Cenab-ı Hak buyurur, Ey iman edenler, siz Allah'ın dinine, onun peygamberi zişanına yardım ederseniz, o da düşmanınıza karşı size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar, kaydırmaz. Cenabı hakk'ın dinine yardım hususunda Efendimiz Aleyhissalatü Vesselam'ın azim ve gayreti, bakıyoruz İslam tarihine, amcası Ebu Talib'e geliyorlar, diyorlar ki ey Ebu Talib, yeğenle söyle, bizim putlarımıza batıl demesin. Bugün bile insanları şaşırtmak için, yoldan çıkartmak için kullandıkları üç esası teklif ediyorlar. Birisi isterse ona, en güzel kadını nikah edelim. Bu duyguyla aldatmaya çalışıyorlar, bir. Bu oyuna gelmeyeceğiz inşallah. İkinci olarak eğer mal mülk isterse Mekke'nin en güzel arazisini ona tapılacağız. Üçüncüsü isterse başımıza şah edeceğiz, riyasetle aldatmaya çalışıyorlar, malla, müple, hayvani duygularla.
Efendimiz ne buyuruyor sallallahu aleyhi ve sellem Vallahi ey amca, Ay'ı sol elime, güneşi sağ elime verseler yine davamdan vazgeçmem. Efendimizin dava şuuru üzere devam eden sultanlarımız da aynı huyda, aynı ahlakta, aynı kararlılıkta. Sultan Selim Rahmetullahi dünya haritasına bakıp, dünya ne kadar küçük bir padişaha iter ama iki padişaha yetmezdir. Manevi güçleri üzerinde durmayacağım, bir Yavuz Sultan Selim'in dayanağı ve diğer padişahlarımızın hep ilahi güç var. Efendimiz sallallahu teala aleyhi ve sellemi baş tacı etmişlerdir, onun sevdikleriyle beraber olmuşlardır. Bunun için Yavuz Sultan Selim'in bir sözü var. Padişahı alem olmak, bir kuru sevda imiş, bir veliye bende olmak cümleden ala imiş. Diyorlar ki Hazreti Fatiha Rahmetullah Ali neden evrad ve ezkar hususunda yol gösterilmedi? Aslında evrad ve ezkardan uzak değil, çünkü virdi olmayanın virudu olmaz derler.
İstiğfarı, tevhidi, salihatü selamı, ölüm tefekkürü, rabıtası, murakabesi, alemi emirden olan beş letaip ve alemi halk, su, hava, ateş, toprak ve nefis, bunların zikriyle meşgul olmayan da ilhamat-ı ilahi gerçekleşmesi. Olur ama tam manasıyla gerçekleşmesi bu gibi hususların yerine getirilmesi ile mümkündür. Sonra tecelliyat-ı İlahi, hem isimlerinden hem sıfatlarından hem zatı sıfatlarından Melekut, Cebarut ve Lahut alemi ki bunların zuhuru ancak bu çalışmalarla mümkündür. Bunun için evliyaullah gerçekten akıllı insanlardır ve çok güzel esasları yakalamışlardır. Burada yakaladıkları madenden anlatıldı. Öyle ki madenler hususunda bu Muğla'da ile, Muğla'da gümüşün altunu, elmasın on bin katı daha üstün olan taşlar, zaten biraz değindi ona kardeşimiz, taşlar mevcut. Osmiyum grubu, bunu nasıl ifade edebiliriz ki, bir kimsenin üstünde müşahede ettiler.
O bitiş ülkeye giriyordu, buraya götürecekti bu üç gram. Bir gramı bir trilyon dolar. Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz insanlar madenler gibidir buyuruyor. Bizim bu anlattığımız letaifler o maden işte, ilahi maden. O maden gruplarını ligium dedi, bir grup üstünü memleketin, bir grup altını, alt kısmını kullanmak suretiyle batarya ve onun teşekkülünü meydana getiren madenlerin adeta bir yarışı içerisinde. Çünkü biliyor. Halbuki bunu bizim bilmemiz lazım. Çünkü Halıkellemyesen esamen ve düşmanlarınıza karşı güç ve kuvvet hazırlayın, Hazreti Ali'nin radıyallahu anh yavrularınızı zamana göre yetiştirin. Zamana göre yetiştirmek zamane gençliği değildir. İlim ve fende en ileri noktada yetiştirin, bunun artık kaynağını Aleyhisselatu Vesselam Efendimiz Ben ilmin şehriyim, Hazreti Ali de kapısıdır buyuruyor sallallahu teala aleyhi ve sellem.
Bu kapıya sarılalım, Kuran-ı Azimüşşan kapısına sarılalım, sünneti Muhammediye kapısına sarılalım, hiçbir sünnetini elimizden geldiği kadar kaçırmamaya gayret edelim. Biz Rabbiyyu'l evvel ayındayız, müstesna bir ay öyle ahdimizi tazeleyeceğiz ki namazlarımızı sünnetleriyle kılacağız. Ukazsam, cüb ayları anlatılırken hafız olanlar alınmıştır. Bunun yanında hiç namaz eksiği olmayanlar alınmıştır. Bunu Ömer'ül Muhtar da yerine getirmiş, teheccüd namazını kılmayanları kabul etmemiştir. Demek ki bizim gücümüz ve kuvvetimiz Allah'ımızın kitabı, Resulü'nün sünneti ve dostlarının edep ve erkanıyla mümkündür. Yavuz Sultan Selim'in Alim-i Malum. Hazreti Fatih'e neden ruhani yönden yol gösterilmemiştir derseniz, hemen cevabı şudur eğer oyunda yol gösterilmeseydi Allah'ın Resulü'nün eğitiminden geçmiş.
Öyle ki aleyh Aleyhissalatü Vesselam Efendimiz Rabbim beni terbiye etti ve terbiyemden ne güzel buldu buyuruyor. Rabbani terbiye ile terbiyelenmiş kimselerin önüne dünya haritasını açık bir padişaha yeter ama ikincisine az gelir demesi, Tarık bin Ziyad'ın da Ya Rabbi, şu deniz karşıma çıkmasa senin adını daha ileri götürmek isterdim demeleri bu aşktan gelir, bu eğitimden gelir, bu ruhani, manevi çalışmanın neticesidir. Bu sebeple Kuran-ı Azimüşşan'da misaller daha ziyade fidanlardan verilir, meyvelerden verilir, bahçelerden verilir. Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz buyuruyor Bu halkalardan geçmeye bağlıdır. Cennet bahçesine uğradığınız zaman meyvelerinden istifade edin. Bu sebeple bize meyve olarak sunulan ilahi meyve olarak sunulan evradımız ve ezkarımız bunda hiç gaflet etmeyecek. Katiyen, Öyle vakitlerimiz geçiyor ki, öyle vakitlerimiz geçiyor. Şimdi dijital bir alem nedir?
Zamanı kısaltma var. Bu zamanın kısaltılması, tasavvufta zaten bir esastır. İbnü'l-Vakit ve tayyi-i mekan ve miraç ahalisi. Bu kadar değil, siz anlarsınız. Biz asla öyle bir sahip olalım ki Cenabı hakk'ın yardımına mazhar olalım. Çünkü okuduğumuz ayet-i celile ashablen, imtihanurullahi yansur ki Siz Allah'ın dinine yardım ederseniz, dinimizin edebi, erkanı, ahlakı ve Al-i İman suresinde seksen birinci ayet-i celile olarak hatırlıyorum, bütün peygamberlerden Cenabı Hak ahit alıyor. Eğer Muhammed'ime yetişirseniz ümmetinize vasiyet edin, onun dinine yardım etsinler, ona saygı ve hürmet içerisinde olsunlar. Zaten Fetih Suresi'nde essayla ve ma arsennake illa rahmetellilil alemi. Efendimize saygı içerisinde olmak ne demek? Bunu Bayezid Distami Hazretleri bir tanesi, o nereye basarsa o da aynı yere basar, izini takip eder. Nerede izi, oraya verir.
Bu izini takip edene buyurur ki değil izimi takip etmek, emrimize uymadıkça derimizi de giyseniz size faydası yok. Bizim tazimimiz Efendimiz Aleyhisselam'ın sünneti Muhammediyesine riayettir. Bakın azar azar da olsa artık çok büyük kütleler kokmaya başladı. Toplu olarak tespih çekmek bu yoktur. Bunu terk edince artık biraz daha ilerledi, sünnetlerin kılınmasına doğru gitti. Daha ilerledi. Bu ikincinin sünnetidir, yatsının sünnetidir, terk edebiliriz. Azami gayret edeceğiz. Efendimizin tavsiyesiyle Sallallahu Aleyhi ve Sellem azı dişlerinizle sarılır gibi iki esasa sarılın buyuruyor. Başka kurtuluşumuz yok bizim. Biri Kitabı Kerim, bir diğeri Resulullah'ın sünnetidir Sallallahu Aleyhi ve Sellem. Velhamdülillahi rabbil alemin el Fatiha.