Sünnet Ve Keramet Anlayışı ve Allah'a Yakınlaşmanın Yolları
Sünnet Ve Keramet Anlayışı ve Allah'a Yakınlaşmanın Yolları kaydında Cumuğumuzda hep böyle Allah'ımızın kitabından bahsedildi, sünneti seniyyeden bahsedildi, böyle. Bir kere efendimizin kerametini herkes anlatmasın. Ben bir kerametini anlatayım size. Böyle anlatır anlatır anlatır ondan sonra da onun hareketinin tersi bir tavırda bulunduktan dolayı hiç manası yok. Efendimizin şeyi, kerameti mesela kendisi…
Cumuğumuzda hep böyle Allah'ımızın kitabından bahsedildi, sünneti seniyyeden bahsedildi, böyle. Bir kere efendimizin kerametini herkes anlatmasın. Ben bir kerametini anlatayım size. Böyle anlatır anlatır anlatır ondan sonra da onun hareketinin tersi bir tavırda bulunduktan dolayı hiç manası yok. Efendimizin şeyi, kerameti mesela kendisi Allah rızası için vazife yapıyor, imamlık yapmışlar. Sonra kadro gelmiş. Maaşa bağlan diyor. Maaşa bağlanmış. Diyor ki efendimiz peygamberler esabi. Bizim ücretimizi alemlerin Rabbi olan Allah verecektir. Ben diyor ücretle vazife yapamam. İşte bu kerametini anladık. Nasıl riayet ettiğimiz, bilmiyoruz Efendimiz'i buyuruyor zaten. Bu, öyle deyip deyip gözyaşı dökmek güzel de istikamet üzere gidersek. İstikamet üzere giderecek. Yoksa bu keşif keramet anlatmayı biz Sami Efendi Hazretlerinin yirmi beş senesine iyice şahidiz. Görmedik böyle bir şey.
Onlar hep içten edelim eserlerine, mesela nedir? Fahreddin Razi Hazretleri'ndendir. Bu okur beyandandır. Hiç kendi fikir ve beyanını ortaya koymaz. Halbuki yaşadığı zaman çok önemli. Esadı Elbili Hazretleri ile bulunmuş ki seller gibi keramet akıyor. Bak hiçbir bahsi yok. Bize neyi gösteriyor Sami Bendi Hazretleri? Böyle yazışmalarınızda neden bunlara dalmayın. Mesela şuna dalın. Sami Efendi Hazretleri bu yolun esası dört şey buyuruyor. Ters zihniyet, muhabbet, rabıta ve evrad ezkar. Mesela bunlar. Onların hep içte kalması gerekir. Olmaz bu. Neyse, bu ayrı bir konu. Elimizde var ama. Çünkü iki şekilde tespit etmiş Esad ervini hazretten. Bir ilşadı şer'i dinimizin emirlerini üretiyorlar. İkincisi de ikincisini şu şekilde alıyor. Onlar rical taifesi ve sonra rical taifesi, öyle ulu orta şudur budur denecek kimse değil. Bak efendimizin diyorum huzurunda bulunduk, gecesinde gündüzünde.
Yemin etmeyin demeyin. Bize örnek işte Efendimiz, en güzel örnek. Biz ne yapacağız? Biz tepeden tırnağa kendimizi bir muhasebe edeceğiz. Acaba ticaretim nasıl, yediğim içtiğim nasıl, insanlarla münasebetim nasıl hep bunlarda. Acaba dinimizin meselelerinden ne kadarını öğrenebildik? Efendimizin yine bir kerameti var. Çok mühim. Fıkıh ile hadis öğren. Nefsini yıkmaya davran, mürşide binde bir uğran sakal altı sualdir bu diyor. Fıkıh ile hadis öğren. Zaten fıkıh da bütün hadisi şeriflerde mevcuttur, tefsirde mevcuttur. Tasavvufi esaslar de bunun içerisinde. Bak tasavvufun size bir tarifini yapayım tarikatın. Bunu Hint uleması, İla üssünden de geçer. Bu yol Hacegan hocaların yolu, ilim ehillerinin yolu, bizim gibi insanlar, onlarla duyduklarımızı amel etmeye çalışacağız o ulemayı kiramızla. Bakın, tasavvufu nasıl tarif ediyorlar. Marifetün nefsi malaha ve maaleha. Bak bu fıkhın tarifidir.
Sünnet Ve Keramet Anlayışı ve Allah'a Yakınlaşmanın Yolları ne anlatıyor?
Sünnet Ve Keramet Anlayışı ve Allah'a Yakınlaşmanın Yolları kaydında Cumuğumuzda hep böyle Allah'ımızın kitabından bahsedildi, sünneti seniyyeden bahsedildi, böyle. Bir kere efendimizin kerametini herkes anlatmasın. Ben bir kerametini anlatayım size. Böyle anlatır anlatır anlatır ondan sonra da onun hareketinin tersi bir tavırda bulunduktan dolayı hiç manası yok. Efendimizin şeyi, kerameti mesela kendisi…
Bu ses kaydının kaynağı kim?
Genel
Bu ses kaydı nasıl dinlenir?
Kayıt ücretsiz dinlenebilir; 7 konu başlığındaki zaman bağlantıları ilgili bölümü doğrudan başlatır.
İslam fıkhını. Bunu tarikat-ı aliye için kullanıyorlar. İnsanın faydasına ve zararına olanı bilmesidir diye geçiyor. Def-i Mebsi de celbi maslahat. Bu mecelliler bir kaidedir. Faydalı olanı alıp zararlı olanı atmaktır. Mani ile muktezi bir araya geldiği zaman evvela maniayı kaldırmak. Mesela siz nereye geliyorsunuz? Bu güzel mescide geliyoruz. Gelirken yolda engel varsa bir çatı da olur, bir taş da olur, bir çukur da olur. Onları kaldırıyoruz, ondan sonra yola devam ediyoruz. Nefsimizin arzu ve isteklerini terk ediyoruz. Çünkü Bayezid İslami hazretlerine Cenabı hak bunu buyurdu. Allah'ım sana nasıl erişirim deyince Nefsin arzularını bırak ve gel buyurdu. Böylece yürüyeceğiz. Ne güzel tarif buyurmuşlar. Hele bir murakabe tarifi var. Efendimizin hadisi şerifi Sen Allah'ın emrini gözet ki Allah da seni gözetsin. İşte bu. Allah'ımızın gözetmesi ne demek?
Halbine füyuzatı ilahiye iner, varidatdirler manevi doğuşlar olur, ilhamat-ı ilahi olur, sıfatlarının tecellisi olur, efadi ilahiyenin tecellisi olur, sıfatı sübutiye'nin ve zatiye onun tecellisi olur. Çünkü insanın yapısında var burada. İnsanın sağ tarafı Allah'ımızın sıfatları. Şimdi sol tarafı da sol tarafı da zatı sıfatları. Bu kadar mükemmel insan. Bunlarda yoğunlaşacağız. Öğreneceğiz, talim edeceğiz, açılır. Bundan sonra yaptıkça üzerine şimdi yani bilebildiğimizde amel edersek, bakın size ledünni ilmi söyleyin. İşte şu amcadan şöyle bir ilim, bu amcadan böyle bir ilim. Şu amcadan şöyle bir ilim, bu amcadan böyle bir ilim Rasulullah'ın dilinden Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Siz bildiğinizle amel ederseniz buyuruyor iki cihan güneşi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Allah bilmediğinizi malum eder. Bu bizi bir Suriye'ye o zaman serbestli gidip geliyordum.
Seni seviyordum orada Muhyiddin Arabi Hazretleri'ni. Mevlana Halid. Doğru. Enbiya evliya. Biz Muhyiddin Arabi hazretlerinin mescidi'ne denk geldik. Orada birisi bizi tanı. Bizi kürsüye davet etti. Şimdi belki okuruz, gideriz de konuşmak ayrı bir yetenek, Arapça konuşmak çünkü devamlı bu şekilde konuşuyoruz. Tabii kendimizi toplamaya çalıştık. Şükür hakkındaydı. Konuştuk artık. Dilin şükrü, kalbin şükrü, ağızlarının ikisi konuşuluyor. İkinci gidişimde hazırlık yapayım dedim. Yine başıma bir iş gelir. Çünkü Arapçaya iyi konuşmamız lazım. Burada korktum, vardım. Yine aynı Allah'ımızın takdiri Muhyiddin Arabi hazretlerinin orada vazıla ziyaret ediliyor. Artık bizi hoca da tanıdı kıymetli hocamız. Davet etti zaten hazırlık vardı, açtım. O açtığım yerle özellikle altını çizdiğim bir cümle var. Tarikat her aradığını Kuran-ı Kerim'de bulandır.
Bunu birkaç defa tekrar edince, bayağı hoşlarına geldi. Ayet ettiler. Nasıl içinde diyeceksiniz. Biz istiğfar okumuyor muyuz? İstiğfardan önce bir silsile I Şerife de var. Efendilerimizin isimleri, o nerede Kuran-ı Kerim'de? Hadis-i Şerif'te aleyhissalatü vesselam Efendimiz Salihler anıldığı zaman Allah'ımızın rahmeti yağıyor. Sonra Hud suresinde Mevla I zülcelal'miz bize Hud suresinde bugün en son Ayet-i Celile Esselamü. Buyuruyor ki Rabbi Zülcelalimiz peygamberlerin haberlerinden senin kalbini tatmin ve teskin edeceğiniz her haberi sana anlatıyor. Bunlarla gönüller huzura eriyor. İstiğfar okumaya gerek var mı? Dolu Kuran-ı Kerim'de. Bir hamdi rabbike essafir. Efendim biz ölüm tefekkürde yapıyoruz. Essahne. Her nefsi ölümü tacı. Rabıtımız da var. Esribillah. Bak ayeti celîne sadece ve olunuz. Maas sadikin sadıklarla deyip bırakmayacağız. Rabıta öyle şeklinde atamak değil.
Rabıta yolundan gitmektir. Böyle güzel güzel anlatıp uykumuz kaçsın diye onların menkıbelerini konuşmak değil, Bayezid İslami hazretlerinin böyle izine basıyor bir kimse de. Diyor ki oğlum yolumuzdan gitmedikçe deremi de giysem fayda etmez diyor. Mühim olan onların edebi ahlakı. Ayet içinde ey iman şerefiyle şereflenen müminler. Hem de imanın şartları var. İmanın sureti imandan tasdike geçmesi gerekiyor. Taklidi imandan tahkiki var. Allah korusun Süfyani Sevri Hazretlerinin gençken beni bükülmüş, efendim sizin arkadaşlarınız hep dimdik ayakta deyince benim diyor benim nasıl bükülmesin? Benim bir hocam vardı. Son nefeste kelime-i tevhidi okuyamadı dedim. Burada Rabbimiz ey iman edenler, Allah'tan hakkıyla korkma. Bak üst gerekçesi var bunun. Gücünüz yettikçe bir de hakka tukati gerçekten. Korku ağır basacak. Bize de korkunun ağır basması gerekiyor.
Yoksa biz korkulamayız zaman çok değişik. Bir ara bir mikrop çıktı. Bu mikrobu demiyorum. Bu zaten her tarafı sandı. SARS diye bir mikroptu. Herkes çekindi. İşte bu mikrobu diyeyim artık. Neyse, daha hala ağıza bağlı. Bak bir mikrop. O kalbimizdeki nefsin heva, arzu ve istek mikropları onlardan nasıl korunacağız? Bak bunu düşünüyor muyuz? Bunu düşüneceğiz asıl. Acaba bölümdeki bu yaramaz hallerden nasıl kurtulacağız deyip derin derin tefekkür edeceğimiz bir haldir. Murakabeler zaten birincisi iflas, öyle kolay değil bu. Murakabeye geldim mi gittim, Oturacağız oturduğumuz yerde. Neye bakacağız? Şimdi adamın biri diyor ki ben bir yere gidiyorum, belli bir gelir. Haydi yürü diyor, ben senin yürüyüşüne göre oraya hangi saatte kaç saat kaç dakikada vardığını bilirim diyor. Şöyle bir gürültü. Adam yürüyor. Şöyle bir yürüyüşüne bakıyor. Diyor ki sen iki saatte varırsın diyor.
Şimdi Allah'ımız bizim yürüyüşümüze bakıyor. Şer-i Şerife riayetimize bakıyor. Takvamıza bakıyor. Verağımıza bakıyor. Ondan sonra vasıl illallah hasıl. Yoksa çakal nasıl olduysa bir gün, böyle boya küpünün içine düşmüş çakal. Böyle boya küpüne düşünce al olmuş, yeşil olmuş, sarı olmuş, renk renk olmuş. Şöyle bir bakmış kendisine çakal, bilir misiniz siz bilmem. Siz bilmiyoruz mi? Tamam. Kendisine imrenmiş, beğenmiş kendisini. Öyle her şey üçler yediler dıflar kolay değil öyle. Kendisine bakmış, tüyleri renk renk. Diğer tavus kuşlarının yanına gelmiş. Demiş ki ben tavus kuşu oldum. Diğer çakalların yanına gelmiş. Tavus kuşunun değil. Ben demiş tavus kuşu, onlar o çakallar demişler ki onun öyle bir kanadı var ki aç kanadı ne demişler. Çakalın bir kanıdıracağız. Diyeceğiz. Mevlana'mız buyuruyor ki aşk ve muhabbet kanadını aç deyince açamazsa diyor bu halde düşün.
Onun çok güzel edalı bir yürüyüşü var. Çakal girdi onun gibi yürüyecek. Haydi Resul-i Ekrem Efendimizin sadece Allahü Teala Aleyhisselam yürüdüğü gibi, Ehlullah'ın yürüdüğü gibi yürü yok. Bu şuna benziyor. Böyle kuş taklidi yapanlar var. Kuş taklidi yapıyor, kuşları toplanır. Çeşit çeşit kuşlar toplanır. Sağdan toplanır, soldan toplanır. Kuş taklidi yapıyor ya, o kuşlar acaba kendisini göstermiyor mu? O kuşların taklidini yapıyor, taklidini yaptığı kuşlar olduğu gibi toplanıyor. Ama o kuş değil. Mevlana'mız buyuruyor ki öyle ehlullahın yaşantısı şu, bilmem falan, şu efendi şu baba bilmem filan diyerek diyor, gelişigüzel hareket etmeyin, İlahi ahlak ile ahlaklanalım. Resul-i Ekrem Efendimizin Sallallahu Aleyhi ve Sellem sünnet seniyyesini takip eder. Yoksa olmaz. Her şey bak ne güzel ölçmüşler, ne güzel belirlemişler. Çok şükür elhamdülillah rahatız biz. Asbul Vera, muhasebetin nefs.
Nefsini devamlı hesaba çekiyor. Sözleri düzgün, muamelesi düzgün, şüpheli işlerden kaçıyor, boş sözlerden uzaklaşıyor. Dilini gıybetten diyor. Ebu Talib el Mekki bu Rahmetullah Ali Hazretleri değil. Allah korkusu dört şekildedir. Birisi dili muhafaza etme. Mesela hoşuna gitmeyeceği bir mümin kardeşine yüzüne söyleyemiyor. Aslında konuşmak gibi. Yok ve şüpheden ve haramdan kendimizi korumak, fuhşiyattan, her türlü ağza alınmayan kötülüklerden uzaklaşmak ve Kalbimizi hasetlikten ve düşmanlıktan muhafaza etmektir. Yine aynı noktaya geliyor hepsi. Hemen hemen bunu söylüyor. Bununla bitirelim. Şüpheli olan işlerden kaçmaktır. Cenabı Hak cümlemizin yolunda daim ve kaim eylesin.
Kaynak: Genel
Sünnet Ve Keramet Anlayışı ve Allah'a… | Mihmandar