Estağfurullah, zatı ilahiden korkan ihsan erbabıyla beraberdir. Acaba o korku nedir? El küfür ve el-maasi, küfürden korkuyor, Allah'ımızı haşa inkar, emirlerini inkar, nebisini inkar, hayır ve şer kaderi inkar, ahireti inkar ve masi isyandan, artık büyük günah, küçük günah, masiva ne varsa Allah'ımız ihsan erbabı ile beraberdir. Cenabı hak onların amellerinde onlarla beraberdir. Amellerinde riya yok, kibir yok, ucub yok, benlik yok ve onlarla Cenabı hak velayet velileri Cenabı hak'tır, yardımcıları Cenabı hak'tır, gözetenleri Cenabı hak'tır, koruyanları da Mevla'dır. Emri ilahiyeye tazim duyanlardır. Allah'ımız ihsan erbabı ile beraberdir. Bir kere yaratmış olduğu mahlukata lütuf ve ihsanıyla tamamen Allah'a rab olmuş. Hiç gönlünde şu bu yok. Mesela İbrahim bin Edhem hazretlerine bir himmet istemesiyle üstazı ipi baltaya alın, kovun diyor ve demir ayakkabı giydiriyor bir tanesine.
Diyor bu ayakkabıyla onun ökçesine basacaksın. Basıyor, böyle et sıyrılıyor, kemik görünüyor, görünüyor. Sadece bir başını döndürerek o belihte kaldı. Belih padişahı olsaydım hakkını avucuna kordum. Ama şimdi ben bir evliyaullahın kapısındayım. Oğlum bunları ben düşünmem diyor. O belih kelimesini ifade etmesine şeyhi diyor ki hala belihin kokusu var padişahlığının diyor. Böyle hassas kimselerdir. Tamamen Allah'ımıza yönelmiş. Onlar ihsan erbabıdır. Sanki Cenabı Hak'ta görür gibi ibadet ediyor. Böyle mürşid-i kamilimizin vücudu saadetlerinde sağa sola meyil biraz fazla müşahede ediliyordu. İtiraz kabilinden değil, sadece merak ederek acaba neden bu kadar sağa sola meyil? Gönle gelince buyurdular ki insan Cenabı Hakk'ı görür gibi ibadet edince vücudu elden çıkıyor. Hayırlı kimselerin işaretindendir. Böyle her şeyde kolaylığı iltizam etmez. Yolculuktur.
Dört rekat yerine iki rekat farzı kadar. O ayrı. Bunun dışında, şurada bir ruhsat var. Şurada bir kolaylık var. Şurada şöyle bir rahatlık var deyip de hep oyuna kaçmazlar. Azimetle amel o dikkatli ve günahkar, az bir kolaylığı seçmek suretiyle nefislerine fırsat vermesidir. O şer'i olan ruhsat bir ay. Ve temessuki, ve temessuki, bil ahseni fikulli şey, onlar her hareketinde mesela bir yürüyüşünde dahi en güzelini yapar. Nasıl yapar? Tevazule yürür. Diyelim ki evine giriyor, yavru besmele ile girer, ehline selam verir. Mesela insanlar arasında olur, onlara nasihat için bulunur. Her şeyi güzel. Ticaret yapar, ticaretini helal kazanç için yapar. Helal kazanıp helal yolları haczetmek her şeylerin de güzeldir. Bir kere Allah'ın kelamını Celle Celalut duydukları zaman öyle bir dikkat ederler ki onu en güzel şekilde yaşarlar. Bir misal arz etsek neyi desek? Mesela cihat kelimesi.
Cihatta da en güzelini yaparlar. Diyelim muharebeye almıyorlar. Fakat gönüllerinde öyle bir cihadın sevgisi var ki Allah yolunda şehadeti candan istiyor. Zaten en önemli olan iş bir işi candan tutabilmek. Böyle avuçumuzda tutar gibi değil candan tutmak. Onlar candan şehadeti arzu ederler. En güzelini yaparlar. Candan ama. En güzel şekliyle yerine getirir. Bütün taatlerin önü. Ve dediler ki galvi essufi. Müba malmış, mülkmüş, her şeyi kanını da canını da malını da Allah yolunda feda eder. Hep büyüklerimiz hatırıma geliyor. İsim bilmeden diyeyim. Beni bu hususta pek sıkıştırmayın, her şeyi feda ederim derlerdi. Yani neden bunu söylüyor? Söylemelerinin sebebi ahireti çok iyi biliyor. Rabbi zülcelalimizi tanıyor. Allah'ımızın emrini tanıyor. Bir dinimizi tanıyor. Nebiyi Ekrem Aleyhissalatü Vesselam efendimizi tanıyor. Cenabı Hakk'ı tanıyor.
Şimdi bu üç güzellik bir araya gelince dünya ve onun içindekiler ona çok basit gelmeye başlıyor. Bak mesela bir tavuk yüzünden adam öldüren var. Bunlarda o yok. Dünyayı bir kula satabiliyor. Dünyayı bir kula. Büyüklerimiz diyorlar ya dünyayı biz üç talakla boşadık diyorlar. Bir kadın üç talakla boşanıyor ya. Üç talakla boşanıyor ya. Şimdi dünyayı diyorlar biz üç talakla boşadık içimizde onun muhabbeti yok. Bu dünyanın sadece güzelliği, ahireti kazanmak için. Bunlar Rabbi Zülcelal'imize tam teslim kimselerdir. Sabır onların riayet ettiği bir husustur. Onların ahlakı sabırdır. En çok sabrı nedir, en çok sabır nedir? Eshable. En çok sabır Cenabı hak kadını ifade buyuruyor. Kadın insanı yoldan çıkarmakta eğer nefsimize uyacak olursak en büyük amildir. İşte asıl sabır buradadır. Şeherli ve hayvani duygular da sabırdır.
Efendim, Allah'tan gelene razı olmak ve ona teslim olmak, onların nesidir ahlak, bu onlara zevk verir zevk. Mesela bir musibet oldu diyelim. O musibete sabır kadar onlarda bir zevk yoktur. Efendim biz bunu niye bilemiyoruz? Çünkü biz o sınıfta değiliz ki. Emmarede yüzdüğümüz için daha ve hakikatü's sabır hapsür galbe ala huk mirrab. Asıl sabır kalbi Allah'ın hükmüne karşı riayetkar hale getirmektir. Ne emretmişse onda başı eğri. Allah mı emretti bunu, Resulü Ekrem mi emretti sallallahu teala aleyhi ve sellem, tamam. Olurdu. Hiç böyle feryadü figan yok. Öyle bir sabır ki ibadet ve taatle sabırlı, gece kısa bile olsa şu uzun geceler müstesna, onda uyumak haramdır. Evet gecenin az bir kısmında istirahat ederler. Zariyat suresinde buyurulduğu üzere, galile emme yahun fakat derhal uyanırlar. Uyanmasa ne olur? Eğer iyi bir dervişsek, iyi bir dervişsek o uyandırılır. Bu kadar değil.
Pazasın değil mi? İyi bir dervişsek onu uyandırırlar. Bir kardeşimiz anlatmıştı benim diyor gece kalkmayacak olursam salonda Allah'ın sevgili bir dostunun ilahi okuyarak geldiğini duyardım. Bu ayrı. Bunu açacak olsak ne biter ne tükenir. Bunu olsun tamamlamaya çalışalım. Vel mübederatü ileyhha ibadet ve taatte nedir? Çok gayretlidir. Bunu İmam Şarani Hazretleri Tenbiü'l Muterri'nde haber veriyor. Komşusu diyor ki evladım diyor, komşu olduğu eve, evin sahibine, geceleri kalkıyordum, sizin evinizin üzerinde bir direk vardı diyor. Bugünlerde göremiyorum. O kız çocuğu ağlamaya başlıyor. O direk dediğin babamdı diyor. İki rekat namazla Kuran'ı hatmederdi. Ve anil maasiye günahtan da biter ya terk etmek suretiyle. Ve alen niame, nimete de sabır ver. Ne demek nimete sabır? Bir şükrü ya. Allah'ımız el vermiş, ayak vermiş. Gözümüzün görmesi ne büyük bir nimet.
Bir tanesinin gözünü velilerden kıymetli bir kişi öpünce dedim ki diyor bir veli benim gözümü öptü, ben harama bakamam. Haydi öpmese bile bu göz Cenabı Hak'ı görecek nasıl şehevi bir arzuyla bakabilir? Nasıl hasetle bakabilir? Mümkün değil. Allah'ımızın emirlerini en güzel şekilde yaparlar. Belaya olan sabır da bir ruda ve ademi şekva bihha, razıdır şikayet diye bir şey onun dilinden duyamazsınız. Mümkün değil. O ona öyle bir ağır gelir ki tarif edemem çok büyük günah işlemiş gibi olur. Ve aksamu sabr sitdetün, sabrın altı tane şekli var. İnşallah müsait zamanda görür. Velhamdülillahi rabbil alemin.