Efendimiz Hazretlerinin yapmış olduğu tavsiyeler. Kuran-ı Azimüşşan'da da biz tavsiyeleri çok görürüz. Cenab-ı Hak sadece kendisine kulluk yapmamızı, sonra sıralanır, anneye ve babaya itaat etmek. Onun yanında müminlere şefkat ve merhamet kanatlarımızı yaymak ve diğer İsra suresine baktığımız zaman rızık korkusuyla çocukları güldürmemek, haksız yere adamın bir kimsenin canına kıymamak. Allah'ımız muhafaza buyursun zinaya yakın bile olmayın buyuruyor. Yakın bile olmayın. Bu nedir? Genel olarak ele aldığımız zaman isyana götürecek yolları kapayın. Mesela faiz, ona gidecek yolları kapayın, zerre kadar fırsat vermeyin. Çünkü o isyana götürür. Böyle kafamızı toplayıp derin derin düşünerek yapılan bu hataların kime karşı olduğunu eğer gönlümüzde ve kafamızda canlı tutabilirsek bir noktada muhafaza olmuş oluruz ki ne karşı yaptığımızı düşünürsek.
Mürşid-i kamilimiz de vasiyetlerinde vasiyet ederim size abdest alın, taze taze. İçi fena güzel yüze, yapma işte riyadır bu. Buyuruyor ki abdestiniz varsa mesela ezan okundu, namaz kılacağız, yeniden bir daha alın. Çünkü nurun ala nur olur, nur üstüne nur olur ve abdestsiz de yatmayın demek istiyor. Çünkü abdestle yatıldığı zaman uyku bile israf olmamış olur. Eğer içimizde kötü niyetler taşıyorsak yüzümüzün güzelliği ile böyle iltifatlı, insanlara karşı böyle şefkatliymiş gibi görünmeyin, o riya olun. Çünkü içinizde olun. Normal, hareket edin, iç dışa, dış içe uygun düşsün buyuruyor. Bu onlar için çok ağır geliyor, Rabbimiz malum kıldığı için ve o kadar güzel ki hepsi bir konu olan şu tavsiyesini ne güzel yapmışlar Elim edep takva olsun, gönlüne feyiz dolsun, kov istemem ifvan bilsin, söz getirmek menadır, dedi. Bu dörtlüğün içerisinde saymadığı hakikatler yok.
İlim, Allah'ımızın ilk sıfatı Celle Celalühü. Kişi ilmi olmasa sabah namazına gelip cemaatle nasıl kılabilir? Mesela ilmen biliyoruz ki beş vakit namaz farzdır. Sabah namazına gelmenin ecir ve mükafatı okuduklarımıza göre aleyhisselatu vesselam Efendimiz, emekleyerek de olsa gelir. Yine buyruluyor, sabah namazı ile ikindi namazı, şahitli namaz. Meleklerin vazifeyi birbirlerinden devraldıkları ve Cenabı hakk'ın da kulumu nasıl gördünüz, nasıl bıraktınız sorusuna müspet bir cevap verebilmek. Bunları bilmesek bu sadece bir konu. Nasıl taatlerimizi yapacağız? Edep edep zaten işin en önemli noktası. Bunu tarifte nasıl bir yol tutabilir? Sünnet-i Seniyyeye riayet etmek. Mesela cemaatin içine girerken, omuzlarına böyle ellerimizi basarak değil, çok saygılı bir şekilde boş bir yer bulduğumuz zaman oraya oturmak, mesela hafızdır, malumat sahibidir, ona yerimizi terk etmek buna benzer.
Diğerlerini buna kıyas ederiz. Edep çok önemli. Her husus önemli abdestin mesela çok edepleri var. Kıbleye karşı durmak, kıbleye arkamızı getirmemek, sonra azalarımızın günahlarına tövbe ederek vazifemizi yapmak. Velhasıl Edeb Sünnet-i Seniyye manasına da gelir. En önemli olan da budur. Takva olsun yaşanacak bir husustur. Şimdi hepimizin dersi de var, rabıtası da var, zikir de var. Yaparken bunları çok dikkatli bir şekilde, aslında vazifemizi yapmıyor değiliz. Yapıyoruz ama yaparken yaptığımız taatlerin bize tesirini düşünerek yapmak. Mesela şimdi zilhicce ayına girdik. Zilhicce ayı bizde değişiklik meydana getirmelidir. Zilhicce ayı bizde değişiklik meydana getirecek. Ne meydana getirecek? Bunu gönül bilir. Kıldığımız namaz, okuduğumuz Kuran-ı Azimüşşan gönül alemimizde bir farklılık hasıl edecek.
Allah'ımızın kelamı öyle olacak ki düşüneceğiz, bir arı bir çiçeğe konduğunda ondan bal alıyor. Allah'ımızın ayetlerini ilahi bir çiçek olarak demekten bile haya etmekle birlikte, misal olarak veriyoruz, her bir Ayet-i Celile'den ondaki nuru tarif edemeyiz. O nurun gönlümüze girmesi, işte bu oluyorsa faydalanıyor bir demek. Daha ötesi var mı bitmez. Gönlüne feyiz olsun. Kalbimize Rabbımızdan nur, ilahi bir nur. O zaman ne olur? Şimdi lamba yandığı için ışık var. Işık sebebiyle karanlıktan bir eser girilmiyor. Allah'ımızın nuru ilahi bir ışıktır. Kalbimize vurduğu zaman şirkten, küfürden, ipaktan, büyük günahtan, küçük günahtan Cenabı hakk'ın gaye ne varsa hepsini ortadan kaldırır. Bir anda olur mu inatçı kirler derler, kolay kolay çıkmaz. Mel'nun gizli açmış olduğu yara öyle bir aldatır ki, o aldatma kirini yıkamak çok büyük gayret istiyor. Mesela istiğfar nedir? Günahlarımızın usülüdür.
Yalnız istiğfarı okurken bizim gibi değil, canlı böyle içinde nedamet hasıl olarak. Bak düşündüğümüz zaman o pişmanlığı yaşamıyoruz, yaşayamıyoruz. Gönülden neden yaptım ben bu hatayı, Rabbime karşı düşüncesi hasıl olsa da içimiz yansa, yansa, yüzümüzden de aksa ancak o zaman yüzünden geçtiği için olun. Kov istemem ihvan bilsin, söz getirmek fenadır bunu. Kov, birinden bir sözü alıp diğerine götürmek. Biz bunu da hep söylüyoruz. Mesela dinliyorum, efendim şu işler şöyle olsa daha iyi olur. Mesela bunu bir kimseyi rencide edecek şekilde olmazsa onda bir beis yok. Ama şikayet ederek şöyle yapıyor diyerek konuşmaya başlarsak bu hoş olmaz. Ne yaparız? Bunu mesela bir kurumumuz var. O kurumumuzla bu istişareyi yaparız. Yani kurumumuz varken gelip de çok ciddi bir konu değilse, çok önemli bir husus değilse bir şahsa gelip haber verilmez. Artık ilgililer kimse onlara haber verilir.
İnsanlar arasında soğukluğa vesile olacak, birbirleriyle çekişeceği bir durumu, kardeşine karşı kin nefret duygularını tahrik edecek sözler söylememek, yapıcı olmalı. Zaten söz getirmek fenadır bu huylu. Aleyhiselatu vesselam beynimizin bir kabrin yanından geçerken şöyle sizin bildiğiniz gibi büyük günahlardan değil, Siz bunu büyük görünüyorsunuz ama devle riayet etmediği için, küçük su yolundaki ısrantılara dikkat etmediği için, biz bununla sadece, sadece bu şekliyle düşünmeyeceğiz. Her günahımızı, her hatamızı bu şekilde düşüneceğiz. Az gibi görmeyeceğiz. İşte bu kadar da bir zarar açmaz, bu kadar da bizde bulunsun düşüncesi katiyen bulunmayacak. Diyeceğiz ki Rabbimiz bizden tertemiz amel istiyor. Bir temizlik olacak ki buna tezkiye denir, Ondan sonra arınma meydana gelsin. Kötülüklerden arınacağız, temizleneceğiz. Ondan sonra ruhumuzun kemali başıymış.
Bir yemek kabı dahi öyle, bir çorbayı kirli, paslı temiz olmayan bir kaba konmaz, temizlenirse. Bunun için Şemsettin-i Sıffasi Hazretleri sür çıkar ağıyarı dilden, Allah'tan gayrı olanları kalbinden çıkar ki ilahi tecelli nuru bilsin, içeriye buyur. Demek ki temizlik istiyor. Sünnete temessük edin, üç kıtası bize yeter. Sünnet-i Seniyyeye uyun. İşte Rasulullah'ın sallallahu teala aleyhi ve sellem kendisine mahsus halleri deyip de o güzel adetleri terk etmeyin, buyuruyor. Dikkat edin, ondan zuhur eden ne olursa olsun riayet edin çünkü onda haktan başka bir şey meydana gelmez. Cami cemaate gidin, emir tutman ihvan adın, saliklere muzurdur bu. Derviş kardeşlerimize çok büyük zarardır bu. Yani Allah'a itaat ederiz Celle Celalühü mutlaktır zaten, Habibine mutlaktır. İsyan olmadığı müddetçe bize otorite olan kimselere itaat ederiz. Müşrik ama böyle baktığımız zaman hepsi bir kaide, bir esas.
Fıkıh ile Hadis öğren, nefsini yıkmaya davran, mürşide binde bir vuran sakal altı sualdir bu. Yani bir evrak ezkere alınca işte bir tarih almıştık, o günlerde ne güzel devam ederdik, şimdi yapamıyoruz, demeyeceğiz. Vefalı olacağız. En az iki bayramda olsun, gelip görüşme imkanımız varsa niye olmasın? Mesela bir araba alımı için gelmişler. Ta yedi yüz kilometrelik daha fazla bir yere gidiliyor, bir araba almak için. Biz, bize istikamet tarif eden, Babullah olan bir kapıya senede iki defa uğramak zor mu geliyor? Böyle bir başlayıp ondan sonra boşlamamam, diyor muyum bayramı var, başka önemli güzel günler var, mübarek geceler var. Onlarda olsun bir selamdır, bir telefondur, bir tebriktir. Bunu yaparak kardeşliğimizi temin etmek, sakal altı sualdir bu dediği Alenusum böyle olmasın buyuruyor. İstifade etme niyeti de olsun. Acaba ne kadar dikkat edebilirim riayet ederim diye.
En azından bir ziyaret etmen, Allah için sevdiğimiz bir dostu veya bir Allah sevgisini ziyaretin elbette ki ecir ve mükafatı var. Kim benim için birbirini ziyaret ederse muhabbetim ona vacip olur buyuruyor. Hadis öğrenin, fıkıh, dini meseleleri buyuruyor Efendimiz. Şu dürtümün içerisinde dini meseleleri öğrenmek etmek nasıl tatbik edeceğiz? Bunu ifade duydum. Hadis öğrenin, nefsinizi ıszaha çalışın, buyur.