Hazır kendisinde bu alametlar kurulmayan insan müttefili sayılamaz. Alamaklar ne hocam? El cinle insan, hoşnut zannetmemiz, zehir zannetmemiz lazım, o adam biliyordur öyle zannından. İnsan, anladım, onu bunu hakir dönmekten, hazzetmerizin insan Allah'tan hıyanetten, nafi-i faldan, fena bidatlardan, sema-ülden müşgeni bulunmalıdır, içtinat etmelidir. Duymüyle anlayacaksınız, siz okuyacağım hatır ve insan bütün muharalamaktan, bütün haramlardan sakınmalı, bütün Evamiri İlahi'ye Allah'ın bütün emirlerine riayetkar olmalıdır. İşte bunlar takvanın başlıca alametlarıdır. Bunlar varsa Allah'tan korkuyorum. Bunlar diyor olsa Allah'tan korkuyorum ki yok yerine, yeminle rica edelim ve Tebhu'yu bineği Milleti ile Mevla'sını yazan ilanı olur da oraya seni kavuşturur ya, Vefila Allah'a kavuşturanadirler. Bizi vurgu muamelesi diye Allah'a çok siyah, hükmetmeye.
O, ne dersen, layık edecek işler nelerden ibarettir? Küfre yok ki Allah'ı manaya vurmak için en güzel vesile ibadet ve ta'attır. Allah'ın kendisi ibadetlerini etmek ta'atları, ibadeti ta'akı yapmaktır. Sünnetin ebediyenin dile bir ayettir, Resulullah'ın sünnetine. Arif Hanim İlahinin Allah'ın arif kulları var. Bu kul ahbapları var, Kavşırı ahırdaları var, namazdır, uranı okumaktır, ilavesi Kuran ve onunla amel etmektir. Acizlerin bu madenendir Allah'a Allah dilimize bayır niyetle gelmeyi anılırlar elimizden. Bilmiyorlar da onun için bize hakaret ediyorlar diyor kitap, huzur da yazıyorlar. Bazen bir şey olur. Maneviiyetten beyin alır, hemen Abdülkadir teyzeye bakarsa ayaklarını düşmeye başladı aklı başında, tecrübeleri öldü ve imanına öldü. Trabzon'da bir Hoca Efendi vardı. Böyle buymuş kocaman, öleceği zaman hemen abdestliymiş, teyzeye kapağını vermiş.
Bilinen bile yapraklar güllerden güzel kokuları alarak muahha olur. Sabah dilimleri öperkene, camiye gelirken bahçe, gül bahçalarının yanından geçiyorsa yol, baharda ve sahab yenileyince gül burnuna nasıl kopar, bu memlekette öyle bir net var. Onun gibi olur, büyüklerin sohbetince gül kokusu