünkü sıkıntımız odur. Kalite çok önemli. Her şeyde kalite önemlidir. Maddi olanda da kalite önemlidir. Manevi olanda da kalite önemlidir. Yoksa insan hiçbir şey ifade etmez. Bu kalite için Ra'd Suresi on yedinci Ayet-i Celile'ye baktığımız zaman görürüz. Suyun üstündeki o köpük olduğu gibi koyup gidiyor. Temiz su kalıyor. Demek ki biz kötü düşünce ve fikirlerden kötü ahlaktan kurtulacak muhafaza olacağız. Mesela madenler ne yapılıyor? Maden dağdan çıkarılıyor. Arabalara yükleniyor. Fabrikaya geliyor. Tozudur, toprağıdır, taşıdır. Kili pası ne için? Olduğu gibi yok edilerek içindeki cevher çıkıyor.
Tasavvuf Ve Manevi Temizlik kaydında Hadisi şerifinde bildirildiği üzere müminin işine taakküb ederim buyuruyor. Burada taakküb imrenme manasınadır. Başına bir musibet gelir, Sabreder. Bu onun için mükafat olur. Bir sıkıntıya uğrar. Ondan dolayı da sıkıntıya uğradığında sabreder. Mükafat nimete erişir, şükreder. O da onun için mükafat olur. Biz burada ne halde olursak olalım…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 17 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
O cevher demirse demir, kurşunsa kurşun, bakırsa bakır, altınsa altın çıkıyor. Böyle bir ameliye istiyor. Böyle bir temizlik istiyor. Mesela en azından bir derinliği, dı bağat diyoruz ya kılını Kıl çiğne bütün Yok ediyoruz. Öyle bir deri hasıl oluyor ki cüzdanımız bile mesela deriden Ayakkabımız has deri diyor mesela. Giyilen gömleklerde ne de deri diyor. Bu diyor saf hiçbir şey karışmayan bir deridir diyor. Temizlenmek suretiyle oluyor. Efendimiz aleyhissalatu vesselam ashabı müziğini on üç yıl Mekke'de yetiştiriyor. Temizliyor. Beyinlerini yanlış itikattan temizliyor. Kalplerini kötü düşüncelerden temizliyor. Bakın Rabbimiz Kuran-ı Azimüşşan'da hayırlı insanlara anlatırken Araf suresinde Biz onların gönlünden haset, kibir, kin hepsini çıkardık. Burada taharet konusunda buna işaret eden çok güzel bir ifade var. Kulun kalbinin minelgil ve hased ve şirk ve tuhem.
Böyle şeriatimizin dinimizin doğru görmediği hallerden kınanacak tavırlardan şirkten şirk inkar değildir. Şirk bir olan Rabbimizin yanında başka kimseleri ilah kabul etmektir. Kuran-ı Kerim'de buyuruluyor ya nefsini ilah edineni görmedin mi? Nefis öyle bir duygudur ki Rabbi Zülcelal'imiz bu ifadeyi kullanıyor. Nefsinin arzularını ilah edineni görmedin mi? Kurtuluşu ne kadar zor. İşte tarikat-ı Aliyyenin sırrı burada. Bizi ondan kurtarmak için temizlikte Rabbimiz Temizlikte aşırı olanları seviyor. Şerhi ölçüler içerisinde. Yine tam bir temizlik. Mesela istiğfar bir temizliktir. Ama okurken gözyaşı akarsa temizliktir. Gönülde neden ben böyle yaptım, bir saniyede bir galaksi, içerisinde güneş büyüklüğünde dört yüz bin yıldızı halk eden her bir saniyede Rabbi Zülcelal'imizin azametine karşı ben nasıl böyle yapabiliyorum deme duygusuyla ancak temizlik hasıl olur.
Tevhidimizi okurken şuhud makamında okumak, Onu hayatımıza geçirmek. Mesela Ammar bin Yasir'in acaba ben kafirin dediğimi demek suretiyle İslam'dan mı çıktım deyince Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz iman onun kemiklerine işlemiştir buyuruyor. Öyle ki hayatımızın her zerresine işleyecek. Ne yapacağız şey biz bizim başarımız kaliteli insan yetiştirmek. Nasıl? Abdülkadir gibi Rahmetullah Ali bir er yetiştirmektir. İlimde İmamı Azam gibi İmam Şafii gibi Ahmed bin Hanbel gibi İmam Malik gibi erleri yetiştirebilmektir. Kaliteli da Kimse yetiştirmek. Efendimizin çabası buydu. Yoksa kalitesi imandan uzaksa İslam'dan uzaksa Allah'ımızın emirlerini yerine getirmekte çok gafiyse aynen o suyun köpüğü gibi. Diyelim ki biz bir madeni ne yapıyoruz? Ateşin üzerine koyuyoruz. Onda bir demir diyelim üzerindeki kiri, pası tamamen yok ediyoruz. O nereye gidiyor? O çöplüğe gidiyor.
Diğeri bir kıymettir ve değerdir. Biz başta küfür, şirk, nifak, büyük günah, küçük günah. Sonra masivadan kurtulmak suretiyle halis bir hale gelebilmektir. Değerli bir kimse olabilmektir. Temizlik çok önemli. Bunu nasıl ifade ederiz bilemiyorum. Cenabı hak kendisine dönenleri seviyor. Tövbe dönme manasınadır. Rabbimize yönelmiş artık. İstiğfar özür diliyoruz Ya Rabbi bizi bağışla diyoruz ama yarım yamalak demekle olmuyor. Mesela Medine'de bir kadın zina fiili içerisindeydi. Taşlanmıştı. Onun hakkında ileri geri konuşunca aleyhissalatu vesselam efendimiz buyurdular ki kadın öyle bir tövbe etti ki eğer Medine'ye dağılacak olsa yeterdi diye. Tam bir dönüş istiyorum. Hani aynen aşılanmak gibi. Diyelim ki bir ağaç, bir fidan diyelim, bir fidan. Bunu aşılayacağız biz. Aşılarken tamamen kesiyoruz. Ona kalemler diyoruz. Onları takıyoruz. Eski tabiatından eser kalmıyor.
Güç ve kuvveti nereye veriyoruz? Biz o kalemlere veriyoruz. Rabbimiz Şems Suresi'nde bunu ifade buyuruyor. Nefsini tezkiye eden kimsenin yani nefsini kötülüklerden arındıran bu aşılamak demek. Aşılanmak demek. Kurtuluşa eriyor. Nefsini ıslah eden, temizleyen kötülüklerden arındıran kimseye kimse kurtuluş ermiştir. Eğer nefsini ıslaha gitmemişse o da kendi tabiatından tamamen kurtuluyor. Aslında beşeriyetten kurtuluyor. Niye geçiyor? Beşeriyetten insaniyete geçiyor. Hatta rahmaniye. Efendimiz aleyhissalatu vesselamın mübarek bir sözü var. Bazen mübarek burunlarını Yemen tarafına çeviriyorlar. Ben Yemen tarafından Rahmani bir koku alıyorum buyuruyor. Rahmani bir koku alıyorum diye. O Rahmani kokuyu verebilmektir asıl olan bu. Mesela hep bildiğimiz husustur. İbrahim bin Ethem hazretleri, Hadisallahu Sırra. Şeyhi daha çok diye geçer Hadisallahu Sırra. İşte kendisine bir eza ederler.
Eza edince tabii şeyhinin emriyle daha da bir kemalata erdirebilmek için o belihte kaldı der. Yani belih padişahı olduğunda bunu yapsaydın sana ben yapacağımı bilirdim ama şimdi yok. Şeyh Efendi Hazretleri bunu duyunca demek ki Belih'ın kokusu var diyor. Onu bile istemiyorlar. Biliyorsunuz Kutsi Şerif'te Mescidi Aksa'da kapılar kapanmış pencereler her yeri örtülmüş. İçeriye kırk kişi girmiş. Başlarında olan zat mihraba sırtını vermiş. O kırk kişiden biri efendim burada bir beşer kokusu geliyor. Temizliğe bakalım şimdi. O İbrahim bin Ethem'in kırk gün ameli kabul olmayan diyorlar. Niye? Bir yerden bir hurma satın almış. Hurmanın birisi yere düşmüş. Bunu benim zannetmiş. Halbuki satıcı tarafından ona aitmiş. Ondan dolayı diyor.
Böyle bir ruhi temizlik ise Şemsetdini Sivasi Hazretleri bin beş yüz yirmi doğumu Tokat ve Zile'de kendisi ta İstanbul'da medrese eğitimleri görmüş hatta müderrislik yapmış. Daha sonra da edebe mugayir bazı haller görerek vazgeçmiş. Kendisi hatta ehli seferine bile padişah kendisinin katılmasını söylemiş mübarek bir veli. Allah'ın dostlarına gönül bağı ile öyle arınmış ki söylediği söze bakın. Sür çıkar ağyarı dilden. Ta tecelli idehak. Padişah konmaz saraya, hane mamur olmadan gönülden Allah'tan gayrı düşünceleri at ki o zaman Rahman olan Cenabı hakk'ın sevgisi girsin, habibi'nin girsin. Sonra Yunus Emre'nin temiz et günü devini dost gelecek kondurmaya dediği gibi kalbimizi ruhumuzu arındırabilmektir. Yine elbiseni temizle. Tefsirlerde izah buyurulurken burada sadece bedenin temizliği değil aynı zamanda ruhun, kalbin temizliği denmiştir.
Burada Biz onun gönlünden, kalbinden kini, kibri, hasetli çıkardık. Seyyidi Efsanevi Hazretlerinin Muhammed Bahaittin Hazretlerinin hulefasından birisiyle görüşmesi var. Efendi Hazretlerinin huzuruna varınca bir kelam alimidir. Seyyid Eşref Sürcani Hazretleri. Malum allamei tahtazani malum biliyorsunuz. Şimdi Seyyid Eşref Sürcani Hazretleri huzuruna gelince mürşid-i kamili gönlüne yönelir. Bir müddet durur. Asıl bu zaten. Temizlik asıl asıl temizlenme budur. Bunu bir rabıtadan murakabede mi elde edebilsek o temizlik mu indiği zaman ne oluyor? Karanlıktan eser kalmıyor. Kötülükten hiçbir eser kalmıyor. İsyanın karanlığı diye bir şey yok. Rabıtalar öyle süzülüyor ki öyle süzülüyor ki Kayseri'de bir Sami Efendimiz hazretlerinin İhvanını anlatmıştı. Ben dedi bir gün şöyle bir kimsenin huzuruna vardım. Oturdu diyor. Öyle bir kalbini Cenabıhakk'a açmış ki hayran kaldım diyor.
Devel'de üstadımızın evladından biri rabıta halinde bir diğer kimse de onun yanında oturmuş. O da İhvan'da oturmuş. İnan diyor kalbine öyle bir füyuzat iniyordu ki benim de diyor kalbime sanki bir kova su dökülüyor gibi o füyuzat-ı ilahiyeden. Hani insan meyveli bir ağacın altında otursa ne olur? Rüzgar estikçe meyveler dökülecek ve istifade edecektir. Yani rabıtasında istifade etmiş. Mukabesinde istifade etmiş. Ahlaken kemal bulmuş kimselerin yanında bulmak bulunmak bile yetiyor. Derler ya o gibi kimselerin huzurunda bir içimlik su, bir tadımlık diyelim yiyecek bile kifayet eder. Yani insan kendinden geçer. Şöyle diyeyim size. Kendi kendimize bunları başarmak yerine göre güç oluyor. Bir destek istiyor. Bir kardeşimiz nefis dersinde nefis dersi biraz zor geçilir. Tabii arınma bu. Şu anlattıklarımızın hepsi bir arınma, durulma, temizlenme, taharettir.
İşte Sami Efendimiz diyor ruhen yardımcı olsa da biiznillahi Teala tez geçsem hemen diyor hasıl oldu. Ben neredeyim evladım diye. Bir gün üstadımızın sohbet oldu. İnanın hayır ol kaldı. O da kendileri bunu en güzel şekilde biliyor tabii. Şu konu şu. Evrad ve Ezkarını çekerken Sami Efendimiz Hazretleri yetmiş sekizde veya yetmiş dokuzda olabilir. Medine-i Münevvere'ye hicret buyurdular. Diyorlar işte efendim size kabir olarak Eyüp sırtlarından bir yer mi alalım? Ne yapalım deyince kişiye insanın gönlünün arzusu verilse benim gönlüm işte cennetül baki'yi ister diyor ve orayı Cenabı Hak lütfediyor, ihsan ediyor. İşte efendim de memleketimizden gitti deyince bütün buyurdu damarlarıma kadar nüfuz etti diye. O günkü sohbetine tabii her zaman olmakla birlikte doyulması mümkün değildi. Bakın onlar arınır derken kötülüklerden arınmıyor. Havsilazam da o zaman acasın efendimiz Hadisullahi ve sure.
Sami Efendimiz Hazretleri'yle görüşüp geldikten sonra nuru ziyadeleşiyor. Nurdan perdeler açılıyor. O sohbetlere doyamazdık. Ankara'nın Haymana diye sıcak suların bulunduğu yer Sami Efendimiz'den gelmişlerdi. İnanın açıyor Mektubat'tan Es'adı Erbili Hazretleri'nin zaten kitap bir yerde duruyor. Bir cümleye okuyor ya okumuyor. Öyle bir konuşuyor ki tahammülü zor. Ahmet bin Hanbel hazretleri ben diyor Şazeli Meşşainden birisiyle oturdum. Biliyorum diyor. Ümmi öyle okuyan bir kimse değildi. Ama Arifi Billah Fatiha'ya diyor mana verdi. Bir mana verdi. İki verdi. Üç, verdi. Üç, dört derken diyor beni artık bir ilahi cezbe tuttu. Tahammül edemedim Ya Rabbi bu ilim nedir diye. Artık Somuncu Baba'yı biliyorsunuz. Bursa'daki Ulu Camii'nin açılışı için onu söylüyorlar. Çıkmış Fatiha-ı Şerife'ye manalar veriyor. Tabii sırrı ortaya çıkınca çıkınca kayboluyor. Bu çok uzun devam eder.
Bunlar arınmış insanlar. Biz arınmak için rabıta-i Şerife yapıyoruz zaten. Arınacağız, durulacağız, temizleneceğiz. Bunu Esad Elbili Hazretleri de Muhammed Masum Hazretleri de zannederim İmamı Rabbani hata olmasın. Haddes Allah'u sırra üç meşayimiz meşayimizden üç kimse aman ha rabıtaya övünen verin. Mesela murakabe kalbinizi murakabeye alıştırın buyuruyor aleyhissalatu vesselam Efendimiz. Enkazı on beş dakika normali. Yarım saat fazla diyemem de durdukça zevkine onlar doyamazlar. Konya'da böyle bir cemaat efendimiz hazretlerinin bir tanesi yaşlı da bizzat. O hoşuna gider. Oradaki görevli olan kimseye der ki bu zat benim hoşuma gitti. Bu kim? Efendim onu anlatalım size derler. Meğer kalbini arşi azama açtığında Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz teşrif buyuruyor. Onun teşrifiyle tahammül edemiyor. Böyle bir arınma böyle bir durulma. Bunların hepsi var. Mesela marketlere giriyoruz.
Neyse artık alışveriş merkezlerine. Temizlik için işte elbisemizin temizliğinden tutun. Kabın, kaşın vesaire evin her türlü buna ait temizliğe mahsus. Ne gerekliyse onu alıyoruz. Ama düşüneceğiz. Bizim bizim şu kalbimizin temizliği nasıl olacak diye ruhani bir alışverişe başlayacağız. Mevlana'mız mesela. Mevlana'mız buyuruyor ki insanın cenabetten temizliği suyla olur. Günahlardan temizliği de gözyaşıyla olur. Efendim biz Rahmani kokuyu nasıl izah edeceğiz? Esad El-Bida Hazretleri'nin divanında var. Tevhide tapşur gözünü, kimseye açma ağzını. Yani kimseye sırrını verme diyor. Yani na ehle sakın verme sırrını derler. Yoksa taşa vurursun, yok olursun helak olursun diye. Şeyh izine tut yüzünü şeyhin yeter. Burhan sana şeyhin sana hakikati gösterir. Zaten o yolu görmüş ol. Ol. Bildiği için tehlikelerini de arz eder.
Sonra bakın beşeriyetten insaniyete geçişte öyle güzel ifadeler var ki beşeriyet nedir? Yani temizleneceğiz. Beşeriyetten ruhaniyete geçeceğiz. Nasıl olacak bu? İnsaniyete geçeceğiz mesela. Beşeriyet insanın ahvali tabiyesidir. İnsaniyet nedir? Kemalatı ruhaniyesidir. Bir yazarı dinledim. Dedi ki bak şu okuduğum sözleri dedi anlamadığınızı biliyorum ama kalbiniz anlayacak dedi. Sizin ruhunuz anlayacak dedi. Tefsirle meşgul olan bir hocamız benim diyor öğrencilerim var. Bir tane daha var bilmez diyor. Öyle Arapça kaideleri sarf nahiv bunu bilmez ama gelir ben diyor anladım ki anlıyorum ki diyor onun gönlü okuduğum ayetlerin diyor manasını biliyor. Bize bir defasında böyle hizmet eden tarikat-ı Aliyyede öncü olan bir kimse geldi. Müridanı camimize gönderdi. Dedi ki, seninle bir oturalım, dedi. Oturduk. Şunu anlattı, ben dedi bak dedi pek fazla bir bilgim yok. Yalnız namaza geçirdiler dedi.
Namazda başladım dedi. Bismillahirrahmanirrahim. Elhamdülillahi rabbil alemin. Fatiha'nın diyor manası da kalbime girdi. Esrarı da gönlüme girdi diyor. Bu temizlik mi olacak? Biz buna bakalım. Bu temizliklere baksak şu belanın hiçbirisi gelmezdi bize. Bakın temizlikle alakalı. Ellerinizi temizleyin deniyor. Şimdi işte dergimizin bir kapağı sorulmuştu da demiştim. Müslüman ol, kurtul. Müslüman ol, kurtul. Ya günde beş vakit zaten elimizi yıkıyoruz, abdest alıyoruz. Bunun yanında yemeğe başlamadan önce yemekten sonra elimizi yıkıyoruz. Mesela sabah kalkıldığı zaman buyuruyor ki aleyhissalatü vesselam efendimizin elinizin nerede olduğunu bilemezsiniz, kalkın ki ellerinizi yıkayın Sami Efendi Hazretleri sohbete girerken de gusül abdesti alıyor. Çıktığında da gusül abdesti alıyor. Tertemiz. Bir gün mürşid-i kamilimiz köyümüzden birine ben biz rencide olur diye demiyorum o köyü.
Buyuruyor ki sizin hazın damınız. Bugünkü dille mutfağınız. Gezeceğim. Gezeceğinden değil. Temizlik yapılsın diye söylüyor. Eskiden böyle gübreleri atarken sele dediğimiz bir eşya var. Onunla bütün dereler dolmuş. Temizlik istiyor. Yani o gün de sabunun neyin bulunmasının da zor olduğu zamanda evlatlarına buyuruyor ki haftada bir mutlaka elbiseler temizlenecek. Şimdiki gibi çamaşır makinaları neleri yok kaynatın buyuruyor. Kaynatın. Dil temiz olsun diye. Çünkü aleyhissalatu vesselam Efendimiz evin bölümleri ve etrafı temiz olacak olursa bereket yağar diye. Bak bu hastalık nereden geliyor? Kirden geliyor. Temizlenmemiz gerekiyor. Hem bedeni hem kalbi temizliği elde edeceğiz. Şimdi biz insaniyet denince kemalat-ı ruhaniye bir şiir de orada geçiyordur. Rabbine döndür de yüzünü görmek için kendi gözünü kaçırmadan vuslat gününü ilciaiye davete geldim. Ne söylüyor?
Dedem Rahmetullah Ali Hazretlerinin son nefesinde okumuş olduğu Ayetelle. Fecr suresindeki son ayetler temizlik bu işte bak ruhun temizliği. Ne yapıyor? Nefsin mertebelerini geçiyor. Mutmainne sıfatına geldiği zaman Rabbine dön buyuruyor. Aç da gönlünü Hak'tan yana. Ne lütuflar olur baksana. Kalmayasın sakın hasuna ve nefaktüden vermeyeli geldin. Ne diyelim yani? Ben nefakta fihimir ruhi. Ben ruhumdan üfledim buyuruyor. Ruh üfledim. Bunu insanoğluna veriyor Cenabı hak kimseye vermediğini insana veriyor. Bir söz söyledim. Onu kaçırmayalım. Hayatımızı imana şahit kılalım. Hayatımızı İslam'a şahit kılalım. Hayatımızı ihsana şahit kılalım. İnşallah bunun açılımını Allah'ımız lütfederse bir başka zaman yaparız. Çünkü kalite çok önemli. Kalite. Bizim izzetteyken zillete düşmemiz zengin iken fakirliğe düşmemizin tek sebebi budur. Kalite. Meşayı izamın bir arzusu olur.
O da kendisine vekil olacak değerli kimseyi yetiştirmektir. Mevlana Halid hazretleri buyuruyor ki birçok hulefası var. Bir İsmail var. O da yarım diyor. Yani öyle temizliyorlar. Öyle arındırıyorlar ki o Seyyi Şerif Sürcanı hazretlerini anlatmadım size. Çok uzun durun. Üstazı gönlüne yöneliyor. Bakın ne diyor. Gönlüne yönelince diyor hoca efendi ne hissettin? Efendim aynen diyor sobanın kurumunun yok edildiği gibi derinin kılının kılçığının giderildiği gibi gönlümden bazı kuruntuların defolduğunu gördüm. O ilmin kuruntusuydu Hoca Efendi. Bayezıdb İslami Hazretleri ben diyor Ebu Hafsa hatta dinin kutbiyete haber veriyor o zatın da vardım diyor yanına. İşte namaz surelerimi bir okuyayım demiş. Okumuş. Sen de beni okut deyince diyor kalben öyle bir hale erdim ki kırk senede talim edemezdim. O anda gözünü yumduğundaki ilmi diyor. Gelin bunu kaybetmeyelim biz. Hani her zaman düşünelim.
Akıldığımız namazda aleyhissalatü vesselam efendimiz her ne zaman namaz kılarsanız onu son namaz olarak kabul edin buyuruyor. Yani yastığa başımızı koyduğumuz zaman kalkabilecek miyiz diye düşünelim. İşte bak bizim Hafız abimiz gündüz Konyalılar gelmiş. Onlarla ne güzel hizmet ediyor. Hatta orada Allah diye feryat ediyor. Kalemdar, alemdar diye güzel şiirler söylüyorlar. O da coşuyor. Hiçbir şey yok. Gece yattıktan sonra kalkamıyor. Hayat bu. Hiçbir şeye güvenemeyiz. Yani şu hadiseler bizim uyanmamıza vesile olsun. Bir daha uyanamayız. Bunda da uyanamazsın. Yardımcı olalım. Birbirimize hep yardımcı olalım. Nerede ne yiyeceğiz? Bu zaten yemeler neler kaldı? Çok güzel bir kardeşimiz kendisi aslında Afganistanlı, Dubai'de vazifeler yapıyor. Türkiye'de de onun oturumu var. Eğer dinlemişseniz konuşmasını teşekkür korona, teşekkür korona diye.
Yollarda diyor artık haya kalmadı erkek, kadın birbirlerine sarılıyor. Haydi şimdi de yap diyor. Yaklaşamazsın diyor. Diskolar, vesaire, bunu dilim almasam çok iyiydi. Yani isyan yerleri neleri orada geçiyordu. Bakın, bir maç için küçük bir kasabayı söylüyorum size. Memleket edemiyorum, bir kasaba. Altı yüz kişi toplanıyor bunların bir kısmı tespih çeken kimseler. Sohbette üç kişi yok. Allah'ımız öyle bir ders veriyor ki sen kadri kıymetini bilmezsen, gelin Rabbimizi zikredelim diye tavsiyelerde bulunur da eğer katılamazsak, ah, cemaatle olamıyoruz. Ne olacak şimdi? Teravih namazı. Eskiden Teravih namazlarını da biz tabii yaşımız itibariyle biraz olsa bir yarım asırdan haberimiz oluyor. Daha fazlası belki. Camilerde yer yoktu. Şimdi inanın geçen ifade etmişim bu hadiseden önce. Biz bozulduk kardeşlerim demişim.
Değil, diğer insanlar böyle avam, has tabirini zaten üstadımızdan sonra kullanmayın dedim. Kullanmayın, iyi bir çalışalım. Böyle ilmihal bilgileri, bu dinimizi çok iyi öğrenelim. Dini bilgilerimiz çok güzel olsun takip ederiz zaten Ömer Nasuh Bilmen Hocamızı diyoruz buna benzer yani ehli sünnet ve cemaat görüşü üzere olan kimselerimizin eserlerini takip ederiz ibadet noktasında, ahlak noktasında. Zaten Sami Efendi hazretlerinin eserleri, yemin olun okumamışız ki. Bir cümlesini okuduk, mescitte bir cümlesini okuduk. Musa'da altı olacak Allahu alem. Orada Allah'ımızın kainatı Muhammed'in nur ile yaratması, bunu görebilmenin ancak göze ve günde verilen nur ile olacağını, neler beyan etmiş. Mesela şu musibetler, ashab-ı ne, umumi gelen bir sıkıntı. Dengeli. Bak bunu sıralıyoruz Sami Vemzi Hazretleri. Bunu biz kendi sitemizde de verdik vesaire. Kardeşlerimizin göreceği yerleri hep gönderdik.
Sıraladık orada. Emri bil maruf, nehy-i anil münkerde müdahale olduğunu, yani dalga hukukluk demek de bu ifade uygun düşmüyor sizin gibi nezih kardeşlerimize karşı. Bunun yanında işte zinadır, livatadır, daha başka ticari ahlaksızlık ruhlardır, bid'atler, buna benzer haller, yani ders almamız gerekiyor efendim. Evet, ne kadar güzel söylemiş. Aç da gönlünü haktan yana, ne lütuflar olur. Baksana bir dönüş yapsak, hadi skuçhi. Bir karış gelene bir zira, yani Rabbimiz burada bize gelin diyor, bir gelebilsek. Bayezid Bistami Hazretleri bu gelmeyi istedi Rabbımızdan. Ya Rab dedi, ben seni bulayım deyince, daha nefse geveta, nefsinin arzusunu bırak ve gel buyur. Buyur. Nasıl olsa ölüp gideceğiz. Şimdi bunun bizim işimize, gücümüze hiç manisi yok. Hep bunu zaten göz önüne getiriyoruz. Benim işimdir, gücümdür, oğlumdur, kızındır.
İmam Rabbani Hazretleri işim gücüm dediğimizi eğer helal rızık talebiyle yaparsak zikri daim buyuruyor. O yavrularımızı ve ihtiyaçlarını gidermek, evliliklerini temin etmek ibadet ve taattir. Neden bu bizim beynimiz burada dönüyor? Yani ne bizi aldatan burada nedir? Şu dünya işleri diyorsan Süleyman Aleyhisselam'ın ona verilen nimet kadar bir nimet kimseye verilmemiştir. Bir an Allah'tan gafil değil. Hazreti Ömer radıyallahu anh, diyorlar biraz istirahat et. Gece Rabbime olan kulluk, gündüz ashabın işleri nasıl yatar bu Ömer diyor. Gözünden akan yaşar, şu yüzünde iki tane hat, siyah çizgi meydana getiriyor, Allah diyor. Aşkından ağlaya ağlaya. Ya bu zor değil. Niye zor ittik? Biz bunu neden zor ediyoruz? Yani niye aldanıyoruz? Ama biz şimdi silkineceğiz. Nasıl silkineceğiz? Bak, söyledim kardeşlerimize. Adap risalesinden bu akutan şey değil. Çok güzel olur. Bir sahih olsun okuyalım.
Size onu okuyacaktım. Kalbin ruhun temizliğini orada yazıyor. Zaten geçen de size sabır hakkında bir şiirini efendimizin okuyacaktım. Muvaffak olamadım ama hatırımda biiznillahi teala. Sonra musahabelerden diyoruz bir sahip olsun okuyalım. Bunlar bize yön tayin eder. Zaten Rabbimiz öyle buyuruyor. Bize yön belirtecek kimseleri okuduğumuz Fatiha suresinde Nebiler sıddıklar şehitler ve salihler öncümüz bunlar. Efendim ben sıkıntıdayım dardayım bunaldım. Yusuf Aleyhisselam kadar herhalde sıkıntı görmedik. Yunus Aleyhisselam balığın karnında diye Cenabı Hak kanıyor. Beşeri bütün vasıflardan kurtulup Rahmani sıfatlarla ahlakı Muhammediye ile ahlaklanmaktır. Bunun yanında taharet iki şekilde. Diğeri taharetul galip. Taharet olmayınca beden temizlenmez. Marifetullah Allah'ımızı tanıma nimeti, bereketi, ihsanı neyle olur? Kalbin temizliğiyle olur. Su iledir bedenin temizliği.
Okuduğumuz tevhid okuyoruz efendim işte hep kolaylığa gitmişiz. Hep kolaylığı. Esadi Elbili Hazretleri kutbu azamdır. Buyuruyor ki tevhidi okumaya alışıyorum. Bir kutbu azam o. Bizim o giderken gelirken okuduğumuz ne ilahe illallah, la ilahe illallah yani namazdaki tesbihatta bile bakın dikkat edin imamına müezzinle ve cemaatine nasıl okuyoruz? Suphanallah, süphanallah diyor muyuz acaba? Tam bir süphanallah diyebiliyorsunuz. Elhamdülillah, elhamdülillah, Allahu ekber, Allahu ekber, dersimizde de öyle olmasın. İnşallah dikkat ederiz, güzel yaparız. Varışına göre gelişin, bul uğraşına yarma açın. Aşsın. İyiliğin karşılığı iyiliktir. Allah'ımız hiçbir kimseyi boş bırakmaz. Yani Rabbimiz azamet sahibidir. Hiçbir şeyi zayi etmez. Yeter ki gönülden biz ona dönüşü temin edelim. Ebtahara ve ye tathiru kalbi amma sivallah.
Allah'ımızın razı olmadığı her şeyden Onun dışında bütün hallerden ona dönmek ve temizlik yapmaktırtır. Ve bu taharetin abdesti nedir? Kötü ahlaktan kurtulmaktır diye geçiyor. Bizi mahvedecek olan şehevi arzu ve duygulardan kurtulmaktır. Taharet öyle güzel anlatılmış ki şimdi sizin gibi böyle Allah'ımızın inşallah öyle ümit ediyorum. Kullarına temiz diye hüsn-ü zanda bulunuyorum. Kullarına dinecek bu. Sizin sayenizde de inşallah biz affa mazhar oluruz. Ruhun safhaya ermesidir. Artık kalbin de değil. Ruhun safhaya ermesidir. Daha ne buyurmuşlar? Müş Hanefi hazretleri. Allah'ımızın razı olmadığı yani dinimizin hoş görmediği bütün hallerden kendimizi kurtarmak ve salaha ermektir. Taharet nedir? Kalbin tahareti. Efendimizin duaları var sallallahu aleyhi ve sellem.
Ne buyuruyor efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem dualarında Nebi Ekrem Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem kalbimi dinin üzere sabit kıl diye. Taharetin öyle yerleri var ki mesela taharetü'l il, ilmin tahareti nedir? Cehaletten kurtulmaktır. Yani ilim ehliyiz. Efendimiz aleyhissalatu vesselamın ziyadesini istediği bir şey var. O da ilimdir. İnşallah sıkmıyorum çünkü konu çok uzun. Geçenki gibi efendimizin ruşi ilinde okuyamadık. Biraz yol almaya çalışalım. Zikrin tahareti nedir? Allah'ımızı hatırlamaktan gafil olmamak ve taharetüt ta ibadetin temizliği nedir? Masiyetten kurtulmaktır. Yakin, kesin inancın tahareti nedir? Mineşşek şüpheden kurtulmaktır. Aklın tahareti akılsızlıktan, kafasızlıktan, ahmaklıktan kurtulmaktır. Taharetü zan zannın temizliği nedir? Minettövme. Yani kınanacak hallerden kurtulmaktır Ve devam eder gider. Oldukça uzun.
İşte nefsimizi muhalat, tatil, muhalifi yani düzgün olmayan yanlış hareketlere karışmaktan kurtarmaktır. Ve el iftilatü bigayril hak. Hakkın dışındaki kimseler de hemhal olmaktan sadece öğüt ve nasihatleri için olmak ama öğüt ve nasihat ederken de onların yanlışlığına kapılarak kendimizi helak etmemek. Yani suya düşen bir insanı kurtaracağım derken bizim de suya gömülmememizdir isyan suyuna. Taharetül batın iç temizliği nedir? Hiye taharetül kalp kalbin temizliğidir. Daha başka ifade buyrulmuş. Mesela yolun temizliği nedir? Hiye. Nefsani arzu ve isteklerden kurtulmaktır. Aklın tahareti nedir? Hiye, min denesil efkarı ve şube. Şüphe. Yani şüpheden fikrimizi yanlış düşüncelerden neden kurtarmak. Bu daha ziyade şimdi belki gelecektir. Uzatmamak için hemen söyleyeyim.
Muhyiddin Arabi Hazretleri insanın diyor havaatın düşüncelerini temizlemesi zaten diyor ben kendimi böyle tefekkür ederim yatacağım zaman artık kötülüğü yapmak değil neden düşündüm diye diyor korkarım. Ebubekir Velrak hazretleri kalbin temizliği iki şeydedir. Öyle hasetli kin kibir neyse tamam onu terk etmektir. Müslümanlara karşı kötü zandan kurtulup onlara iyi gözle bakmaktır. Eğer bilebilirsek her şey Allah'ın ayatıdır. Her şeyde Rabbamızın bir yaratma sebebi vardır. Bir amacı vardır. İnsanlara böyle bakacağız. Daha devam eder. Temizlik hakkında çok uzun ele alınmış. İnşallah görüşürüz diyeceğim ama bu bizim için diyemem de biz Allah'ımızın en aciz bir kuluyuz. Kıymetli bir hocamız mevzuyu toparlayamazmış da demişler ki herhalde hocam bunu cennette tamamlayacağız derlermiş. Onlar için söylüyorum. Biz de onlara imreniyoruz. Allah'ımız yolundan ayırmasın.
Taharet hakkında çok uzun üç şekilde bir temizlik var. Bütün uzuvların günah kirlerinden temizlenmesi, kalbi kötü ahlaktan kurtarmak suretiyle temizlenmek, kalbin özünü sırrını Allah'tan başka şeylerden temizlemektir. Sufi kimdir diyorlar. Allah için kalbini arındıran kişi demiş demişlerdir ve temizlik hakkı çok, hususu çok uzundur. Bütün hata ve kusurlarımızın Rabbımızdan affını talep ederiz. Velhamdülillahi rabbil alemin. Aleyhisselatu vesselam Efendimizin ruh tayyibelerine, ehlini ashabına, peygambere nizam ve piran nizam bütün geçmişlerimizin ruhları için El Fatiha.