Kalbi selim. Ali Ramazan Dinç Hoca Efendi'nin dilinden gönül sohbetleri. Konu tamamen belirlenmiş oldu. Anadıl ve erenleri deyince, sadece biz onlardan değil onların hususiyetlerinden bahsetmek istiyorum. Sami Ramazan oğlu sırra üstazımızın, Rahmetları bize şunu anlattı. Biz bir gençler topluluğu idik. Hayırlı ve kimselerle beraber bulunuyorduk. İstanbul'da bulunan hocaları, ilim ehlini, belli olarak tanıdıklarımızı, hak dostlarını hep ziyaret ediyor. Elmalullah'ım bir yazı hocamızın, Kardeşlerim Mahmut Yazır, onu ziyarete vardıklarında şöyledir. Gençler bakıyorum şu kapı bu kapı değil. Hep dolaşıyorsunuz büyükleri. Fakat siz büyük olun. Siz de kemal ehli olun, derim. Burada velilerin vasfını anlatacağız. Mühim olan onların hesabını bizde kazanalım, bizde o ahlakta olabilelim. İmam Şarani hazretleri buyuruyor ki yetmiş mürşid-i Kamile yetiştin. Hepsinde ortak bir özellik görün.
Diyorlardı ki biz kendi yerimizi tutabilecek bir insanı yetiştirmeye gayret ediyoruz. Ama ne var ki biz böyle bir kimsenin derdiyle yanına yakıla ahirete göçüyoruz. Demek ki istek ve arzuları Allah'ımızın nurunu taşıyacak kimseleri hazırlama. Mevlana Halid hazretleri, HADES Allah'ın sırrı, hemen hemen birçok sufilerin devam ettiği yol kendisinden necrediler. Buyuruyor ki, bir İsmail bıraktım yerime, o da yarımdır der. Halbuki ortam olarak her şey müsait. Fakat buna rağmen yetişen insanların azlığını ifade eder. Hakikaten öyle. Mecubi tabakasını acaba meczubin deyince anlaşılır mı bilmiyorum. Siz Keyhir suresine bakarsanız Musa aleyhisselam ile Hızır aleyhisselamın hadisesi anlatılır orada. Asıl Anadolu erenlerinin ruhunu orada bulacaksınız. Siz okuyacaksınız onu. Çünkü çok uzun sürer olur.
Şimdi Musa aleyhisselam dinimizin zahiri vazifelerini, din İslam'ın, zaten İslam olarak da Adem aleyhisselam da efendimiz aleyhisselama gelinceye kadar ortak bir isimdir o. Zahiri yönünü belirtirken batıni yön ise Hızır aleyhisselamdadır. Bakarsanız Hızır aleyhisselamın davranışları tesrürülür. Yine Kehf suresinde eğer sabredersen der ve ona birçok hakikatleri göstermeye çalışır. Ehlullah diyor ki eğer Musa sabretseydi binlerce Allah'ın sırlarında sır ortaya koyacaktı. Yaptığı işler biraz ters gibi görünüyor ama neticede ikisi de beraber aynı noktada toplanıyorlar. Şimdi meczubin dediğiniz zaman bu taifeyle alakalandırarak ifade ederler. Onların gelişi öyle zor değil. Biri ahirete göçtüğü zaman bir diğeri onun yerini tamamlayabiliyor. Şimdi Ebdalin diyoruz ya, kısaca anlayacağımız kırklar diyoruz biz.
Bu kırklar dediğimiz zümreye Ebdal kelimesinin sebebi şu, biri ahirete düştüğü zaman diğeri yerini tamamlıyor, zaman geçmiyor ama bir mürşid-i kamilin gelişi çok zaman anlıyor. Bir Anadolu erenleri dediğiniz zaman bir Hacı Bektaşi Velihi, Yunus Emre'yi, Mevlana'yı, Ahi Evranları bulmak kolay değil öyle. Biz üzerinde duruyoruz ya bin de birini anlatamıyoruz onlara. Mümkün değil. Ortak özelliklerinden bahsediyoruz. Nedir ortak özellikleri derseniz, ortak özellikleri bu mübarek insanların, insanlara iyi bir gözle bakmaları hem insanlarla hem de devletin yöneticileriyle bir ve beraber oruçlarını görürsünüz. Bütün sevgiyle yaklaşmışlar insanlara. Mesela Mevlana'mız diyor ki yetmiş iki milletle beraberiz. Hoca Siracettin bunu duyduğu zaman deli oluyor. Bu ne demektir diyor yetmiş iki milletle beraber olmak.